eklem ağrıları » İlaçlar isimleri - İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis,eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,ilaç adları
Currently Browsing

Posts Tagged ‘ eklem ağrıları ’

CİFLOSİN Flakon

CİFLOSİN
Flakon

Deva

Etken Madde(ler):
Siprofloksasin laktat

Piyasa Şekilleri:
200 mg/100 ml: 200 ml’lik 1 flakon, 400 mg/200 ml: 400 ml’lik 1 flakon içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Komplikasyonsuz alt ve üst üriner sistem enfeksiyonları ve böbrek enfeksiyonlarında günde 2×100 mg; kadınların sistitleri ve akut gonorede 100 mg ve diğer enfeksiyonlarda günde 2×200 mg 30 dakikada kısa enfüzyon şeklinde uygulanır.

Endikasyonları:
E.coli (sekonder bakteriemi dahil), Klebsiella, Enterobacter, Serratia, Proteus, Providencia, Morganella, Citrobacter, Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus epidemidis, S.saprophyticus ve Enterococcus türlerinin neden olduğu idrar yolları enfeksiyonlarında; E.coli, Klebsiella pneumoniae, Enterobacter cloaceae, Proteus mirabilis, Pseudomonas aeruginosa, Haemophilus influenzae, H.parainfluenzae, Streptococcus pneumoniaenın neden olduğu alt solunum yolları enfeksiyonlarında (her ne kadar klinik denemelerde etkili bulunmuşsa da siprofloksasin Streptococcus pneumoniae pnömonisinde ilk seçim değildir); Haemophilus influenzae veya Klebsiella pneumoniaenın neden olduğu nazokomiyal pnömonide; E.coli, Klebsiella, Enterobacter, Proteus, Providencia, Morganella, Citrobacter, Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus aureus (Metisilline duyarlı), Staphylococcus epidermidis, Streptococcus pyogenesin neden olduğu deri ve deri ekleri enfeksiyonlarında; Enterobacter cloaceae, Serratia marcescens, Pseudomonas aeruginosanın neden olduğu kemik ve eklem enfeksiyonlarında; E.coli, Pseudomonas aeruginosa, Proteus mirabilis, Klebsiella pneumoniae veya Bacteroides fragilisin neden olduğu komplikasyonlu intra-abdominal enfeksiyonlarda (metronidazol ile birlikte kullanılır); Haemophilus influenzae, Streptococcus pneumoniae veya Moraxella catarrhalisin neden oldğu akut sinüzitte ve E.coli veya Proteus mirabilisin neden olduğu kronik bakteriyel prostatitte kullanılır. Febril nötropenik hastaların ampirik tedavisi için piperasilin sodyum ile birlikte kullanılır. Enfeksiyonun oluşunda anaerobik mikroorganizmaların katkısı düşünüldüğünde bunlara yönelik uygun tedavi başlatılmalıdır. Tedaviye başlamadan kültür ve duyarlılık testleri yapılmalıdır. Ancak test sonuçları beklenmeden tedaviye başlanabilir. Pseudomonas aeruginosa’nın bazı suşları ilaca karşı çabuk rezistans kazanabilir. Tedavi sırasında periyodik olarak bakteriyolojik testler yapılmalıdır.

Arananlar:

AVİGEN Fort Draje

AVİGEN Fort
Draje

Aksu Farma

Etken Madde(ler):
Vitamin A 100000 IU

Piyasa Şekilleri:
15 draje içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Hastalık durumuna göre günde 1-2 draje kullanılır.

Endikasyonları:
A vitamini eksikliğinin tedavisinde, profilaksisinde ve malabsorbsiyonunda endikedir.

Kontrendikasyonları:
A vitaminine karşı duyarlılığı olanlarda ve A hipervitaminoz olgularında kontrendikedir. Retinoidlerle tedavi edilen hastalarda, karaciğer sirozu olanlarda ve ileri derece böbrek yetmezliklerinde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Yüksek dozda A vitamini alınırsa akut ve klinik zehirlenme tabloları ortaya çıkar. Uzun süre yüksek doz (2500 IU/kg’ın üstünde) A vitamini verilen hastalar hipervitaminöz belirtileri için gözlenmeli ve günde 5000 IU/kg’lık maksimum doz aşılmamalıdır. Gerekmedikçe önerilen doz ve sürenin üstünde kullanılmamalıdır. Bebeklerde uzun süre A vitamini kullanımı epifizlerin zamansız kapanmasına neden olabilir. Yüksek doz A vitamininin potansiyel teratojenik etkisi nedeniyle, özellikle A vitamini eksikliği tedavisi için gerekli olmadıkça hamileliğin erken dönemlerinde kullanılmamalıdır. İlacın süte geçip geçmediği bilinmemektedir, tedbir olarak ilacın bu durumda kullanılması önerilmez.

Yan Etkileri:
Akut hipervitaminöz A: Başağrısı, başdönmesi, bulantı-kusma, halsizlik; bebeklerde fontanellerde şişme (Maria-see sendromu), yetişkinlerde ise beyin psödotümor denilen beningn intrakranial hipertansiyon şeklinde kafa içi basınçta artma. Kronik hipervitaminöz A: Yorgunluk, uyuşukluk, uyku bozuklukları, psişik bozukluklar, hiperirritabilite, başağrısı, iştahsızlık, bulantı-kusma, burun kanaması, nadiren hipoprotrombinemi, papilla ödemi, çift görme, epitel dokularının dökülmesi, kaşıntı, saç dökülmesi, ciltte kuruma, dudaklarda çatlama, hepatomegali ve daha nadir görülen splenomegali, menstrüel bozukluklar, kemik ve eklem ağrıları, uzun kemiklerde kortikal hiperostoz, çocuklarde epifizin zamanından önce kapanması.

İlaç Etkileşimleri:
Yüksek dozda E vitamini A vitamininin absorbsiyonunu azaltır.

Arananlar:

GENTAMED(Ampul)

GENTAMED
Ampul

Üretici Firma:
Koçak Farma
Etken Madde(ler):
Gentamisin sülfat

Piyasa Şekilleri:
40 mg: 1 ml’lik 1 ampul, 20 mg: 2 ml’lik 1 ampul, 80 mg: 2 ml’lik 1 ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
i.v. ve i.m. uygulamalarda günlük doz vücut ağırlığına göre ayarlanır ve 3×1 mg/kg hesabıyla uygulanır. Ağır olgularda günlük doz 5 mg/kg’a kadar yükseltilebilir. Çocuklarda günlük doz 6-7.5 mg/kg hesabıyla uygulanır.

Endikasyonları:
Gentamisine duyarlı olan Pseudomonas aeruginosa, Providencia türleri, Proteus türleri (indol pozitif ve indol negatif), Citrobacter türleri, Klebsiella-Enterobacter-Serratia türleri, Escherichia türleri, Staphylococcus türleri (koagülaz pozitif, koagülaz negatif, penisilin ve metisiline dirençli türler dahil), Neisseria gonorrhoeae’nin neden olduğu septisemi, bakteriyemi, (neonatal septisemi dahil); menenjit ve diğer ağır santral sinir sistemi enfeksiyonları; böbrek ve ürogenital enfeksiyonları; solunum yolu enfeksiyonları; sindirim sistemi enfeksiyonları; deri, kemik ve yumuşak doku enfeksiyonları (enfekte yanık ve yaralar dahil); peritonit gibi intraabdominal enfeksiyonlar ve göz enfeksiyonlarının tedavisinde endikedir. Gentamisin, negatif bakterilerin neden olduğu bilinen ya da kuşkulanılan enfeksiyonlarda başlangıç tedavisi olarak uygulanabilir. Tedavinin daha sonra gentamisin ile sürdürülüp sürdürülemeyeceğine, antibiyogram sonuçlarına, hastanın tedaviye verdiği yanıta ve gösterdiği toleransa göre karar verilmelidir. Ağır enfeksiyonlarda ve/veya etkenin saptanamadığı durumlarda, duyarlılık testleri sonuçlanıncaya kadar, gentamisin, bir penisilin ya da sefalosporin grubu antibiyotikle kombine edilerek, başlangıç tedavisi olarak uygulanabilir. Eğer anaerobik bakterilerden kuşkulanılıyorsa, gentamisin uygun bir antimikrobik tedaviyle kombine edilerek kullanılabilir. Pseudomonas aeruginosa’nın neden olduğu çok ağır enfeksiyonlarda gentamisin, karbenisilin ya da tikarsilin ile kombine edildiğinde etkin bir tedavi sağlamıştır. Gentamisin, D grubu Streptokokların neden olduğu endokarditlerde, bir penisilin grubu ilaçla kombine edildiğinde etkin bulunmuştur. Neonatal sepsis ve Stafilokok pnömonilerinde, gentamisin penisilin grubu bir antibiyotikle kombine kullanılmalıdır.

Kontrendikasyonları:
Gentamisine aşırı duyarlılığı olanlarda ve gentamisin uygulandığında ciddi toksik reaksiyon görülen kişilerde kontrendikedir.

Uyarılar:
Toksik belirtilerin orta çıkma olasılığı yüzünden, aminoglikozid kullanan hastalar klinik olarak yakından izlenmelidir. Özellikle böbrek fonksiyonlarında bozukluk olduğu bilinen ya da kuşkulanılan hastalarda, böbrek ve 8. kafa çiftinin fonksiyonları kontrol altında tutulmalıdır. İdrar, dansite, proteinüri ve sediment açısından izlenmelidir. Kan, üre, serum kreatinin düzeyleri ya da kreatinin klirensi belli aralıklarla ölçülmelidir. Baş dönmesi, vertigo, kulak çınlaması, kulaklarda uğuldama ve işitme kaybı gibi ototoksik bulgular ya da nefrotoksik bulgular görüldüğünde, doz azaltılmalı ya da tedavi kesilmelidir. Gentamisin serum düzeyleri, toksik etki göstermeyecek, ancak yeterli etkinliği sağlayacak düzeyde tutulmalıdır. Gentamisin en yüksek serum düzeyinin uzun süre 12 mcg/ml’nin üzerinde kalmamasına dikkat edilmelidir. Gentamisin serum yoğunluğuyla izleniyorsa, 2 mcg/ml üzerine çıkılmasından kaçınılmalıdır. Ağır yanık olgularında, gentamisin farmokokinetiğinde değişme ve buna bağlı serum yoğunluğunda düşme görülebilir. Bu grup hastalarda, doz miktarının serum yoğunlukları yardımıyla saptanması önerilir. Aminoglikozidler, kuramsal olarak nöromüsküler ileti üzerinde kürara benzer etki yapabildiklerinden, myasthenia gravis, parkinsonizm ya da çocuklarda görülen botulizm gibi nöromüsküler bozukluklarla seyreden hastalığı olanlarda dikkatle kullanılmalıdır. Bazı yaşlı hastalarda böbrek fonksiyonları azalmış olduğu halde, kan üresi ve serum kreatinin gibi rutin testlere saptanmayabilir. Bu gibi durumlarda kreatinin klirensinin ölçülmesi daha yararlıdır. Bu grup hastalarda, diğer aminoglikozidlerde olduğu gibi gentamisin tedavisinde de, böbrek fonksiyonlarının yakından izlenmesi önerilir. Gentamisin ile tedavi edilen bazı yetişkin ve çocuklarda, aminoasidüri ve metabolik asidozla birlikte seyreden Fanconu benzeri bir sendromun görüldüğü bildirilmiştir. Aminoglikozidler arasında çapraz allerjenisite olduğu gösterilmiştir. Tedavi sırasında hastalara yeterli sıvı verilmesine dikkat edilmelidir. Gentamisin tedavisi sırasında dirençli bakterilerin sayısında artış görüldüğü bildirilmiştir. Bu durumlarda, uygun bir tedaviye başlanmalıdır. İnhalasyon ile verilen gentamisinin miktarı, kullanılan aletlere ve uygulama koşullarına göre değişebilir. Sistemik aminoglikozid tedavisiyle birlikte kullanıldığında, özellikle doğrudan endotrakeal uygulamalarda, serum yoğunluğunun artabileceği gözönüne alınmalıdır. Aminoglikozid grubu antibiyotikler plasentadan geçerler ve gebelere verildiğinde fetüse zarar verebilirler. Gentamisinin fetüse zarar verip vermediği ya da fertiliteyi etkileyip etkilemediği bilinmemektedir. Emzirilen bebeklerde ciddi yan etkilerin ortaya çıkma olasılığı nedeniyle, emzirme ya da ilacın kesilmesi değerlendirilmelidir.

Yan Etkileri:
Böbreklerde görülen yan etkiler daha çok, böbrek yetmezliği olan ve önerilenden daha uzun süre ya da daha yüksek dozla tedavi edilen hastalarda ortaya çıkar. Özellikle böbrek yetmezliği olan ve uzun süre ve/veya yüksek dozla tedavi edilen hastalarda vestibüler, işitme organları ve 8. kafa çiftiyle ilgili yan etkiler bildirilmiştir. Ortaya çıkan bu bulgular baş dönmesi, vertigo, kulak çınlaması, kulaklarda uğultu ve işitme kaybıdır. İşitme kaybı genellikle önce tiz seslerde ortaya çıkar ve tedavinin kesilmesiyle düzelmeyebilir. Diğer aminoglikozidlerle görülen vestibüler bozukluklar da geriye dönüşümsüz olabilir. Aminoglikozidlere bağlı ototoksik belirtilerin ortaya çıkma riskini artıran diğer unsurlar dehidratasyon, etakrinik asit ya da furosemidle birlikte kullanım ya da diğer ototoksik ilaçların daha önce kullanılmış olmasıdır. Deride his azalması, karıncalanma, kaslarda seğirme, konvülziyon ve myasthenia gravis benzeri sendromlar da bildirilen yan etkiler arasındadır. Solunum depresyonu, letarji, konfüzyon, depresyon, görme bozukluğu, iştah azalması, kilo kaybı, hipotansiyon, hipertansiyon, isilik, kaşıntı, ürtiker, yanma hissi, larinks ödemi, anafilaktoid reaksiyonlar, ateş ve baş ağrısı, bulantı, kusma, tükrük salgısında artış ve stomatit, purpura, psödotümör serebri, akut ve organik beyin sendromu, pulmoner fibroz, alopesi, eklem ağrıları, geçici hepatomegali ve splenomegali de gentamisin kullanımına bağlı olarak bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Sisplatin, sefaloridin, amikasin, neomisin, polimiksin B, kolistin, paromimisin, streptomisin, tobramisin, vankomisin ve viomisin gibi sistemik ya da topikal kullanılabilen ototoksik ve/veya nefrotoksik ilaçlarla birlikte ya da arka arkaya kullanmaktan kaçınılmalıdır. Dehidratasyon ve ileri yaş da hastada toksik belirtilerin ortaya çıkma riskini artıran unsurlardır. Etakrinik asit ve furosemid gibi diüretikler, antibiyotiğin serum yoğunluğunu etkileyerek, toksik belirtilerin ortaya çıkma olasılığını artırırlar. Aminoglikozidler bazı sefalosporinlerle birlikte kullanıldıklarında, nefrotoksik belirtilerin arttığı bildirilmiştir. Bir aminoglikozid, in vitro koşullarda bir Beta-laktam grubu antibiyotikle karıştırıldığında, her ikisi de etkisiz hale gelebilir. Böbrek fonksiyonları sağlam olan ya da bazı hastalarda, bir aminoglikozid ve bir penisilin müstahzarı farklı yollardan uygulandığında, aminoglikozidlerin serum düzeyinin ya da serum yarılanma ömrünün azaldığı saptanmıştır. Gentamisin ile birlikte karbenesilin verilen ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda, gentamisin serum yarılanma ömrünün kısaldığı bildirilmiştir. Aminoglikozidlerin bu tür etkisizleşmeleri, ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda klinik açıdan önem kazanır. Yüksek doz (40 mg/kg) gentamisin verilen kedilerde nöromüsküler blok ve solunum felcinin geliştiği bildirilmiştir. Bu bulgular, gentamisin ile birlikte süksinilkolin, tubokürarin ya da dekametonyum, anestezikler ya da antikoagülan sitratlar gibi nöromüsküler blok yapan ilaçlar kullanıldığında gözönünde bulundurulmalıdır. Blok oluştuğunda kalsiyum tuzları tabloyu düzeltebilirler.

Tags: ,

Arananlar:

GENTA(Ampul)

GENTA
Ampul

Üretici Firma:
İ.E. Ulagay
Etken Madde(ler):
Gentamisin sülfat

Piyasa Şekilleri:
20 mg: 1 ampul, 40 mg: 1 ampul, 80 mg: 1 ampul, 120 mg: 1 ampul, 160 mg: 1 ampullük ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
i.v. ve i.m. uygulamalarda günlük doz vücut ağırlığına göre ayarlanır ve 3×1 mg/kg hesabıyla uygulanır. Ağır olgularda günlük doz 5 mg/kg’a kadar yükseltilebilir. Çocuklarda günlük doz 6-7.5 mg/kg hesabıyla uygulanır.

Endikasyonları:
Gentamisine duyarlı olan Pseudomonas aeruginosa, Providencia türleri, Proteus türleri (indol pozitif ve indol negatif), Citrobacter türleri, Klebsiella-Enterobacter-Serratia türleri, Escherichia türleri, Staphylococcus türleri (koagülaz pozitif, koagülaz negatif, penisilin ve metisiline dirençli türler dahil), Neisseria gonorrhoeae’nin neden olduğu septisemi, bakteriyemi, (neonatal septisemi dahil); menenjit ve diğer ağır santral sinir sistemi enfeksiyonları; böbrek ve ürogenital enfeksiyonları; solunum yolu enfeksiyonları; sindirim sistemi enfeksiyonları; deri, kemik ve yumuşak doku enfeksiyonları (enfekte yanık ve yaralar dahil); peritonit gibi intraabdominal enfeksiyonlar ve göz enfeksiyonlarının tedavisinde endikedir. Gentamisin, negatif bakterilerin neden olduğu bilinen ya da kuşkulanılan enfeksiyonlarda başlangıç tedavisi olarak uygulanabilir. Tedavinin daha sonra gentamisin ile sürdürülüp sürdürülemeyeceğine, antibiyogram sonuçlarına, hastanın tedaviye verdiği yanıta ve gösterdiği toleransa göre karar verilmelidir. Ağır enfeksiyonlarda ve/veya etkenin saptanamadığı durumlarda, duyarlılık testleri sonuçlanıncaya kadar, gentamisin, bir penisilin ya da sefalosporin grubu antibiyotikle kombine edilerek, başlangıç tedavisi olarak uygulanabilir. Eğer anaerobik bakterilerden kuşkulanılıyorsa, gentamisin uygun bir antimikrobik tedaviyle kombine edilerek kullanılabilir. Pseudomonas aeruginosa’nın neden olduğu çok ağır enfeksiyonlarda gentamisin, karbenisilin ya da tikarsilin ile kombine edildiğinde etkin bir tedavi sağlamıştır. Gentamisin, D grubu Streptokokların neden olduğu endokarditlerde, bir penisilin grubu ilaçla kombine edildiğinde etkin bulunmuştur. Neonatal sepsis ve Stafilokok pnömonilerinde, gentamisin penisilin grubu bir antibiyotikle kombine kullanılmalıdır.

Kontrendikasyonları:
Gentamisine aşırı duyarlılığı olanlarda ve gentamisin uygulandığında ciddi toksik reaksiyon görülen kişilerde kontrendikedir.

Uyarılar:
Toksik belirtilerin orta çıkma olasılığı yüzünden, aminoglikozid kullanan hastalar klinik olarak yakından izlenmelidir. Özellikle böbrek fonksiyonlarında bozukluk olduğu bilinen ya da kuşkulanılan hastalarda, böbrek ve 8. kafa çiftinin fonksiyonları kontrol altında tutulmalıdır. İdrar, dansite, proteinüri ve sediment açısından izlenmelidir. Kan, üre, serum kreatinin düzeyleri ya da kreatinin klirensi belli aralıklarla ölçülmelidir. Baş dönmesi, vertigo, kulak çınlaması, kulaklarda uğuldama ve işitme kaybı gibi ototoksik bulgular ya da nefrotoksik bulgular görüldüğünde, doz azaltılmalı ya da tedavi kesilmelidir. Gentamisin serum düzeyleri, toksik etki göstermeyecek, ancak yeterli etkinliği sağlayacak düzeyde tutulmalıdır. Gentamisin en yüksek serum düzeyinin uzun süre 12 mcg/ml’nin üzerinde kalmamasına dikkat edilmelidir. Gentamisin serum yoğunluğuyla izleniyorsa, 2 mcg/ml üzerine çıkılmasından kaçınılmalıdır. Ağır yanık olgularında, gentamisin farmokokinetiğinde değişme ve buna bağlı serum yoğunluğunda düşme görülebilir. Bu grup hastalarda, doz miktarının serum yoğunlukları yardımıyla saptanması önerilir. Aminoglikozidler, kuramsal olarak nöromüsküler ileti üzerinde kürara benzer etki yapabildiklerinden, myasthenia gravis, parkinsonizm ya da çocuklarda görülen botulizm gibi nöromüsküler bozukluklarla seyreden hastalığı olanlarda dikkatle kullanılmalıdır. Bazı yaşlı hastalarda böbrek fonksiyonları azalmış olduğu halde, kan üresi ve serum kreatinin gibi rutin testlere saptanmayabilir. Bu gibi durumlarda kreatinin klirensinin ölçülmesi daha yararlıdır. Bu grup hastalarda, diğer aminoglikozidlerde olduğu gibi gentamisin tedavisinde de, böbrek fonksiyonlarının yakından izlenmesi önerilir. Gentamisin ile tedavi edilen bazı yetişkin ve çocuklarda, aminoasidüri ve metabolik asidozla birlikte seyreden Fanconu benzeri bir sendromun görüldüğü bildirilmiştir. Aminoglikozidler arasında çapraz allerjenisite olduğu gösterilmiştir. Tedavi sırasında hastalara yeterli sıvı verilmesine dikkat edilmelidir. Gentamisin tedavisi sırasında dirençli bakterilerin sayısında artış görüldüğü bildirilmiştir. Bu durumlarda, uygun bir tedaviye başlanmalıdır. İnhalasyon ile verilen gentamisinin miktarı, kullanılan aletlere ve uygulama koşullarına göre değişebilir. Sistemik aminoglikozid tedavisiyle birlikte kullanıldığında, özellikle doğrudan endotrakeal uygulamalarda, serum yoğunluğunun artabileceği gözönüne alınmalıdır. Aminoglikozid grubu antibiyotikler plasentadan geçerler ve gebelere verildiğinde fetüse zarar verebilirler. Gentamisinin fetüse zarar verip vermediği ya da fertiliteyi etkileyip etkilemediği bilinmemektedir. Emzirilen bebeklerde ciddi yan etkilerin ortaya çıkma olasılığı nedeniyle, emzirme ya da ilacın kesilmesi değerlendirilmelidir.

Yan Etkileri:
Böbreklerde görülen yan etkiler daha çok, böbrek yetmezliği olan ve önerilenden daha uzun süre ya da daha yüksek dozla tedavi edilen hastalarda ortaya çıkar. Özellikle böbrek yetmezliği olan ve uzun süre ve/veya yüksek dozla tedavi edilen hastalarda vestibüler, işitme organları ve 8. kafa çiftiyle ilgili yan etkiler bildirilmiştir. Ortaya çıkan bu bulgular baş dönmesi, vertigo, kulak çınlaması, kulaklarda uğultu ve işitme kaybıdır. İşitme kaybı genellikle önce tiz seslerde ortaya çıkar ve tedavinin kesilmesiyle düzelmeyebilir. Diğer aminoglikozidlerle görülen vestibüler bozukluklar da geriye dönüşümsüz olabilir. Aminoglikozidlere bağlı ototoksik belirtilerin ortaya çıkma riskini artıran diğer unsurlar dehidratasyon, etakrinik asit ya da furosemidle birlikte kullanım ya da diğer ototoksik ilaçların daha önce kullanılmış olmasıdır. Deride his azalması, karıncalanma, kaslarda seğirme, konvülziyon ve myasthenia gravis benzeri sendromlar da bildirilen yan etkiler arasındadır. Solunum depresyonu, letarji, konfüzyon, depresyon, görme bozukluğu, iştah azalması, kilo kaybı, hipotansiyon, hipertansiyon, isilik, kaşıntı, ürtiker, yanma hissi, larinks ödemi, anafilaktoid reaksiyonlar, ateş ve baş ağrısı, bulantı, kusma, tükrük salgısında artış ve stomatit, purpura, psödotümör serebri, akut ve organik beyin sendromu, pulmoner fibroz, alopesi, eklem ağrıları, geçici hepatomegali ve splenomegali de gentamisin kullanımına bağlı olarak bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Sisplatin, sefaloridin, amikasin, neomisin, polimiksin B, kolistin, paromimisin, streptomisin, tobramisin, vankomisin ve viomisin gibi sistemik ya da topikal kullanılabilen ototoksik ve/veya nefrotoksik ilaçlarla birlikte ya da arka arkaya kullanmaktan kaçınılmalıdır. Dehidratasyon ve ileri yaş da hastada toksik belirtilerin ortaya çıkma riskini artıran unsurlardır. Etakrinik asit ve furosemid gibi diüretikler, antibiyotiğin serum yoğunluğunu etkileyerek, toksik belirtilerin ortaya çıkma olasılığını artırırlar. Aminoglikozidler bazı sefalosporinlerle birlikte kullanıldıklarında, nefrotoksik belirtilerin arttığı bildirilmiştir. Bir aminoglikozid, in vitro koşullarda bir Beta-laktam grubu antibiyotikle karıştırıldığında, her ikisi de etkisiz hale gelebilir. Böbrek fonksiyonları sağlam olan ya da bazı hastalarda, bir aminoglikozid ve bir penisilin müstahzarı farklı yollardan uygulandığında, aminoglikozidlerin serum düzeyinin ya da serum yarılanma ömrünün azaldığı saptanmıştır. Gentamisin ile birlikte karbenesilin verilen ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda, gentamisin serum yarılanma ömrünün kısaldığı bildirilmiştir. Aminoglikozidlerin bu tür etkisizleşmeleri, ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda klinik açıdan önem kazanır. Yüksek doz (40 mg/kg) gentamisin verilen kedilerde nöromüsküler blok ve solunum felcinin geliştiği bildirilmiştir. Bu bulgular, gentamisin ile birlikte süksinilkolin, tubokürarin ya da dekametonyum, anestezikler ya da antikoagülan sitratlar gibi nöromüsküler blok yapan ilaçlar kullanıldığında gözönünde bulundurulmalıdır. Blok oluştuğunda kalsiyum tuzları tabloyu düzeltebilirler.

Tags: ,

Arananlar:

DIOVAN(Film Tablet)

DIOVAN
Film Tablet

Üretici Firma:
Novartis
Etken Madde(ler):
Valsartan

Piyasa Şekilleri:
80 mg: 28 film tablet, 160 mg: 28 film tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Hipertansiyon: Önerilen Diovan dozu, günde 1 defa 80 mg’dır. Antihipertansif etki, 2 hafta içerisinde kendini gösterir ve 4 hafta sonra en yüksek düzeye varır. Kan basıncı yeterince kontrol altına alınamayan hastalarda günlük Diovan dozu 160 mg’a yükseltilebilir veya bir diüretik eklenebilir. Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda veya safra kökenli olmayan ve kolestazı olmayan karaciğer yetmezliği vakalarında, dozaj ayarlanmasına ihtiyaç yoktur. Diger antihipertansiflerle birlikte de kullanılabilir. Kalp yetmezliği: Önerilen baslangıç dozu, günde 2 defa 40 mg’dır. Daha sonra bu doz, hasta tolere ettigi sürece günde 2 defa 80 mg ve günde 2 defa 160 mg’a (en yüksek doza) yükseltilmelidir. Bu sırada, birlikte kullanılan diüretik dozunun azaltılması düşünülmelidir. Klinik çalısmalarda verilmiş olan en yüksek doz, bölünmüş dozlarda günde 320 mg’dır. Kalp yetmezliği olan hastaların değerlendirmesinde, mutlaka böbrek fonksiyonu da değerlendirilmelidir. Diovan’ın çocuklardaki emniyeti ve etkinliği, henüz belirlenmemistir.

Endikasyonları:
Hipertansiyon tedavisi ve kalp yetmezliğinde (NYHA sınıf II, III ve IV) endikedir. Diüretikler, digital ve ADE inhibitörleri ya da beta-blokerler gibi fakat ikisi birlikte olmaksızın; kalp yetmezliğinin standart tedavisini alan hastalarda kullanılır; bu standart tedavilerin hepsinin birden uygulanması zorunlu değildir. Miyokard infarktüsü sonrası; miyokard infarktüsünden sonra sol ventrikül yetersizliğine ait belirtiler, semptomlar veya radyolojik kanıtlar ve/veya sol ventrikül sistolik disfonksiyonu gelişen, klinik bakımdan stabil hastaların yaşam süresinin uzatılmasında kullanılır.

Kontrendikasyonları:
İçerisindeki maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlık ve gebelikte kontrendikedir.

Uyarılar:
İleri derecede sodyum açığı ve/veya hacim açığı olan hastalarda, örnegin yüksek doz diüretik kullananlarda, valsartan tedavisine baslanmasından sonra ender vakalarda semptomatik hipotansiyon gelişebilir. Bu nedenle tedaviye başlanmadan önce, örnegin kullanılan diüretik dozu azaltılarak, sodyum ve/veya hacim açığı düzeltilmelidir. Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini etkileyen diğer ilaçlar, tek ya da iki yanlı renal arter stenozu olan hastalarda, kan üre ve serum kreatinin düzeylerini yükseltebildiğinden, bir güvenlik önlemi olarak hastanın izlenmesi önerilir. Ağır renal fonksiyon bozukluğu (kreatinin klirensi <10 ml/dak.) olan vakalarda bilgi mevcut değildir ve bu nedenle dikkatli olunması önerilir. Safra yolu obstrüksiyonu olan hastalarda, valsartan klirensinin azaldığı gösterilmiştir. Bu hastalarda valsartan kullanılırken özellikle dikkatli olmak gerekir. Valsartan ile tedavi edilen kalp yetmezliği vakalarında kan basıncı çoğu zaman biraz düşer ama dozaj talimatı yerine getirilirse, semptomatik hipotansiyon nedeniyle tedaviye son verilmesi gerekmez. Kalp yetmezliği olan hastalarda tedaviye başlarken, ihtiyatlı olmak gerekir. Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin inhibe olmuş olması nedeniyle, duyarlı kişilerde böbrek fonksiyonunun değişikliğe uğraması beklenebilir. Böbrek fonksiyonu renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi aktivitesine bağımlı olabilecek, şiddetli kalp yetmezliği vakalarında, ADE inhibitörlerinin ve anjiyotensin reseptör blokerlerinin kullanılmasına; oligüri ve/veya ilerleyici azotemi ve (ender olarak) akut böbrek yetmezliği ve/veya ölüm eşlik etmiştir. Kalp yetmezligi olan hastaların değerlendirmesi mutlaka böbrek fonksiyonu incelemesini de içermelidir. Kalp yetmezliği olan hastalarda, bir ADE inhibitörü, bir beta-bloker ve anjiyotensin II reseptör blokeri üçlü kombinasyonundan olusan valsartan önerilmez. Gebelik kategorisi birinci trimester için C, ikinci ve üçüncü trimester için D’dir. Gebeliğin 2. ve son üç aylık dönemlerindeki kadınlarda kullanılan ADE inhibitörlerine in utero maruz kalan fetusun zarar gördüğü veya öldüğü bildirilmiştir. Bu nedenle, gebelik sırasında kullanılmamalıdır. Valsartanın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Emziren sıçanların sütüne geçmiştir. Bu nedenle emzirenler tarafından kullanılması önerilmez. Araç ya da makine kullanırken dikkatli olunması önerilir.

Yan Etkileri:
%1 veya daha sık görülen advers etkiler: Sersemlik, viral enfeksiyon, üst solunum yolu enfeksiyonu, öksürük, ishal, yorgunluk, rinit, sinüzit, sırt agrısı, karın ağrısı, bulantı, farenjit, eklem ağrıları. %1′den daha az görülen diğer istenmeyen etkiler: Ödem, asteni, uykusuzluk, döküntü, azalmış libido, vertigo. Bu etkilerin valsartan tedavisi ile nedensel ilişkisi olup olmadığı bilinmemektedir. Piyasaya verildikten sonra elde edilen veriler, çok ender olgularda anjiyoödem, döküntü, kaşıntı ve serum hastalığı ve vaskülit dahil diğer aşırı duyarlılık/alerjik reaksiyonları göstermistir. Çok nadir olarak böbrek fonksiyon bozukluğu vakası bildirilmiştir. Valsartan kalp yetmezliği çalışmasının ilk 4 ayı dahil, çift-kör olarak gerçekleştirilen, kısa süreli kalp yetmezliği çalışmalarında insidansi %1′in üzerinde bulunan advers olaylar: Baş dönmesi (vertigo dışında), hipotansiyon, postüral baş dönmesi, postüral hipotansiyon, yorgunluk, ishal, baş ağrısı, bulantı, böbrek bozukluğu, hiperkalemi ve vertigo. Ender bazı vakalarda valsartan kullanımına hemoglobin ve hematokrit azalması eşlik edebilir. Valsartan kullanan hastaların %1.9′unda, bir ADE inhibitörü ile tedavi edilen hastaların ise %1.6′sında nötropeni görülmüstür. Serum kreatinin, potasyum ve total bilirubin düzeylerinde anlamlı artışlar görülen hasta oranları %0.8, %4.4 ve %6; bir ADE inhibitörü ile tedavi edilen hastalarda ise %1.6, %6.4 ve %12.9 olmuştur. Valsartan kullanan hastalarda karaciğer fonksiyonu parametrelerinin zaman zaman yükseldiği bildirilmiştir. Kalp yetmezliği olan hastalarda serum kreatinin düzeyleri, %3.9′unda %50′den fazla artmıştır. Yine bu hastaların %10.1′inde serum potasyum düzeylerinin %20′den fazla arttığı görülmüştür. %16.8′inde kan üre azotunun %50′den fazla yükseldiği gözlemlenmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Spironolakton, triamteren, amilorid gibi potasyum tutucu diüretiklerin, potasyum suplemanlarının veya potasyum içeren yapay sofra tuzlarının birlikte kullanılması, serum potasyumunda artışlara ve kalp yetmezliği olan hastalarda serum kreatininde yükselmeye neden olabilir.

Tags: ,

Arananlar: