huzursuzluk » İlaçlar isimleri - İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis,eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,ilaç adları
Currently Browsing

Posts Tagged ‘ huzursuzluk ’

EUTHYROX(Tablet)

EUTHYROX
Tablet

Merck
Etken Madde(ler):
Levotiroksin sodyum

Piyasa Şekilleri:
200 mcg: 50 tablet, 150 mcg: 50 tablet, 25 mcg: 50 tablet, 50 mcg: 50 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Her hastanın alacağı günlük doz laboratuvar testleri ve klinik değerlendirmelere dayanarak saptanır. Koroner kalp hastalığı olan yaşlı hastalarda ve uzun süreli hipotroidizmi olan hastalarda tiroid hormonlarıyla tedaviye başlarken özel önlem gerekir. Bu durumlarda tiroid hormonlarının sıkı takibi yapılarak, düşük bir başlangıç dozu uygulanır ve doz uzun aralıklarla, yavaş yavaş arttırılır. Ötiroid guatr tedavisi: İdame 75-200 mcg günde 1 kez. Ötiroid guatr cerrahisinden sonra nüksün önlenmesi: İdame 75-200 mcg günde 1 kez. Erişkinlerde hipotroidizmde yerine koyma tedavisi: Başlangıç (2-4 hafta ara ile 25-50 mcg’a arttırılabilir) 25-50 mcg günde 1 kez; idame 100-200 mcg. Çocuklarda hipotroidizmde yerine koyma tedavisi: Başlangıç 12.5-50 mcg günde 1 kez; idame 100-150 mcg/m2 günde 1 kez. Hipertiroidizm tedavisinde alınan ilaçlara ilave olarak Kullanıldığında 50-100 mcg günde 1 kez. Tiroid kanserinin supresyon tedavisinde: Önerilen total günlük doz 150-300 mcg. Kalbinde üfürüm olan çocuklarda tedaviye tam dozla başlanabilir. Erişkinlerde tedaviye düşük başlangıç dozuyla başlayarak, optimum miktarlara yavaşça arttırarak çıkılmalıdır. Günlük dozun tümü tek doz olarak sabahları, kahvaltıdan en az yarım saat önce boş mideye tercihen az sıvıyla (örneğin, yarım bardak suyla) alınmalıdır. Kullanımı kolaylaştırmak amacıyla tabletler bir miktar suda eritilirek süspansiyon halinde çocuklara verilebilir. Tedavi süresi, genellikle hipotiroidizmde, tiroid bezinin bir kısmının veya tümünün çıkarıldığı durumlarda ömür boyudur. Ötiroid guatr ve guatr tekrarının önlenmesinde (guatr nüks proflaksisi) aylar boyu veya yaşam boyu kullanılır. Hipertiroidizm tedavisine ilave olarak alındığında, hipertiroidizm tedavisi sürdürüldükçe kullanılmaya devam edilmelidir.

Endikasyonları:
Levotiroksin periferik organlarda triiyodotironin (T3)’e dönüşür ve T3 reseptörleri üzerinde, endojen hormonun gösterdiği bütün spesifik etkileri gösterir. Vücut endojen ve eksojen levotiroksini ayırt etmez. Azalmış veya yok olmuş tiroid fonksiyonlarının tedavisinde yerine koyma amacıyla, tiroid stimüle edici hormonun artışını (basit non-endemik guatr veya kronik lenfositik tiroiditte görülen) baskılamak amacıyla, cerrahi ve radyoaktif iyot tedavisine tamamlayıcı olarak ve tiroid supresyon testlerinde kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Levotiroksin sodyum kullanımı, tedavi edilmemiş tirotoksikozda, akut miyokardiyal enfarktüsünde ve tiroid hormonlarına belirgin bir şekilde aşırı duyarlılık gösterenlerde kontrendikedir. Tiroid hormonlarına karşı alerjik reaksiyonları kanıtlayan yeterli dökümantasyon mevcut değildir. Levotiroksin sodyum, dokunun adrenokortikal hormonlara olan ihtiyacını arttırır ve bu da bu tip hastalarda akut adrenal krize sebep olabilir. Bu nedenle düzeltilmemiş adrenal yetersizlikte de kullanımı kontrendikedir.

Uyarılar:
Tiroid hormonları ile tedaviye başlamadan önce kontrol altına alınması veya tedavi edilmiş olmalısı gereken hastalıklar: Koroner yetersizlik, hipofiz yetersizliği, adrenal yetersizlik, tiroid otonomisi. Koroner zayıflık, kardiyak yetersizlik veya taşikardiyak aritmisi olan hastalarda ilaca bağlı çok hafif hipertiroidizm olsa bile önlenmelidir. Bu nedenle böyle vakalarda tiroid hormon parametrelerinin sıkı kontrolü yapılmalıdır. Sekonder hipotiroidizm vakalarında yerine koyma tedavisine başlamadan önce neden belirlenmeli ve gerekli olan durumlarda destekleyici adrenal yetersizlik tedavisine başlanmalıdır. Tiroid otonomisinden şüphelenildiği durumlarda tedaviden önce TRH testi uygulanmalı veya supresyon sintigrafisi yapılmalıdır. Hipotiroidizmi olan postmenapozal kadınlarda ve osteoporoz riskinin arttığı durumlarda, levotiroksinin fizyolojik sınırların üzerinde serum düzeyleri önlenmeli ve tiroid fonksiyonları yakından takip edilmelidir. Gebelik kategorisi A’dır. Tiroid hormonları ile tedaviye hamilelik ve emzirme dönemlerinde özellikle devam edilmelidir. Yüksek doz levotiroksin tedavisi sırasında bile laktasyon sırasında anne sütüne geçen tiroid hormon miktarı bebekte hipertiroidizm oluşturmak veya TSH sekresyonunu inhibe etmek için yeterli değildir. Hamilelikte, hipertiroidizm tedavisinde kullanılan antitiroid ilaçlara ilave olarak verilmesi kontrendikedir. Antitiroid ilaçlar etkili dozlarda plasentayı geçtikleri için ilave levotiroksin tedavisi antitiroid ilacın daha yüksek dozunu gerekli kılar. Bu durum fetusta hipotiroidizm oluşmasına neden olabilir. Hipertiroidizmde, hamilelik süresince antitiroid ilaçlarla her zaman monoterapi uygulanmalıdır.

Yan Etkileri:
Levotiroksin sodyumun bireysel tolerans limiti aşıldığında, doz aşımı durumlarında ve özellikle tedavinin başında dozun çok hızlı arttırıldığı durumlarda; taşikardi, kardiyak aritmi, anjina, tremor, huzursuzluk, uykusuzluk, aşırı terleme, kilo kaybı, diyare gibi hipertiroidizmin tipik semptomlarının oluşması olasıdır. Böyle durumlarda günlük doz azaltılmalı veya ilacın kullanılması bir süre kesilmelidir. Yan etkiler ortadan kalktıktan sonra tedaviye yeniden dikkatli bir şekilde başlanabilir.

İlaç Etkileşimleri:
Levotroksin kan şekerini düşüren ilaçların etkisini azaltabilir. Bu nedenle tiroid hormon tedavisine başlandığında kan glikoz düzeyleri sıkça kontrol edilmeli ve gerekli görülürse antidiyabetik ilacın dozu düzenlenmelidir. Levotiroksin, antikoagülan ilaçları plazma proteinlerinden ayırdığı için antikoagülan tedavinin etkisi artabilir. Dolayısıyla tiroid hormonları ile tedaviye başlandığında koagülasyon parametrelerini düzenli olarak kontrol etmek gereklidir. Gerekli olursa antikoagülan ilacın dozu ayarlanmalıdır. Kolestramin alımı levotiroksin sodyumun emilimini inhibe eder. Bu nedenle levotiroksin sodyum kolestramin uygulanmasından 4-5 saat önce alınmalıdır. Aynı durum kolestipol için de geçerlidir. Alüminyum içeren ilaçlar’ın (antiasit, sükralfat) levotiroksin’in etkisini potansiyel olarak azalttığı saptanmıştır. Bu nedenle levotiroksin içeren ilaçlar alüminyum içeren ilaçların uygulanmasından en az 2 saat önce verilmelidir. Aynı durum demir içeren ilaçlar için de geçerlidir. Salisilatlar, yüksek dozda furosemid (250 mg), klofibrat ve diğer maddeler levotiroksin sodyumu plazma proteinlerinden ayırabilir. İyod içeriği nedeniyle amiodaron hipertiroidizmi, aynı zamanda hipotiroidizmi tetikleyebilir. Farkedilmeyen otonomi olasılığı ile görülen nodüler guatr vakalarında özel önlem önerilir.

Tags: ,

Arananlar:

GİLUDOP(Ampul)

GİLUDOP
Ampul

Dr.F.Frik
Etken Madde(ler):
Dopamin hidroklorür

Piyasa Şekilleri:
10 mg/ml: 5 ml’lik 5 ampul, 20 mg/ml: 10 ml’lik 5 ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Başlangıç olarak enfüzyona 2-5 mcg/kg/dakika hızında başlanır. Ciddi olgularda enfüzyona 5 mcg/kg/dakika hızında başlanır. Daha sonra 5-10 mcg/kg/dakikalık porsiyonlar halinde doz 20-50 mcg/kg/dakika’ya kadar artırılabilir. 50 mcg/kg/dakika’dan daha yüksek dozlara ihtiyaç olduğunda idrar atılımı ve EKG yakından izlenmelidir. Eğer idrar atılımında bir azalma meydana gelirse dozajın azaltılması düşünülmelidir.

Endikasyonları:
Kardiyotonik etkilidir. Akut konjestif kalp yetmezliği ve şok olgularında (postoperatif, septik, anafilaktik ve kardiyojenik); böbrek yetersizliği tehdidi; akut pankreatit; kronik kalp ve böbrek hastalıklarında akut yetersizlik tehdidi, diüretik tedavisinin etkisini artırmak ve desteklemek; PEEP uygulamalı yapay solunumda azalmış kalp ve böbrek fonksiyonlarını düzeltme; epidural anestezide kardiyovasküler fonksiyonu stabilize etmek için antiaritmik ilaçlar, barbitüratlar, karbromal ve böbrek yoluyla atılan diğer ilaçlarla akut zehirlenmelerde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Dopamin sülfite duyarlı bronşiyal astımlılarda kullanılmaz. Tiroid fonksiyon fazlalığı (tireotoksikoz), böbreküstübezi tümörlerinde, glokomun bazı şekillerinde (dar açı glokomu), idrar kalıntılı prostat adenomunda, taşiaritmiler, ritm bozukluklarında kullanılmaz.

Uyarılar:
İnfüzyona başlamadan önce hipovolemi tamamen düzeltilmelidir. Mümkünse kan ya da plazma bu konuda endikedir. Dopamin verilen hastalarda orantısız bir şekilde diyastolik basınçta artma olursa (nabız basıncında belirgin düşme) infüzyon hızı azaltılmalı ve hasta dikkatle izlenmelidir. Dopaminin damar dışına infüzyonundan kaçınılarak büyük venlere infüze edilmelidir. Arteroskleroz, arteriyal embolizm, Raynaud hastalığı, diyabetik endarteritis, Buerger hastalığı gibi oklüzif damar hastalığı bulunanlarda, enfüzyon sırasında cilt ve ekstremitelerin ısı ve renklerindeki değişmeler dikkatle izlenmelidir. Bu gibi durumlarda enfüzyona devam edilmesine yarar/zarar oranının iyi değerlendirilmesiyle karar verilir. Siklopropan ve halojenli hidrokarbon anestezikleri kardiyak otonomik irritabiliteyi arttırarak miyokardı kateşolaminlere duyarlı hale getirir. Bundan dolayı bu gibi durumlarda çok dikkatli olunmalıdır. Diğer adrenerjik ajanlarda olduğu gibi Dopamin enfüzyonu sırasında idrar akımı, kardiyak debi ve kan basıncı gibi parametreler çok yakından gözlenmelidir. Hamilelerde yapılmış kontrollü çalışmalar mevcut değildir. Bu nedenle hamilelerdeki kullanımına ancak fetusta meydana gelebilecek zararlar göz önüne alınarak karar verilmelidir. İlacın çocuklardaki etkinliği ve güvenirliği henüz kanıtlanmamıştır.

Yan Etkileri:
Ara sıra hafif bulantı, kusma, başağrısı, huzursuzluk, parmak-tremoru, göğüs ağrıları, çarpıntı, kan basıncı yükselmesi. Artan dozlara bağlı olarak kalpte ritm bozuklukları (sinüs taşikardisi, supraventriküler ve ventriküler ektopiler) ve sol ventrikül diastolünde istenmeyen bir yükselme olabilir. Dopamin infuzyonu deride nekroz meydana getirebilir (kan akımı ile splanchnikus alanı olumlu etkilenirken deri ve adalelerde reaksiyon yapabilir), tehlike bilhassa dolaşım bozukluğu olan hastalara yüksek dozların tatbikindedir. Splachnikus alanında ameliyat veya gastrointestinal organlarda kanama eğilimi bulunan hastalarda kanama tehlikesi vardır. Yanlışlıkla damar dışına yapılan infüzyon paravenöz nekrozlara yol açabilir. Bu bakımdan infüzyonun bir damar kateteri ile yapılması tercih edilmelidir.

İlaç Etkileşimleri:
Dopamin ve guanetidin aynı anda verilirse sempatomimetik etki kuvvetlenir. Monoaminooksidaz inhibitör tedavisi görenlerde daha düşük dopamin dozları yeterlidir (yaklaşık normalin 1/10′u). Dopamin diüretiklerle birlikte kullanıldığında munzam, kuvvetlendirici etki yapar. Dopamin ve trisiklik antidepresifler, anestetikler (ritm bozukluklarına meyil), veya fenitoin ile (kan basıncı azalması ve bradikardi) görülmüştür. Dopamin ana alkaloidlerle kombine edilirse perifer damarlarda kangren tehlikesi ortaya çıkabilir.

Tags: ,

Arananlar:

DOPMIN(Ampul)

DOPMIN
Ampul

Drogsan
Etken Madde(ler):
Dopamin hidroklorür 40 mg/ml

Piyasa Şekilleri:
5 ml’lik 5 ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
İç hastalıklarda, intensif olarak 175-250 mcg/dak= 3 mcg/dak/kg; operasyonlarda intensif olarak 450-500 mcg/dk=6,5 mcg/kg/dak. ve septik şok tedavisinde 750-1200 mcg/dak= 14-17 mcg/kg/dak.

Endikasyonları:
Kardiyotonik etkilidir. Akut konjestif kalp yetmezliği ve şok olgularında (postoperatif, septik, anafilaktik ve kardiyojenik); böbrek yetersizliği tehdidi; akut pankreatit; kronik kalp ve böbrek hastalıklarında akut yetersizlik tehdidi, diüretik tedavisinin etkisini artırmak ve desteklemek; PEEP uygulamalı yapay solunumda azalmış kalp ve böbrek fonksiyonlarını düzeltme; epidural anestezide kardiyovasküler fonksiyonu stabilize etmek için antiaritmik ilaçlar, barbitüratlar, karbromal ve böbrek yoluyla atılan diğer ilaçlarla akut zehirlenmelerde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Dopamin sülfite duyarlı bronşiyal astımlılarda kullanılmaz. Tiroid fonksiyon fazlalığı (tireotoksikoz), böbreküstübezi tümörlerinde, glokomun bazı şekillerinde (dar açı glokomu), idrar kalıntılı prostat adenomunda, taşiaritmiler, ritm bozukluklarında kullanılmaz.

Uyarılar:
İnfüzyona başlamadan önce hipovolemi tamamen düzeltilmelidir. Mümkünse kan ya da plazma bu konuda endikedir. Dopamin verilen hastalarda orantısız bir şekilde diyastolik basınçta artma olursa (nabız basıncında belirgin düşme) infüzyon hızı azaltılmalı ve hasta dikkatle izlenmelidir. Dopaminin damar dışına infüzyonundan kaçınılarak büyük venlere infüze edilmelidir. Arteroskleroz, arteriyal embolizm, Raynaud hastalığı, diyabetik endarteritis, Buerger hastalığı gibi oklüzif damar hastalığı bulunanlarda, enfüzyon sırasında cilt ve ekstremitelerin ısı ve renklerindeki değişmeler dikkatle izlenmelidir. Bu gibi durumlarda enfüzyona devam edilmesine yarar/zarar oranının iyi değerlendirilmesiyle karar verilir. Siklopropan ve halojenli hidrokarbon anestezikleri kardiyak otonomik irritabiliteyi arttırarak miyokardı kateşolaminlere duyarlı hale getirir. Bundan dolayı bu gibi durumlarda çok dikkatli olunmalıdır. Diğer adrenerjik ajanlarda olduğu gibi Dopamin enfüzyonu sırasında idrar akımı, kardiyak debi ve kan basıncı gibi parametreler çok yakından gözlenmelidir. Hamilelerde yapılmış kontrollü çalışmalar mevcut değildir. Bu nedenle hamilelerdeki kullanımına ancak fetusta meydana gelebilecek zararlar göz önüne alınarak karar verilmelidir. İlacın çocuklardaki etkinliği ve güvenirliği henüz kanıtlanmamıştır.

Yan Etkileri:
Ara sıra hafif bulantı, kusma, başağrısı, huzursuzluk, parmak-tremoru, göğüs ağrıları, çarpıntı, kan basıncı yükselmesi. Artan dozlara bağlı olarak kalpte ritm bozuklukları (sinüs taşikardisi, supraventriküler ve ventriküler ektopiler) ve sol ventrikül diastolünde istenmeyen bir yükselme olabilir. Dopamin infuzyonu deride nekroz meydana getirebilir (kan akımı ile splanchnikus alanı olumlu etkilenirken deri ve adalelerde reaksiyon yapabilir), tehlike bilhassa dolaşım bozukluğu olan hastalara yüksek dozların tatbikindedir. Splachnikus alanında ameliyat veya gastrointestinal organlarda kanama eğilimi bulunan hastalarda kanama tehlikesi vardır. Yanlışlıkla damar dışına yapılan infüzyon paravenöz nekrozlara yol açabilir. Bu bakımdan infüzyonun bir damar kateteri ile yapılması tercih edilmelidir.

İlaç Etkileşimleri:
Dopamin ve guanetidin aynı anda verilirse sempatomimetik etki kuvvetlenir. Monoaminooksidaz inhibitör tedavisi görenlerde daha düşük dopamin dozları yeterlidir (yaklaşık normalin 1/10′u). Dopamin diüretiklerle birlikte kullanıldığında munzam, kuvvetlendirici etki yapar. Dopamin ve trisiklik antidepresifler, anestetikler (ritm bozukluklarına meyil), veya fenitoin ile (kan basıncı azalması ve bradikardi) görülmüştür. Dopamin ana alkaloidlerle kombine edilirse perifer damarlarda kangren tehlikesi ortaya çıkabilir.

Tags: ,

Arananlar:

DOPAMİNE DBL(IV Ampul)

DOPAMİNE DBL
IV Ampul

Orna
Etken Madde(ler):
Dopamin hidroklorür 40 mg/ml

Piyasa Şekilleri:
5 ml’lik 5 i.v. ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Sadece uygun seyrelticilerle seyreltildikten sonra i.v. infüzyon ile uygulanır. Erişkinler: Uygulamadan önce dolaşan kan volümünün tam kan veya bir plazma genişleticisi ile arttırılması gerekir. Kalp gücü ve böbrek perfüzyonun orta derecede artışlarına cevap verme olasılığı olan hastalarda dopamin hidroklorür solüsyonunun infüzyonu 2.5 mcg/kg/dakika dozunda başlanır. Daha şiddetli durumlarda, uygulamaya 5 mcg/kg/dak hızında başlanabilir ve gerekirse 5-10 mcg/kg/dakikalık artışlarla 20-50 mcg/kg/dakikaya kadar arttırılabilir. Eğer 50 mcg/kg/dakikadan daha fazla dozlar gerekiyorsa, idrar çıkışının sık sık kontrol edilmesi önerilmektedir. Eğer hipotansiyon olmaksızın idrar çıkışı azalıyorsa dopamin dozunun azaltılması düşünülmelidir. Hastaların %50′sinde 20 mcg/kg/dakikanın altında dozlarla yeterli sonuçlar alındığı görülmüştür. Bu dozlara cevap vermeyen hastalarda yeterli kan basıncı, idrar çıkışı ve perfüzyon sağlanması için ek dopamin artışları yapılabilir. Tüm hastaların tedavileri için kan volümü, kardiyak kontraktilite, periferik perfüzyonun distribüsyonu ve idrar çıkışı yönünden kesin olarak incelenmelidir. Dopaminin pediyatrik hastalarda emniyeti ve etkinliği bilinmemektedir.

Endikasyonları:
Kardiyotonik etkilidir. Akut konjestif kalp yetmezliği ve şok olgularında (postoperatif, septik, anafilaktik ve kardiyojenik); böbrek yetersizliği tehdidi; akut pankreatit; kronik kalp ve böbrek hastalıklarında akut yetersizlik tehdidi, diüretik tedavisinin etkisini artırmak ve desteklemek; PEEP uygulamalı yapay solunumda azalmış kalp ve böbrek fonksiyonlarını düzeltme; epidural anestezide kardiyovasküler fonksiyonu stabilize etmek için antiaritmik ilaçlar, barbitüratlar, karbromal ve böbrek yoluyla atılan diğer ilaçlarla akut zehirlenmelerde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Dopamin sülfite duyarlı bronşiyal astımlılarda kullanılmaz. Tiroid fonksiyon fazlalığı (tireotoksikoz), böbreküstübezi tümörlerinde, glokomun bazı şekillerinde (dar açı glokomu), idrar kalıntılı prostat adenomunda, taşiaritmiler, ritm bozukluklarında kullanılmaz.

Uyarılar:
İnfüzyona başlamadan önce hipovolemi tamamen düzeltilmelidir. Mümkünse kan ya da plazma bu konuda endikedir. Dopamin verilen hastalarda orantısız bir şekilde diyastolik basınçta artma olursa (nabız basıncında belirgin düşme) infüzyon hızı azaltılmalı ve hasta dikkatle izlenmelidir. Dopaminin damar dışına infüzyonundan kaçınılarak büyük venlere infüze edilmelidir. Arteroskleroz, arteriyal embolizm, Raynaud hastalığı, diyabetik endarteritis, Buerger hastalığı gibi oklüzif damar hastalığı bulunanlarda, enfüzyon sırasında cilt ve ekstremitelerin ısı ve renklerindeki değişmeler dikkatle izlenmelidir. Bu gibi durumlarda enfüzyona devam edilmesine yarar/zarar oranının iyi değerlendirilmesiyle karar verilir. Siklopropan ve halojenli hidrokarbon anestezikleri kardiyak otonomik irritabiliteyi arttırarak miyokardı kateşolaminlere duyarlı hale getirir. Bundan dolayı bu gibi durumlarda çok dikkatli olunmalıdır. Diğer adrenerjik ajanlarda olduğu gibi Dopamin enfüzyonu sırasında idrar akımı, kardiyak debi ve kan basıncı gibi parametreler çok yakından gözlenmelidir. Hamilelerde yapılmış kontrollü çalışmalar mevcut değildir. Bu nedenle hamilelerdeki kullanımına ancak fetusta meydana gelebilecek zararlar göz önüne alınarak karar verilmelidir. İlacın çocuklardaki etkinliği ve güvenirliği henüz kanıtlanmamıştır.

Yan Etkileri:
Ara sıra hafif bulantı, kusma, başağrısı, huzursuzluk, parmak-tremoru, göğüs ağrıları, çarpıntı, kan basıncı yükselmesi. Artan dozlara bağlı olarak kalpte ritm bozuklukları (sinüs taşikardisi, supraventriküler ve ventriküler ektopiler) ve sol ventrikül diastolünde istenmeyen bir yükselme olabilir. Dopamin infuzyonu deride nekroz meydana getirebilir (kan akımı ile splanchnikus alanı olumlu etkilenirken deri ve adalelerde reaksiyon yapabilir), tehlike bilhassa dolaşım bozukluğu olan hastalara yüksek dozların tatbikindedir. Splachnikus alanında ameliyat veya gastrointestinal organlarda kanama eğilimi bulunan hastalarda kanama tehlikesi vardır. Yanlışlıkla damar dışına yapılan infüzyon paravenöz nekrozlara yol açabilir. Bu bakımdan infüzyonun bir damar kateteri ile yapılması tercih edilmelidir.

İlaç Etkileşimleri:
Dopamin ve guanetidin aynı anda verilirse sempatomimetik etki kuvvetlenir. Monoaminooksidaz inhibitör tedavisi görenlerde daha düşük dopamin dozları yeterlidir (yaklaşık normalin 1/10′u). Dopamin diüretiklerle birlikte kullanıldığında munzam, kuvvetlendirici etki yapar. Dopamin ve trisiklik antidepresifler, anestetikler (ritm bozukluklarına meyil), veya fenitoin ile (kan basıncı azalması ve bradikardi) görülmüştür. Dopamin ana alkaloidlerle kombine edilirse perifer damarlarda kangren tehlikesi ortaya çıkabilir.

Tags: ,

Arananlar:

DOPAMINE Fresenius(IV Ampul)

DOPAMINE Fresenius
IV Ampul

Fresenius Kabi
Etken Madde(ler):
Dopamin hidroklorür 40 mg/ml

Piyasa Şekilleri:
5 ml’lik 10 i.v. ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Dilüe edildikten sonra i.v. infüzyon olarak uygulanır. Doz gerekli hemodinamik ve renal etkiler elde edilinceye kadar tedricen artırılır. Düşük doz 3 mg/kg/dakika, orta doz 6-9 mg/kg/dakika, yüksek doz 12-18 mg/kg/dakikadır. Düşük dozla başlanmalı ve alınan yanıta göre yavaş yavaş artırılmalıdır. Çocuklarda: 5-7 mg/kg/dakika, gerektiğinde 10 mg/kg/dakikaya kadar artırılabilir.

Endikasyonları:
Kardiyotonik etkilidir. Akut konjestif kalp yetmezliği ve şok olgularında (postoperatif, septik, anafilaktik ve kardiyojenik); böbrek yetersizliği tehdidi; akut pankreatit; kronik kalp ve böbrek hastalıklarında akut yetersizlik tehdidi, diüretik tedavisinin etkisini artırmak ve desteklemek; PEEP uygulamalı yapay solunumda azalmış kalp ve böbrek fonksiyonlarını düzeltme; epidural anestezide kardiyovasküler fonksiyonu stabilize etmek için antiaritmik ilaçlar, barbitüratlar, karbromal ve böbrek yoluyla atılan diğer ilaçlarla akut zehirlenmelerde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Dopamin sülfite duyarlı bronşiyal astımlılarda kullanılmaz. Tiroid fonksiyon fazlalığı (tireotoksikoz), böbreküstübezi tümörlerinde, glokomun bazı şekillerinde (dar açı glokomu), idrar kalıntılı prostat adenomunda, taşiaritmiler, ritm bozukluklarında kullanılmaz.

Uyarılar:
İnfüzyona başlamadan önce hipovolemi tamamen düzeltilmelidir. Mümkünse kan ya da plazma bu konuda endikedir. Dopamin verilen hastalarda orantısız bir şekilde diyastolik basınçta artma olursa (nabız basıncında belirgin düşme) infüzyon hızı azaltılmalı ve hasta dikkatle izlenmelidir. Dopaminin damar dışına infüzyonundan kaçınılarak büyük venlere infüze edilmelidir. Arteroskleroz, arteriyal embolizm, Raynaud hastalığı, diyabetik endarteritis, Buerger hastalığı gibi oklüzif damar hastalığı bulunanlarda, enfüzyon sırasında cilt ve ekstremitelerin ısı ve renklerindeki değişmeler dikkatle izlenmelidir. Bu gibi durumlarda enfüzyona devam edilmesine yarar/zarar oranının iyi değerlendirilmesiyle karar verilir. Siklopropan ve halojenli hidrokarbon anestezikleri kardiyak otonomik irritabiliteyi arttırarak miyokardı kateşolaminlere duyarlı hale getirir. Bundan dolayı bu gibi durumlarda çok dikkatli olunmalıdır. Diğer adrenerjik ajanlarda olduğu gibi Dopamin enfüzyonu sırasında idrar akımı, kardiyak debi ve kan basıncı gibi parametreler çok yakından gözlenmelidir. Hamilelerde yapılmış kontrollü çalışmalar mevcut değildir. Bu nedenle hamilelerdeki kullanımına ancak fetusta meydana gelebilecek zararlar göz önüne alınarak karar verilmelidir. İlacın çocuklardaki etkinliği ve güvenirliği henüz kanıtlanmamıştır.

Yan Etkileri:
Ara sıra hafif bulantı, kusma, başağrısı, huzursuzluk, parmak-tremoru, göğüs ağrıları, çarpıntı, kan basıncı yükselmesi. Artan dozlara bağlı olarak kalpte ritm bozuklukları (sinüs taşikardisi, supraventriküler ve ventriküler ektopiler) ve sol ventrikül diastolünde istenmeyen bir yükselme olabilir. Dopamin infuzyonu deride nekroz meydana getirebilir (kan akımı ile splanchnikus alanı olumlu etkilenirken deri ve adalelerde reaksiyon yapabilir), tehlike bilhassa dolaşım bozukluğu olan hastalara yüksek dozların tatbikindedir. Splachnikus alanında ameliyat veya gastrointestinal organlarda kanama eğilimi bulunan hastalarda kanama tehlikesi vardır. Yanlışlıkla damar dışına yapılan infüzyon paravenöz nekrozlara yol açabilir. Bu bakımdan infüzyonun bir damar kateteri ile yapılması tercih edilmelidir.

İlaç Etkileşimleri:
Dopamin ve guanetidin aynı anda verilirse sempatomimetik etki kuvvetlenir. Monoaminooksidaz inhibitör tedavisi görenlerde daha düşük dopamin dozları yeterlidir (yaklaşık normalin 1/10′u). Dopamin diüretiklerle birlikte kullanıldığında munzam, kuvvetlendirici etki yapar. Dopamin ve trisiklik antidepresifler, anestetikler (ritm bozukluklarına meyil), veya fenitoin ile (kan basıncı azalması ve bradikardi) görülmüştür. Dopamin ana alkaloidlerle kombine edilirse perifer damarlarda kangren tehlikesi ortaya çıkabilir.

Tags: ,

Arananlar: