iştahsızlık » İlaçlar isimleri - İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis,eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,ilaç adları
Currently Browsing

Posts Tagged ‘ iştahsızlık ’

DROVİD(Film Tablet)

DROVİD
Film Tablet

Drogsan
Etken Madde(ler):
Ofloksasin 200 mg

Piyasa Şekilleri:
10 film tabletlik ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Genel olarak doz, tüm enfeksiyonlarda 2 kez birer tablet, komplikasyonsuz alt ve üst idrar yolu enfeksiyonlarında günde 2 kez 1/2 tablettir. Maksimum günlük doz 2 kez 1.5-2 tablettir.

Endikasyonları:
Ofloksasin, bakteri giraz enzimini inhibe ederek bakterisid etki gösterir. Staphylococcus aureus (metisiline dirençli olan dahil), Staphylococcus epidermidis, Neisseria gonorrhoeae, Neisseria meningitidis, Escherichia coli, Citrobacter, Klebsiella, Enterobacter, Hafnia, Proteus (indol negatif ve indol pozitif), Salmonella, Shigella, Yersinia enterocolitica, Campylobacter jejuni, Aeromonas, Plesiomonas, Vibrio cholerae, Vibrio parahaemolyticus, Haemophilus influenzae, Chlamydiae, Legionella’nın duyarlı oldukları kabul edilebilir. Enterococci, Streptococcus pyogenes, Streptococcus pneumoniae, Streptococcus viridans, Serratia marcescens, Pseudomonas aeruginosa, Acinetobacter, Mycoplasma hominis, Mycoplasma pneumoniea, Mycobacterium tuberculosis, Mycobacterium fortiutum farklı derecede duyarlıdırlar. Ofloksasine duyarlı mikroorganizmalardan ileri gelen bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılır. Bunlar: Heamophilus influenzae, diğer gram-negatif bakteriler veya multi-rezistan patojenler ile Staphylococcus aureus’un neden olduğu akut,kronik veya tekrarlayıcı alt solunum sistemi enfeksiyonları (bronşit), pnömoniler; özellikle de Eschericia coli, Klebsiella, Enterobacter, Proteus, Pseudomonas, Legionella veya Stafilokokların neden olduğu pnömoniler. Ayakta tedavi edilen pnömonilere en sık pnömokoklar neden olduğundan, bu hastalarda ilk seçenek değildir. Kulak, burun, boğaz enfeksiyonları; özellikle de Pseudomonas ve Stafilokokları içeren gram-negatif patojenlerin neden olduğu kronik ve tekrarlayıcı kulak, burun ve boğaz enfeksiyonları. Genel olarak, beta-hemolitik streptokokların neden olduğu akut tonsillit tedavisinde önerilmez. Yumuşak kısımların ve derinin enfeksiyonları, kemik ve eklemlerin enfeksiyonları, bakteriyel enteritler ve küçük pelvisdeki enfeksiyonlar dahil olmak üzere karın boşluğunun enfeksiyonları, böbrek, idrar yolları ve genital organların enfeksiyonları, gonore, enfeksiyonlara karşı direnci önemli şekilde azalmış hastalarda (ör. nötropenik durumda) ofloksasine duyarlı patojenlere bağlı enfeksiyonların önlenmesidir.

Kontrendikasyonları:
Ofloksasine, diğer kinolonlara veya yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlığı olanlarda kullanılmamalıdır. Epilepsili hastalara uygulanmamalıdır. Serebral travmalar, santral sinir sisteminde iltihabi lezyonlar veya felç gibi konvülziyon eşiğini düşüren ve daha önceden mevcut olan santral sinir sistemi lezyonlarında kontrendikedir. Çocuklara ve gelişimini henüz tamamlamamış olan (18 yaşın altındaki) gençlere, gebe ve emziren kadınlara uygulanmamalıdır.

Uyarılar:
Diğer kinolonlarla tendon enflamasyonu [tendinit], ciddi nörolojik reaksiyonlar gibi ciddi advers etki öyküsü olan hastalar ofloksasin ile de benzer reaksiyonlar gösterme bakımından yüksek risk taşıyabilir. Antibiyotik uygulaması, özellikle uzun süreliyse, dirençli mikroorganizmaların aşırı üremesine yol açabilir. Bu nedenle hastanın durumu düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir. Sekonder bir enfeksiyon ortaya çıkarsa, uygun önlemler alınmalıdır. Tedavi sırasında hastalar şiddetli güneş ışığına ve UV (solaryum gibi) ışınlarına maruz kalmamaya dikkat etmelidir. Aksi takdirde deri ve tırnak reaksiyonları ortaya çıkabilir.Bazı advers etkiler konsantrasyon ve reaksiyon gücünü bozabilir, dolayısıyla bunların özellikle önemli olduğu durumlarda (ör; araba ya da makine kullanımı) bir risk oluşturabilirler.

Yan Etkileri:
Mide-barsak kanalı: Mide bozuklukları, karın ağrısı, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal gibi belirtilerle karşılaşılabilir. Bazı vakalarda diyare bazen, kanlı dışkının eşlik edebildiği bir enterokolitin semptomu olabilir. Antibiyotiklerle ortaya çıkabilen özel bir enterokolit şekli psödomembranöz kolittir (birçok vakada Clostridium difficile’ye bağlı). Tedavi sırasında veya tedaviden hemen sonraki haftalarda, ağır ve sürekli ishal görülen hastalarda bu olasılık gözönünde bulundurulmalıdır. Psödomembranöz kolitten sadece şüphelenildiğinde bile derhal ilaç kesilmelidir. Peristaltik hareketleri inhibe eden ilaçlar, bu gibi durumlarda kullanılmamalıdır. Karaciğer ve safra yolları: Nadir olarak hepatik enzimlerin serum düzeylerinde bir artış ya da serum bilirubininde bir artışla birlikte karaciğer fonksiyonunda bozulma görülebilir. Çok nadir olarak, safra akımının azalmasına (kolestatik sarılık) ve karaciğer enflamasyonuna (hepatit) bağlı olarak sarılık ya da ağır karaciğer harabiyeti gelişebilir. Sinir sistemi: Tedavi sırasında baş ağrısı, sersemlik hissi, uyku bozuklukları, ajitasyon ve konfüzyon görülebilir. Nadir vakalarda yürüyüşte düzensizlik ve tremor (kas koordinasyon bozukluklarına bağlı), ekstrapiramidal semptomlar, konvülsiyonlar, uyuşma ve karıncalanma (parestezi veya hipaestezi) ortaya çıkabilir. Nadiren çift görme, bulanık görme veya renk görmede anormallikler gibi görme bozuklukları, tad ve koku bozuklukları (tad ve koku kaybına varabilen) ve denge bozuklukları gelişebilir. Tinnitus ve işitme bozuklukları (ender olarak işitme kaybına varabilen) ofloksasin ile nadirdir. Çok nadir vakalarda canlı rüyalar görme (bazen kabusa dönüşen) ve anksiyete, depresyon ve halüsinasyon gibi psikotik reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Bazı vakalarda belirli psikotik reaksiyonlar kendini tehlikeye sokan davranışlara kadar ilerleyebilir. Bazı vakalarda bu tür reaksiyonlar ilk dozdan sonra bile görülmüştür. Bu tür reaksiyonlar görülürse, derhal ilaç kesilmelidir. Kardiyovasküler sistem: Sindirimini takiben, kalp atım hızında artma (taşikardi) ve kan basıncında geçici bir düşüş görülebilir. Nadir vakalarda kan basıncında belirgin düşmenin bir sonucu olarak dolaşım kollapsı ortaya çıkabilir. Kan tablosu: Çok nadir olarak kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin ve/veya trombositlerin sayısında azalma (anemi, agranülositoz dahil lökopeni, trombositopeni, pansitopeni) ortaya çıkabilir. Sadece bazı vakalarda bu değişiklikler kemik iliğinde yeni hücre yapımının azalması (kemik iliği depresyonu) sonucunda oluşabilir. Çok nadiren, artmış yıkıma bağlı olarak eritrosit miktarı (hemolitik anemi) azalabilir. Böbreklere, idrar yollarına ve üreme organları: Nadir olarak, böbrek fonksiyon bozukluğu (örneğin serum kreatinin düzeyinde artış olabilir) veya izole durumlarda böbreklerin akut enflamasyonu (interstisyel nefrit) görülebilir. Bu reaksiyonlar, bazen akut böbrek yetmezliğine kadar varabilir. Deri, mukoza membranları ve diğer: Tedavi sırasında kaşıntı ve deri döküntüleri (istisna vakalarda, vezikül veya cerahat dolu küçük veziküller) gibi deri ve mukoza reaksiyonları gelişebilir. Çok nadir vakalarda geçici kızarıklık (derinin ısı hissiyle beraber kızarması) ile, daha ağır deri reaksiyonları (eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu, Lyell sendromu) ve damar enflamasyonu (vaskülit) görülebilir. Genellikle, vaskülit, deri altındaki kanamalar sonucu oluşan kırmızı küçük benekler (peteşi), içi kan dolu büller (hemorajik büller) ve kabuklu küçük nodüllerle kendini belli eder ve istisna vakalarda nekrozu da içeren deri lezyonlarına neden olabilir. Vaskülit iç organları da tutabilir. Çok nadir vakalarda ışığa karşı aşırı duyarlık gelişebilir. Bu durum ağır güneş yanığına benzeyebilir ve bazı vakalarda tırnakları da tutabilir (renk kaybı, yumuşama). Çok nadir vakalarda, ateş, eozinofili ve akciğerlerde allerjik enflamasyon (allerjik pnömonitis) gelişebilir. Anafilaktik veya anafilaktoid reaksiyonlar (hızlı gelişen, allerjik veya allerji benzeri reaksiyonlar) çok nadir vakalarda, ancak bazen ilk dozdan sonra bile görülebilir. Bunlar, kan basıncında artma, gözlerde yanma hissi, gıcıklı öksürük, burun nezlesi şeklinde ortaya çıkarlar. Bununla birlikte, bu tür durumlara örneğin yüz, dil ve larinksi (ses kısıklığı, nefes almada güçlük) içeren deri ve mukoza membranlarında şişme (anjioyödem) eşlik edebilir. En ciddi vakalarda ağır respiratuvar distres (buna bronşial spazm da neden olur) veya dolaşım kollapsı (şok) gelişebilir. Bu tür reaksiyonların görülmesi halinde ilaç derhal kesilmeli ve tıbbi tedaviye (örneğin şok için) başlanmalıdır. Terleme ortaya çıkabilir. Çok nadir vakalarda, ağrı ya da güçsüzlük gibi kas şikayetleri (ör; miyastenia gravis hastalarında özellikle önemlidir) olabilir. İzole vakalarda bunlar rabdomiyolizisin semptomları olabilir. Çok nadiren, eklem ve tendon şikayetleri (ağrı gibi) görülebilir. Kinolonlarla tedavi sırasında izole vakalarda tendon enflamasyonu (tendinit) ve rüptürü (örneğin aşil tendonu)görülebilir. Bu tür olaylar daha ziyade birlikte kortikosteroid tedavisi uygulanan hastalarda gözlenmiştir. Tendinitten şüphelenilirse tedavi derhal sonlandırılmalı ve etkilenen tendona yönelik gerekli tedavi başlatılmalıdır. Predispoze hastalarda, Ofloksasinin bir porfiri atağını tetikleyebilme ihtimali gözardı edilemez. İzole vakalarda kan şekerinin aşırı yükselmesi ya da düşmesi (hiper- ya da hipoglisemi) görülebilir. Antibiyotik uygulaması, özellikle uzun süreliyse, dirençli mikroorganizmaların aşırı üremesine yol açabilir. Çok nadir (örneğin koku, tat ve işitme bozukluklarının gözlendiği izole olgular) vakalar dışında, gözlenen yan etkiler tedavinin kesilmesinden sonra kaybolmuştur.

İlaç Etkileşimleri:
Mide asidini azaltıcı ilaçlar (mineral antasidler), sükralfat veya demir preparatları aynı zamanda alındıkları takdirde Ofloksasinin etkisinde bir azalma olabileceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, bu tür preparatları almadan 2 saat önce alınmalıdır. Konvülziyon eşiğini düşüren ilaçlar (ör.teofilin) ya da belirli nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar (ör. fenbufen) ile birlikte verildiğinde kinolonların serebral konvülziyon eşiğini düşürdüklerine dair bulgular vardır. Ofloksasin ile birlikte uygulanan glibenklamidin serum konsantrasyonları hafifçe yükselir; ofloksasin ile birlikte glibenklamid kullanan hastalar daha yakından takip edilmelidir. Kinolonlar ve renal tübüler sekresyona uğrayan diğer ilaçlar (probenesid, simetidin, furosemid ya da metotreksat gibi) birlikte uygulandığında, özellikle yüksek doz tedavide, itrahda iki yönlü bir bozulma ve serum düzeylerinde bir artış gözönünde bulundurulmalıdır. Kinolonlarla tedavi edilen hastalarda kumarin derivelerinin etkisinin artabileceği ihtimali gözardı edilemez. Bu sebeple, birlikte kumarin deriveleri ile tedavi gören hastaların yakından takibi önerilir. Tedavi sırasında idrarda opiatların ya da porfirinlerin tayini yalancı pozitif sonuçlar verebilir.

Tags: ,

Arananlar:

NİDAZOL 50 Pediyatrik(Oral Süspansiyon)

NİDAZOL 50 Pediyatrik
Oral Süspansiyon

İ.E. Ulagay
Etken Madde(ler):
Metronidazol benzoat 50 mg/5 ml

Piyasa Şekilleri:
100 ml’lik şişelerde.

Kullanım Şekli:
Giardiazis tedavisinde erişkinler için günlük 0.75-1 g, 2-5 yaş arası çocuklarda 250 mg, 5-10 yaş arası çocuklarda 375 mg ve 10-15 yaş arası çocuklarda 500 mg, 5-10 gün süreyle uygulanır. Trichomonas vaginalis’e bağlı üretrit ve vajinit tedavisinde 2×250 mg’lık günlük doz 7-10 gün süreyle uygulanır. Anaerob mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyonların tedavisinde erişkinlerde 3×500 mg ve çocuklarda 30-40 mg/kg, günlük dozlar 7-10 gün süreyle uygulanır. Postoperatif anaerob profilaksisinde erişkinler için operasyondan 12 saat önce 500 mg ve operasyondan sonra 3 gün boyunca 2×500 mg ve çocuklarda aynı şekilde 20-30 mg/kg uygulanır. Hasta ağızdan ilaç alabilecek duruma geldikten sonra müstahzarın tablet formu uygulanmalıdır.

Endikasyonları:
Protozoal enfeksiyonların (trikomoniyaz, giyardiyaz, amebiyaz ve balantidiyaz) tedavisinde, anaerob bakteriyel enfeksiyonların profilaksisi ve tedavisinde kullanılır. Ayrıca bakteriyel vaginosis (nonspesifik vaginit), akut nekrozitan ülseratif gingivit (Vincent enfeksiyonu), periodontit ve psödomembranöz kolitler gibi spesifik bakteriyel enfeksiyonlarda da kullanılır. Amebiyazda (akut intestinal amebiyaz-amipli dizanteri ve amebik karaciğer absesi) ve bütün Entamoeba histolytica enfeksiyonlarında amebisit etki gösterir. Ancak amebik karaciğer absesinin metronidazol ile tedavisi, iltihabın drenaja ya da aspirasyona olan ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Anaerob bakterilerin (Bacteroides, Clostridium, Peptococcus ve Streptococcus türleri gibi) neden olduğu durumlarda da endikedir: İntraabdominal enfeksiyonlar: Peritonit, intraabdominal abse, karaciğer absesi. Jinekolojik enfeksiyonlar: Endometrit, endomiyometrit, tuboovaryan abse ve cerrahi girişim sonrası vaginal enfeksiyonlar. Kemik ve eklem enfeksiyonları (Yardımcı tedavi olarak). Merkezi sinir sistemi enfeksiyonları: Menenjit ve beyin absesi. Alt solunum yolu enfeksiyonları: Pnömoni, amfizem ve akciğer absesi, endokardit ve bakteriyel septisemi. Cilt ve cilt yapısı enfeksiyonları. Diğer enfeksiyonlar: Hepatik ensefalopati, Crohn hastalığı, antibiyotiğe bağlı psödomembranöz kolit.

Kontrendikasyonları:
Metronidazol veya diğer nitroimidazol türevlerine aşırı duyarlığı olanlarda ve hamileliğin ilk üç ayında kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Düşük dozda ve kısa süre kullanıldığında periferik nöropati ve konvülsif nöbetler enderdir. Yüksek dozda ve uzun süre kullanan hastalar dikkatle izlenmelidir. Anormal nörolojik belirtiler görülmesi halinde yarar-zarar değerlendirilmesine göre tedavinin kesilmesi veya devamına karar verilmelidir. Merkezi sinir sistemi hastalığı olanlara metronidazol ihtiyatla verilmelidir. Metronidazolle tedavi sırasında bilinen veya teşhis edilmemiş kandidiyaz vakaları daha belirgin hale geldiğinden, antifungal bir ilaçla tedavi gerekebilir. Nidazol bir nitroimidazol olduğu için, halen veya geçmişte bir kan bozukluğu olan hastalara verilirken dikkatli olunmalıdır. Tedavi sırasında hafif lökopeni görüldüğü bildirilmiştir, ancak ilaca atfedilen kalıcı bir hematolojik anormallik gözlenmemiştir. Gastrointestinal sistemle ilgili istenmeyen reaksiyonlar eğer tedavi sırasında kaybolmaz, devamlılık gösterir ya da tahammül edilemez olur ise hekim tarafından hastanın ve hastalığın özel durumuna göre değerlendirme yapılarak tedavinin devamına ya da kesilmesine karar verilir. Gastrointestinal yan etkiler görülmesi halinde ya da tedavinin başlangıcından itibaren gastrointestinal yan etkileri en aza indirmek için ilaç yemeklerle veya muhtelif gıdalarla birlikte alınmalıdır. Trikomoniyaz tedavisinde enfeksiyonun nüksünü önlemek için eşlerin herbirinin metronidazol ile aynı zamanda tedavi edilmeleri ve prezervatifsiz cinsel temastan kaçınmaları önerilir. Metronidazol plasentayı geçip hızla fetal dolaşıma girer. Hamile kadınlarda yapılmış çalışmalar olmadığından, gerekmedikçe hamilelerde kesinlikle kullanılmamalıdır. Sütle, plazmadakine benzer konsantrasyonlarda salgılanır ve burada yarı-ömrü 9-10 saattir. Emziren annelerde emniyeti kesinleşmemiştir. Bu nedenle emziren anneler bu ilacı aldıkları süre ve ilacın kesilmesini izleyen 24-48 saat boyunca emzirmeyi kesmelidirler. Yenidoğanların metronidazolü eliminasyon kapasiteleri düşüktür. Ağır karaciğer hastalığı olanlarda metronidazolün metabolizması yavaşladığından metronidazol ve metabolitlerivücutta birikebilir. Tavsiye edilen mutad dozların altında dozlamaya gidilmeli ve hasta yakından izlenmelidir. Metronidazolün biriken metabolitleri diyalizle süratle uzaklaştırılabildiğinden anürik hastalarda metronidazol dozunun özellikle azaltılmaması önerilir.

Yan Etkileri:
Baş ağrısı, gastrointestinal irritasyon ve metalik tat yaygındır. Seyrek olarak uyuşukluk, döküntüler ve koyu renkli idrar görülebilir. Kullanım süresine ve doza bağlı olarak; periferik nöropati (ekstremitede parestezi veya uyuşukluk), baş ağrısı, uykusuzluk, depresyon, baş dönmesi, koordinasyon bozukluğu (uyumsuzluk), konfüzyon, ataksi, irritabilite, yüksek dozda veya uzun süre kullanıldığında toksik ensefalopati, bulantı, iştahsızlık, ender olarak kusma, diyare, epigastrik sıkıntı, abdominal kramplar, kabızlık, proktit, keskin ve hoş olmayan metalik tat, glossit, stomatit (Kandidaların birden aşırı çoğalması ile ilgili olabilir), reversibl nötropeni (lökopeni), disüri, sistit, poliüri, idrar tutamama, pelvik basınç hissi, koyu kırmızı-kahverengi idrar, ürtiker, eritematöz kızartılar, ateş basması, nazal konjesyon, ağız kuruluğu, ateş görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:
Metronidazol, varfarin ve kumarin grubu oral antikoagülanların etkisini artırır. Fenobarbital, fenitoin gibi mikrozomal karaciğer enzimlerini indükleyen ilaçlar metronidazolün eliminasyonunu artırır ve düşük plazma seviyelerine neden olurlar. Simetidin gibi mikrozomal karaciğer enzim aktivitesini azaltan ilaçlar metronidazolün plazma yarı-ömrünü uzatabilirler. Tedavi sırasında ve tedaviden sonra bir gün süre ile alkol alınmamalıdır. Disülfirama karşı görülenlere benzer reaksiyonlar (karın ağrısı, kusma, ateş basması ve baş ağrısı) görülür. Disülfiramla aynı anda kullanılmamalıdır. SGOT ve SGPT için yapılan kimyasal analizleri etkileyebilir.

Tags: ,

Arananlar:

DIGIMERCK(TABLET)

DIGIMERCK
Tablet

Üretici Firma:
Santa Farma
Etken Madde(ler):
Dijitoksin 0.1 mg

Piyasa Şekilleri:
40 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Yavaş dijitalizasyon: 4 gün süre ile günde 2×2 (0.2 mg) tablet veya günde 3×1 (0.1 mg) tablet total dijitalizasyon dozu (0.8-1.8 mg) tamamlanıncaya kadar, çoğunlukla 3 gün verilmekle sağlanır. Hızlı dijitalizasyon: Önce 6 tablet (0.6 mg) sonra 4-6 saat ara ile önce 4 tablet (0.4 mg) sonra 2 (0.2) tablet veya 3-4 saat ara ile 2×5 tablet (0.5 mg) verilerek yapılır. Çocuklarda: 1 yaşına kadar: 0.035-0.045 mg/kg, 1-2 yaş: 0.04 mg/kg, 2 yaştan sonra: 0.02-0.03 mg/kg dozlarında en az 3-4′e bölünerek 6 saat veya daha uzun aralıklarla verilmelidir. İdame dozu yaşa bakmaksızın total dijitalizasyon dozunun 1/10′u kadardır.

Endikasyonları:
Kalp yetmezliği, atriyal flatter, atriyal fibrilasyon ve supraventriküler taşikardilerin tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Hiperkalsemi, hipopotasemi, ağır bradikardi, 2. ve 3. derece kalp blokları, Wolff-Parkinson-White sendromu, kronik akciğer hastalıkları, ventriküler taşikardi ve kardiyo versiyonda kontrendikedir. Uyarı iletim bozukluğu ve aynı anda i.v. kalsiyum tedavisinde dikkatli olunmalıdır. Dijitalin entoksikasyonunda tedavi bırakılmalıdır.

Yan Etkileri:
Bulantı, kusma, iştahsızlık, görme bozukluğu, fotofobi, halüsinasyon, depresyon, uyuşukluk, aritmi ve kalp yetmezliği gibi yan etkiler görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:
Diüretiklerle sürekli tedavi, fazla miktar laksatif kullanımı, amfoterisin B ve glukokortikoidlerle birlikte kullanılmamalıdır. i.v. kalsiyum tuzları toksisitesini arttırır. Kolestiramin veya aktif kömürün aynı anda kullanımı rezorbsiyonu azaltır. Fenilbutazon, fenobarbital, fenitoin, rifampisin ve spirinolakton da etkisini azaltır. Rezerpin ve kinidinin dijitoksinle aynı anda verilmesinde dikkatli olunmalıdır.

Tags: ,

Arananlar:

DIGOXIN(Damla)

DIGOXIN
Damla

Üretici Firma:
Novartis
Etken Madde(ler):
Digoksin 0.50 mg/ml

Piyasa Şekilleri:
30 ml’lik şişelerde.

Kullanım Şekli:
Doz her hastanın ihtiyacına göre ayarlanmalıdır. Yetişkinler ve 10 yaşın üstündeki çocuklarda süratli dijitalizasyon (24-36 saat). Ağız yolundan 1-1.5 mg=60-90 damla, kompansasyona kadar uygun aralıklarla 0.25 mg=15 damla şeklindedir. Yavaş dijitalizasyon (3-5 gün) birkaç defaya bölünerek günde 0.75-1.5 mg=45-90 damla, kompansasyona kadar. İdame tedavisi, birkaç defaya bölünerek günde 0.25-0.75 mg=15-45 damla. 10 yaşın altındaki çocuklarda süratli dijitalizasyon (24-36 saatte): Ağız yolundan uygun aralıklara bölünerek 0.025 mg/kg, kompansasyona kadar (genellikle 2-4 doz yetmektedir). Hücum dozu olarak, djitalizasyon dozunun 1/4′ü; aynı doz 8-12 saat arayla uygulanır. İdame tedavisi: Ağız yoluyla günde 0.01-0.02 mg/kg. Başlangıçta birkaç gün sonra durum kontrol edilir, gerekirse pozoloji ayarlanır.

Endikasyonları:
Etiyolojisi ve ciddiyet derecesi ne olursa olsun, kronik kalp yetmezliğinde (başlangıç dijitalizasyonu ve idame tedavisi) renal yetmezlik gösteren veya göstermeyen yaşlı kişilerin kalp yetmezlikleri, cerrahi vakalarda (preoperatuvar tedavi olarak), potansiyel ve gizli kalp yetmezliği, taşikardik disritmi (atriyum fibrilasyonu ve flateri, paroksismal taşikardi) ile beraber olan belirgin veya latent kalp yetmezliği hallerinde (öncelikle intravenöz uygulamaya başvurmalıdır), çocuklarda kalp dekompansasyonunda endikedir.

Kontrendikasyonları:
Tam veya ikinci derecede (özellikle 2:1) A-V bloku, aşırı sinüs bradikardisi, sinüs arresti, ventriküler fibrilasyon, parenteral kalsiyum uygulaması esnasında kontrendikedir.

Uyarılar:
Tedavi süresince aşırı doza bağlı muhtemel yan etkileri önlemek için hasta düzenli olarak kontrol edilmeli ve pozoloji daima şahsi ihtiyaca göre ayarlanmalıdır. Dijital kullanan hastalara parenteral yoldan kalsiyum verilmemelidir. Kronik kor-pulmonal, koroner yetmezlik, elektrolit dengesizliği, böbrek veya karaciğer yetmezliği hallerinde pozoloji azaltılmalıdır. Yaşlı hastalarda yukarıdaki bozukluklardan bir veya daha fazlası bulunabileceği ihtimali gözönüne alınarak daha düşük dozlar kullanılmalıdır. Bu hastalardaki böbrek yetmezliğine rağmen, serum kreatinin düzeyi, kas kütle azalması ve düşük kreatinin yapımına bağlı olarak normal olabilir. Renal yetmezlik durumunda farmakokinetik değişebileceği için dozaj ayarlamaları digoksin serum düzeyinin ışığı altında yapılmalıdır. Eğer bu mümkün değilse; kreatinin klirensi yüzdesindeki azalma ile pozolojideki azaltılma yüzdesi aynı olmalıdır. Eğer kreatinin klirensi belirlenememişse, erkeklerde saptanan serum kreatinin konsantrasyonuna (scr) (140-yaş)/scr formülü uygulanır. Kadınlarda sonuç 0.85 ile çarpılmalıdır. Şiddetli renal yetmezlik durumunda digoksin serum düzeyleri, en azından tedavinin başlangıcında, iki haftalık aralıklarla ölçülmelidir.

Yan Etkileri:
Özellikle doz fazlalığına bağlı erken belirtiler olmak üzere en sık görülen yan etkiler: Sindirim sistemi ve merkezi sinir sistemi bozuklukları (iştahsızlık, bulantı, kusma), seyrek olarak (özellikle yaşlı arteriyosklerotiklerde) konvüzyon, oryantasyon bozuklukları, afazi ve kromatopsi dahil olmak üzere görsel bozukluklar. Kardiyak yan etkileri: Kalp atış hızı, ileti ve ritm (bigemini) bozuklukları, E.K.G. de T dalgasının preterminal enversiyonu ile beraber ST segmenti çökmesi. Allerjik deri reaksiyonları (prüritus, ürtiker, maküllü ekzantem) ve jinekomasti ancak çok seyrek görülür.

İlaç Etkileşimleri:
Yüksek kalsiyum dozları, lityum ve sempatomimetikler dahil psikotrop ilaçlar, dijitalize edilmiş hastalarda, kalp aritmi riskini artırabileceklerinden dolayı ihtiyatla verilmelidir. Birlikte kullanımları halinde kardiyak glikozidin dozu azaltılmalıdır. Kinidin, kalsiyum antagonistleri (özellikle verapamil), amiodaron, spironolakton ve triamteren gibi bazı ilaçlar digoksinin serum konsantrasyonunu artırabilir. Eritromisin ve tetrasiklin gibi bazı antibiyotikler barsak florasını, dolayısıyla ilaç metabolizmasını etkilediklerinden serum konsantrasyonu üzerinde dolaylı artırıcı bir etki yaparlar. Tiyazid diüretikler, kortikosteroidler ve amfoterisin B elektrolit dengesini bozarak dijital toksisitesine neden olabilen önemli faktörlerdir. Antasidler, neomisin, kolestipol ve kolestiramin digoksinin intestinal absorpsiyonunu azaltırlar. Spironolaktonun birlikte kullanımı yalnız digoksin serum konsantrasyonunu etkilemekle kalmaz, analitik metodlarla da çakışabilir. Bu durumda digoksin tayin sonucu dikkatle belirlenmelidir.

Tags: ,

Arananlar:

ACTIDEM şurup

GlaxoSmithKline

Önemli:
Bu ürün KONTROLE TABİ olup normal reçete ile verilerek reçete kayıt defterine kaydedilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Triprolidin HCl 1.25 mg/5 ml, Psödoefedrin HCl 30 mg/5 ml, Dekstrometorfan HBr 10 mg/5 ml

Piyasa Şekilleri:
150 ml’lik şişelerde.

Kullanım Şekli:
Günlük doz erişkinlerde ve 12 yaşın üzerindeki çocuklarda 3×2 ölçek; 6-12 yaş arası çocuklarda 3×1 ölçek; 2-5 yaş arası çocuklarda 3×1/2 ölçek ve 6 ay-2 yaş arası çocuklarda 3×1/4 ölçektir.

Endikasyonları:
Öksürük ve konjesyon belirtilerinin tedavisinde, üst solunum yolları hastalıklarında ve alerjik rinitte kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olduğu bilinenlerde, monoamin oksidaz (MAO) tedavisi görenlerde ya da son 14 gün içinde bu tür ilaç kullananlarda, böbrek yetmezliğinde, ağır hipertansiyon koroner arter hastalığı bulunanlarda, gebelik ve emzirme döneminde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Hafif yada orta derecede hipertansiyonlu hastalarda, hipertiroidi ve prostat hipertrofisinde, dar açılı glokomda, prodüktif öksürüklü kronik akciğer hastalıklarında ve diyabetli hastalarda kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Ağır karaciğer yetmezliği bulunanlarda doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Uyuklama ve dikkat kaybına yol açabileceğinden hastaların taşıt ve makine kullanmamaları önerilir. Alkolün ve diğer merkezi sinir sistemi depresanlarının etkilerini güçlendireceğinden alkollü içeceklerle birlikte kullanılmamalıdır. Semptomlarda 7 gün içerisinde iyileşme görülmezse veya yüksek ateş durumunda ilaç kesilmeli ve doktora danışılmalıdır.

Yan Etkileri:
Epigastik rahatsızlık hissi, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal ya da kabızlık, taşikardi, palpitasyon, EKG değişiklikleri, aritmi, hipotansiyon ve hipertansiyon, bronşiyal salgılarda koyulaşma, aşırı duyarlılık reaksiyonları, ışığa duyarlılık ve kimyasal olarak benzer preparatlara çapraz duyarlılık görülebilir. özellikle prostat hipertrofisi olanlarda idrar retansiyonu görülebileceği bildirilmiştir. Seyrek olarak görülen yan etkiler: Baş dönmesi, tremor, nadiren halüsilasyon, uyku bozukluğu, baş ağrısı, koordinasyon güçlüğü, deri döküntüleri, fotosensitive, boğaz kuruluğu.

İlaç Etkileşimleri:
Monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri, alfa-adrenerjik blokerler, alkol, hipnotik ve trankilizan ilaçlar, atropin, trisiklik antidepresan ilaçlar, temazepam, antihistaminikler, narkotik analjezikler ve SSS depresanları ile kullanılmamalıdır. Genetik polimorfizmi test etmekte kullanılan debrizokin maddesi ile etkileşim gösterebilir. Antihipertansif ya da antidepresan ilaçlar kullananlar hekime danışmadan kullanmamalıdır.

Tags: ,

Arananlar: