hipotansiyon » İlaçlar isimleri - İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis,eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,ilaç adları
Currently Browsing

Posts Tagged ‘ hipotansiyon ’

DİAZEM(Kapsül)

DİAZEM
Kapsül

Üretici Firma:
Deva
Önemli:
Bu ürün YEŞİL REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Diazepam

Piyasa Şekilleri:
5 mg: 25 kapsül, 10 mg: 25 kapsül, 2 mg: 25 kapsüllük ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Anksiyolitik olarak oral yoldan günde 2-4×2-10 mg, sedatif hipnotik ve alkol yoksunluğunda başlangıç dozu 2-4×10 mg ve idame doz olarak 2-4×5 mg uygulanır. 6 aydan büyük çocuklarda oral yoldan 40-200 mg/kg hesabıyla verilir. Orta dereceli psikonörotik reaksiyonlarda 2-5 mg i.m. veya i.v. yolla verilir ve gerekirse 3-4 saatte bir tekrarlanır. Bu reaksiyonlar ileri derecedeyse 3-4 saatte bir olmak üzere 5-10 mg alkol abstinansı sendromunda 3-4 saatte bir olmak üzere 10 mg, kas spazmında 5-10 mg ve endoskopik işlem öncesi 10 mg i.m. veya i.v. yolla uygulanır.

Endikasyonları:
En önemli endikasyonu anksiyete hastalıklarıyla anksiyeteye bağlı semptomların kısa süreli tedavileridir. Akut alkol yoksunluğuna bağlı akut ajitasyon, tremor, akut delirium tremens ve halüsiyonasyonlarda kullanılır. Diazepam, lokal patolojik nedenlere bağlı (mafsal ve kas enflamasyon veya travmaları) iskelet kas spazmları, üst motor nöron hastalıkları (serebral felç ve paraplejiler) atetoz, stiffman sendromu gibi durumlarda ve çeşitli konvülzif hastalıklarda tedavi amacıyla kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Diazepama karşı aşırı duyarlılığı bilinenlere ve klinik deneyim yetersizliği nedeniyle 6 yaşından küçük çocuklara verilmemelidir. Ayrıca dar açılı glokom, miyastenia gravis ve depresif durumlarda kontrendikedir.

Uyarılar:
Diazepam psikotik hastalıkların tedavisinde değer taşımaz. Diğer santral sinir sistemine etkiyen ilaçlarda olduğu gibi diazepam alan hastalar, tehlikeli ve dikkat isteyen araç ve gereç kullanımlarında dikkatli olmaları konusunda uyarılmalıdır. Antikonvülzif tedavi görenlerde yardımcı olarak diazepam kullanımının ani olarak kesilmesi, nöbetlerin sıklığını ve şiddetini artırabilir. Diazepamın yardımcı tedavi olarak kullanıldığında konvülzif hastalıklarda konvülziyon ve grand mal şiddet ve sıklığı artabileceğinden standart antikonvülzif tedavi dozunun artırılması gerekebilir. Barbitürat, alkol gibi maddelerin ani kesilmelerine benzer şekilde, diazepamın ani kesilmelerinde, konvülziyonlar, tremor, karın ve kas krampları, kusma ve terleme gibi çekilme belirtileri uzun süreli ve yüksek dozlu tedavilerde olabilir. Bu nedenle her türlü uzun süreli tedavilerde doz yavaş yavaş azaltılmalıdır. Alkol ve diğer alışkanlık yapan maddelere bağımlı ve eğilimli olanların diazepam alırken çok yakından izlenmeleri gerekir. Gebeliğin ilk üç ayında her türlü minör trankilizanların kullanımıyla ilgili birçok yayında kongenital malformasyonlar tarif edildiği için, çoğunlukla kullanımı zorunlu olmayan bu tür ilaçlardan gebelik süresince kaçınılmalıdır. Diazepam ve metabolitleri anne sütüne geçtiğinden emzirme döneminde kullanılmamalıdır. Alkolle kullanımından kaçınılmalıdır.

Yan Etkileri:
En çok görülen yan etkiler uyuklama, bitkinlik ve ataksidir. Daha seyrek olarak konfüzyon, konstipasyon, depresyon, diplopi, disartri, baş ağrısı, hipotansiyon, sarılık, libido değişiklikleri, bulantı, deri döküntüleri, konuşma bozuklukları, üriner retansiyon, vertigo, görme bozuklukları sayılabilir. Ayrıca paradoksik olarak anksiyete, halusinasyon, uyku bozuklukları, saldırganlık oluşabilir. Bazan nötropeni, sarılık görülebileceği için periyodik kan sayımları ve karaciğer fonksiyon testleri yapılmalıdır.

İlaç Etkileşimleri:
Diğer santral etkili ilaçlarla (psikotropik ajanlar, hipnotikler, bazı analjezikler, anestezikler, hatta antihistaminikler gibi) ve de alkolle birlikte kullanımı karşılıklı olarak potansiyalizasyona neden olur ve ve bazı istenmeyen etkiler ortaya çıkar. Simetidin ve omeprazolün benzodiazepin klirensini düşürdüğü ve etkilerini potansiyalize edebileceği, rifampisin gibi hepatik enzimleri indükleyen maddelerinse benzodiazepin klirensini artırdığı gösterilmiştir. Disülfiram da diazepamın etkisini potansiyalize eder ve uzatır. Diazepam metabolizması sigara ve teofilinle hızlanır. Teofilin, düşük dozlarda diazepamın sedatif etkisini tersine çevirir. Diazepam, karaciğerde metabolize olan diğer ilaçlarla etkileşebilir, onları inhibe (levodopa) veya potansiyalize (kas gevşeticiler) eder. Nadir durumlarda fenitoin metabolizmasını inhibe ederek etkisini artırabilir. Fenobarbital ve fenitoin de diazepam metabolizmasını hızlandırabilir. Diazepamın eliminasyonunun yavaş olması nedeniyle, tedavi sonlandıktan sonra bile bazı etkileşmeler beklenebilir.

Tags: ,

Arananlar:

İRDA(Film Tablet)

İRDA
Film Tablet

Nobel
Etken Madde(ler):
İrbesartan

Piyasa Şekilleri:
300 mg: 28 film tablet, 150 mg: 28 film tablet, 75 mg: 28 film tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
İrda’nın tavsiye edilen başlangıç dozu günde bir defa 150 mg’dır. İrda yemeklerle veya yemeklerden bağımsız olarak uygulanabilir. Günlük doz gerekir ise bir kez alınan 300 mg’a artırılabilir. Tedaviye düşük doz diüretik ilave edilebilmektedir. Hidroklorotiyazidin aditif etkiye sahip olduğu gösterilmiştir. Günlük azami dozda (bir kez alınan 300 mg) ile istenen tedavi düzeyi sağlanamayan hastalarda daha yüksek doz ile etkide artış sağlamak olası değildir. İrda diğer antihipertansif ilaçlar ile birlikte kullanılabilmektedir. Volüm ve Tuz Deplesyonlu Hastalar: İntravasküler hacim azalması veya aşırı sodyum kaybı olanlarda (örneğin, yüksek doz diüretikler ile tedavi edilmiş olanlar veya diyaliz hastaları) tedaviye 75 mg gibi daha düşük bir ilk doz ile başlamak önerilmektedir. Tip II diyabeti ve hipertansiyonu olan nefropatili hastalarda günlük doz 300 mg’dır.

Endikasyonları:
Hipertansiyon tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Bileşimindeki herhangi bir maddeye aşırı duyarlılığı olanlar ile gebelik ve laktasyonda kontrendikedir.

Uyarılar:
Diyare veya kusma, diyette tuz kısıtlaması, yoğun diüretik tedavisi sonucu sıvı ve/veya sodyum kaybı olan hastalarda tedaviye başlanmasından önce, mevcut sodyum ve/veya sıvı açığı düzeltilmelidir. Bilateral böbrek arterlerinde daralma olan ya da çalışan tek böbrek arterinde daralma bulunan hastalarda renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen ilaçların kullanılması ciddi hipotansiyon ve böbrek yetersizliği riskini artırır. Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda kullanılması durumunda serum potasyum ve kreatinin düzeylerinin periyodik olarak izlenmesi önerilmektedir. Yakın dönemde böbrek transplantasyonu yapılan hastalarda kullanımına ilişkin deneyim bulunmamaktadır. Riskli hastalarda serum potasyum seviyesinin düzenli olarak takibi önerilmektedir. Aort veya mitral kapak daralması yada obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopatisi olan hastalarda özel bir dikkat gösterilmelidir. Primer aldosteronizmi olan hastalarda kullanımı önerilmemektedir. Herhangi bir antihipertansif ajanda olduğu gibi, iskemik kardiyopati ya da iskemik kardiyovasküler hastalığı olanlarda kan basıncının aşırı derecede düşmesi miyokard enfarktüsüya da strok ile sonuçlanabilir.

Yan Etkileri:
%1′den daha az sıklıkla bildirilen yan etkiler: Yüzde kızarma, baş ağrısı, kas iskelet travması, hipotansiyon ya da ortostatik hipotansiyon, sersemlik, baş dönmesidir.

İlaç Etkileşimleri:
Diğer antihipertansif ajanlar, irbesartanın hipotansif etkisini artırabilir. Serum potasyum seviyesini artıran diğer ilaçlarla birlikte kullanımının serum potasyumda artışa yol açabileceğini göstermiştir. Lityum ile birlikte kullanımda serum lityum seviyelerinin dikkatli takibi önerilmektedir.

Tags: ,

Arananlar:

GOPTEN KAPSÜL

GOPTEN
Kapsül

Üretici Firma:
Abbott
Etken Madde(ler):
Trandolapril

Piyasa Şekilleri:
0.5 mg: 20 kapsül, 2 mg: 28 kapsül, 4 mg: 28 kapsül içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Hipertansiyon: Yetişkinler: Başlangıç dozu, günde tek doz 2 mg’dır. Uygun doz, günlük tek-doz olarak maksimal 4 mg olmak üzere hastanın tedaviye cevabına göre ayarlanır. Yaşlılar: Yetişkinlerde olduğu gibi, araştırmalar, böbrek fonksiyonları normal, 65 yaşın üzerindeki hastalarda Gopten dozunun değiştirilmesinin gerekmediğini göstermiştir. Böbrek fonksiyon bozukluğu: Kreatinin klirensinin 30 ml/dak’nın altında olduğu hastalarda, tedaviye günde tek doz Gopten 0.5 mg’la başlanması önerilir. Doz hastanın tedaviye cevabına göre yükseltilebilir. Karaciğer hastalığı: Tedaviye Gopten 0.5 mg’la başlanmalı, doz terapötik cevaba göre ayarlanmalıdır. Diüretik kullanan hastalar: Diüretik kullanan hastalarda Gopten’le tedaviye başlanmadan en az 3 gün önce diüretik kesilmeli veya tedaviye Gopten 0.5 mg kapsül ile başlanmalıdır. Miyokard enfarktüsü sonrası tedavi: Miyokard enfarktüsünden sonra tedaviye üçüncü günden itibaren başlanabilir. Tedaviye maksimal 0.5 mg’lık günlük doz ile başlanmalı, ve tedricen günde tek doz olarak uygulanan maksimal 4 mg’lık doza kadar çıkılmalıdır. Tolerabiliteye bağlı olarak, forse titrasyona ara verilebilir. Örn. semptomatik hipotansiyon gelişirse, birlikte uygulanan antihipertansif tedaviler (örn. nitrat gibi vazodilatörler, diüretikler) gözden geçirilmeli ve mümkünse bu ilaçların dozu azaltılmadır. Gopten dozu, ancak bu önlemler mümkün olmazsa veya sonuç vermezse azaltılmalıdır.

Endikasyonları:
Spesifik ve uzun etkili bir ADE inhibitörüdür. Tüm Evrelerinde Esansiyel Hipertansiyon: Gerek monoterapi ve gerekse diğer antihipertansiflerle kombinasyon tedavisi için uygundur. Miyokard Enfarktüsü Sonrası Sol Ventrikül Disfonksiyonu: Miyokard enfarktüsünden sonra sol ventrikül disfonksiyonu (ejeksiyon fraksiyonu %35) olan, kalp yetmezliği semptomları ve/veya rezidüel iskemisi olan veya olmayan hastalarda sürviyi iyileştirdiği gösterilmiştir. Trandolaprille uzun süreli tedavi genel mortaliteyi, ve özellikle kardiyovasküler mortaliteyi, anlamlı olarak azaltmaktadır ve ani ölüm riski ve ağır, dirençli kalp yetmezliği gelişmesi anlamlı olarak azalmakta ve fatal veya nonfatal reenfarktüs sıklığı da azalma eğilimi göstermektedir.

Kontrendikasyonları:
Trandolapril veya diğer ADE inhibitörlerine aşırı duyarlı olan hastalarda, ADE inhibitörü uygulamasıyla bağlantılı anjiyonörotik ödem hikayesi olan hastalarda, gebelik ve emzirme döneminde kontrendikedir.

Uyarılar:
ADE inhibitörleriyle, özellikle ilk dozda ve tedavinin ilk iki haftasında, ağır hipotansiyon gelişme olasılığı mevcuttur. Ağır su ve sodyum yetersizliği (tuzsuz diyet veya uzun süreli diüretik tedavisi), bilinen veya şüphelenilen renal arter stenozu, konjestif kalp yetmezliği olan ve lup diüretikleri kullanan ve asitli sirozu olan hastalarda aşırı kan basıncı düşmeleri görülebilir. Böbrek yetmezliği, konjestif kalp yetmezliği, bilateral renal arter stenozu ve unilateral renal arter stenozu olan hastalarda böbrek fonksiyonları bozulabilir. Bu hastalarda böbrek fonksiyonları izlenmeli ve fonksiyon bozukluğu başgösterirse, tedavi kesilmelidir. Diğer ADE inhibitörleriyle olduğu gibi Trandolapril ile tedavi edilen hastalarda da ender de olsa, yüz, dudak, dil, glottis ve/veya larenks ödemleri bildirilmiştir. Böyle bir durumda ilaç kesilmeli ve hasta ödem kaybolana kadar izlenmelidir. Eğer ödem sadece yüzü etkiliyorsa konservatif tedavi yeterlidir. Ancak fasiyal ödemin ve larenks ödeminin birlikte oluşması çok tehlikelidir. Eğer dil, glottis veya larenks etkilenmişse solunum yolları obstrüksiyonu oluşabilir. Bu durumda hemen 1:1000′lik adrenalin solüsyonu (0.3-0.5 ml) subkutan uygulanmalı ve gecikmeden uygun tedavi yapılmalıdır. Böyle bir reaksiyondan sonra, ADE inhibitörü ile tedavi bir daha düşünülmemelidir. ADE inhibitörü kullanımına bağlı olmayan, Quincke ödemi hikayesi olan hastalar, ADE inhibitörü tedavisinde Quincke ödemi gelişmesi açısından daha büyük risk taşır. Kesin neden-sonuç ilişkisi bulunamamış olmasına rağmen, ADE inhibitörleriyle tedavide çok seyrek vakalarda nötropeni bildirilmiştir. Diğer ADE inhibitörleriyle de olduğu gibi, trandolaprille tedavide de, özellikle böbrek ve/veya bağ dokusu hastalığı olan kişilerde, lökosit sayısının izlenmesi önerilir. Anestezik ajanların hipotansif etkileri, ADE inhibitörleriyle şiddetlenebilir. Bireysel farklı reaksiyonlara bağlı olarak bazen taşıt ve diğer makineleri kullanma yetisi azalabilir. ADE inhibitörleri gebeliğin son 6 aylık döneminde kullanıldığında, gelişmekte olan fetüs üzerinde zararlı etkilere ve hatta ölüme neden olabilir. ADE inhibitörleri, plasentadan geçtiği için, fetüsün kan basıncını düzenleyen mekanizmalarını bozabileceği düşünülebilir. İkinci ve üçüncü trimestirde ilaç kullanımı sonrası, yeni doğanlarda oligohidroamnios, hipotansiyon, oligüri, anüri vakaları ve kafatası kemikleşme bozuklukları bildirilmiştir. Bu durumda ilaç kullanımı, prematüre ve düşük kilolu doğumlara yol açabilir. Bu nedenle tüm ADE inhibitörleri gibi trandolapril de gebelikte kullanılmamalı ve gebelik teşhis edildiğinde tedavi derhal kesilmelidir. Gebelikte, emzirme döneminde ve etkin kontrasepsiyon uygulamayan, gebe kalma olasılığı olan kadınlarda kontrendikedir. Çocuklarda kullanılması önerilmez.

Yan Etkileri:
%1′den sık görülenler: Öksürük, baş ağrısı, asteni, baş dönmesi, bulantı. % 1′den seyrek görülenler: Palpitason, kırıklık hissi, hipotansiyon, prurit, yüz kızarması. İstisnai olarak; fasiyal anjiyonörotik ödem. Laboratuvar parametreleri: Çok seyrek vakada, genelde fonksiyonel olarak, üre ve plazma kreatinin yükselmeleri gözlenmiştir. Bu yükselmelere trandolaprilin bir diüretikle birlikte uygulandığı durumlarda daha sık rastlanır. Çok nadir olarak hiperpotasemi de bildirilmiştir. Bazı durumlarda (böbrek transplantasyonu sonrası, diyaliz hastaları gibi) ADE inhibitörleri ile anemi bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Trandolaprilin potasyum tuzları ve potasyum tutan diüretiklerle birlikte uygulanmasında, özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda, hiperpotasemi oluşabilir. Böyle bir kombinasyonun gerekli olduğu durumlarda, serum potasyum düzeylerinin sık kontrollerle izlenmesi çok önemlidir. Diüretik tedavisi altındaki hastalarda, özellikle bu tedaviye kısa süre önce başlanmışsa, trandolaprille tedavi başlangıcında, kan basıncında aşırı düşmeler görülebilir. Bu nedenle semptomatik hipotansiyon riskini azaltmak için, trandolapril tedavisine başlamadan birkaç gün önce, diüretik tedavisinin kesilmesi önerilir. Eğer diüretik tedavisinin devam etmesi gerekli görülüyorsa, tedavinin başlangıcında hasta dikkatle izlenmelidir. Bütün antihipertansiflerle olduğu gibi, nöroleptik veya trisiklik antidepresanlarla kombinasyon, ortostatik hipotansiyon riskini arttırır. Trandolapril lityumun eliminasyonunu azaltabilir; lityum serum düzeyleri izlenmelidir.

Tags: ,

Arananlar: