diyare » İlaçlar isimleri - İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis,eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,ilaç adları
Currently Browsing

Posts Tagged ‘ diyare ’

ATACAND(Tablet)

ATACAND
Tablet

Üretici Firma:
AstraZeneca
Etken Madde(ler):
Kandesartan sileksetil

Piyasa Şekilleri:
4 mg: 28 tablet, 16 mg: 28 tablet, 8 mg: 28 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Başlangıç dozu günde 1 defada 4 mg’dır. İdame dozu günde 1 defada 8 mg’dır. En yüksek doz günde 1 defada 16 mg’dır. Böbrek ya da karaciğer yetmezliği olduğunda, başlangıç dozu olarak 2 mg önerilir.

Endikasyonları:
Esansiyel hipertansiyon tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Içerisindeki maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık, hamilelik ve emzirme dönemlerinde ve ciddi hepatik bozukluk ve/veya kolestaziste kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Bilateral renal arter stenozlu veya tek işlevsel böbrekteki arterde stenozu olan hastalarda, kan ve üre miktarını ve serum kreatinin düzeyini artırabilir. Ağır intravasküler sıvı kaybı olan hastalarda semptomatik hipotansiyon oluşabilir. Bu durum tedaviye başlamadan önce düzeltilmelidir. Ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanıldığında, serum potasyum ve kreatinin düzeyleri, periyodik olarak ölçülmelidir. Böbrek transplantasyonu yapılmış hastalara verilmesi ile ilgili hiçbir deneyim yoktur. Hemodinamik aort ya da mitral kapak stenozu olan ya da obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopatili hastalarda, çok dikkatli kullanılmalıdır. Primer hiperaldoseronizmi olan hastalar renin anjiyotensin-aldosteron sistemi üzerinden etki gösteren antihipertansif ilaçlara genellikle yanıt vermezler. Bu nedenle kullanımı önerilmemektedir. Potasyum tutucu diüretiklerle, potasyum preparatları ile (heparin) birlikte kullanımı serum potasyum düzeylerini artırabilir. Her antihipertansif ajan ile olduğu gibi, iskemik kardiyopatisi ya da iskemik serebrovasküler hastalığı olanlarda, aşırı kan basıncının düşmesi, miyokardiyal enfarktüs ya da stroka neden olabilir. Araç ya da makine kullanırken başdönmesi ya da yorgunluk hali olabileceği dikkate alınmalıdır.

Yan Etkileri:
Başağrısı, üst solunum yolu enfeksiyonu, sırt ağrısı, baş dönmesi, bulantı, öksürük, influenza benzeri semptomlar, yorgunluk, karın ağrısı, diyare, faranjit, periferal ödem, kusma, bronşit, rinit %1′den fazla oranda görülen yan etkilerdir. Karaciğer enzim düzeylerinde ve/veya serum bilirubin düzeylerinde çok seyrek olarak artışlar görülmüştür.

İlaç Etkileşimleri:
Antihipertansif etkisi diğer antihipertansiflerle artabilir. Lityumun birlikte kullanımında serum lityum konsantrasyonlarında ve toksisitede dönüşümlü artış bildirilmiştir. Serum lityum düzeyleri dikkatlice izlenmelidir.

Tags: ,

Arananlar:

ENAPRİL Plus Tablet

ENAPRİL Plus
Tablet

Üretici Firma:
Sandoz
Etken Madde(ler):
Enalapril maleat 20 mg, Hidroklorotiyazid 12.5 mg

Piyasa Şekilleri:
20 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Günde 1 kez, 1 tane Enapril Plus Tablet alınır. Kreatinin klirensi 30-80 ml/dak ise; Enapril Plus günde 1/2 tablet olarak alınır. Kreatinin klirensi <30 ml/dak ise; Enapril Plus Tablet kullanılmamalıdır.

Endikasyonları:
ADE İnhibitörü antihipertansif ve diüretik etkilidir. Kombine terapiyi gerektiren hastalarda esansiyel hipertansiyonun tedavisi için kullanılır.

Kontrendikasyonları:
İlacın enalapril maleat, hidroklorotiyazid veya sülfonamid türevi ilaçlara karşı aşırı duyarlılığı olanlarda, daha önce ADE inhibitörlerine bağlı anjiyonörotik ödem hikayesi olanlarda ve anürisi olan hastalarda kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Enalapril:Tek başına enalapril tedavisi gören ve komplike olmayan hipertansif hastalarda hipotansiyon riski seyrek görülmekteyse de ciddi kalp yetmezliği, hiponatremi, yüksek doz diüretik kullanımı, yakın zamanda aşırı diürez veya diüretik dozunda artış, renal dializ, ciddi volüm düşmesi ve tuz kaybı gibi şartların var olması halinde hipotansiyon riski yüksek olup, diğer ADE inhibitörlerinde görüldüğü gibi, özellikle renal fonksiyonların renin-anjiyotensin-aldosteron sistemine bağlı olduğu ciddi kalp yetmezliklerinde oliguri ve/veya progresif azotemi ve nadiren akut böbrek yetmezliğiyle assosiye olabilir. Geçici hipotansiyon kan basıncının kontrol altına alınması halinde tedaviye ara verilmesini gerektirmez. Semptomatik hipotansiyon oluşması halinde enalapril dozunun azaltılması veya enalapril ya da diüretiğin kesilmesi gerekebilir. Hipotansiyon riski olan hastalarda tedavi yakın kontrol altında başlatılmalı ve ilk iki hafta boyunca izlenmelidir. Diğer ADE inhibitörleriyle olduğu gibi enalapril ile tedavi gören hastalarda yüz, dil, dudak, ekstremiteler ve boğazda anjiyoödem oluşabilir. Larenks ödeminin de beraber görüldüğü anjiyoödem özellikle ilk dozdan sonra oluşur. Yüz, dil, dudaklarda şişme, yutmada ve nefes almada güçlük gibi ilk belirtilerin görülmesi halinde tedavi hemen kesilmeli ve uygun önlemler alınmalıdır (1/1000′lik adrenalin çözeltisi 0.3-0.5 ml, s.c.). Böbrek yetmezliği, diabetes mellitus, potasyum tutucu diüretikler, potasyum takviye ediciler veya potasyum içeren tuzlar gibi hiperkalemiye yol açacak unsurların varlığında enalapril tedavisi çok dikkatli yapılmalıdır. Enalapril böbrek fonksiyonlarının bozuk olduğu hastalarda özellikle diüretiklerle birlikte kullanıldığı zaman kan, üre ve serum kreatinin düzeylerinde yükselmeye neden olabilir. Bu artış diüretiğin ve/veya enalaprilin dozunun azaltılması ya da kesilmesiyle geri döner. Tek veya iki taraflı renal arter stenozu olan kişilerde böbrek fonksiyonları tedavinin ilk birkaç haftası boyunca kontrol edilmelidir. Böbrek fonksiyon bozukluğu olanlarda, özellikle vasküler kollajen rahatsızlığın varlığı halinde agranülositoz ve kemik iliği depresyonu ihtimali dikkate alınmalı ve düzenli kan kontrolleri yapılmalıdır. Tedavi sırasında ortaya çıkacak enfeksiyon belirtileri dikkate alınmalıdır. ADE inhibitörleriyle tedavi sırasında kuru ve inatçı öksürük görülebilir. Tedavinin kesilmesiyle kaybolur. Büyük cerrahi girişimlerde, hipotansif ajanlarla anestezi sırasında kompanzatuvar renin salınımına bağlı oluşan anjiyotensin II enalapril bloke edebilir. Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalarda fötal toksisitesi olduğunu göstermiştir. İkinci ve üçüncü trimesterdeki ilaç kullanımı sonrasında yenidoğanlarda oligohidramnios, hipotansiyon, oliguri, anüri olguları ve kafatası kemikleşmesinde bozukluklar bildirilmiştir. Anne sütüne geçip geçmediği hakkında bir bilgi yoktur. Bu nedenle emziren annelerde kullanılması gerektiğinde dikkatli olunmalıdır.  Hidroklorotiyazid: Yaşlı hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Aynı şekilde kalp yetmezliği veya koroner/serebral arteriosklerozu olan hastalarda dikkatle uygulanmalıdır. Potasyum düzeyleri dikkatle izlenmelidir. Hipokalemi görülürse potasyum replasmanıyla tedavi edilmelidir. Kontrollü çalışmalarda ürik asit artışı görülmüştür. Sık sık ürik asit düzeylerinin izlenmesi önerilir. Şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klirensi<30 ml/dk.) tiyazid diüretiklerinin etkisi yetersizdir. Araba veya makina kullanan hastalar santral sinir sistemi üzerine olası etkileri konusunda uyarılmalıdır. Gebelikte ve emziren annelerde kullanılması önerilmez.

Yan Etkileri:
İlaç genellikle iyi tolere edilir. Hastaların çoğunda yan etkiler hafif ve geçici karakterde olup, tedavinin kesilmesini gerektirmez. En sık görülen yan etkiler arasında baş dönmesi, baş ağrısı, yorgunluk ve öksürük sayılabilir. Nadir olarak görülen diğer yan etkiler ise şunlardır; Kardiyovasküler Sistem: Ortostatik hipotansiyon, çarpıntı, taşikardi. Gastrointestinal Sistem: Bulantı, kusma, dispepsi, kabızlık, ağız kuruluğu, diyare, karın ağrısı, karaciğer enzimleri ve serum bilirubin düzeylerinde artışlar. Sinir Sistemi: Uykusuzluk, sinirlilik, parestezi, uyku hali. Üriner Sistem: Kan üre azotu ve kreatinin düzeylerinde geçici yükselme, üriner sistem enfeksiyonu. Deri: Kaşınıtı, döküntü. Diğer: Göğüs ağrısı, senkop, dispne, gut, sırt ağrısı, artralji, terleme, impotans, libido azalması, tinnitus, anjiyonörotik ödem, kas krampları, hemoglobin ve hematokrit düzeyinde düşüşler.

İlaç Etkileşimleri:
Enalapril: Diüretikler ve diğer antihipertansiflerle birlikte kullanıldığında enalaprilin hipotansif etkisi artabilir. Potasyum tutucu diüretiklerle birlikte kullanılması sakıncalıdır. Tiyazid grubu diüretiklerin yol açtığı potasyum kaybını azaltır. Prostaglandin sentezini inhibe eden non-steroid antienflamatuvarlar enalaprilin hipotansif etkisini azaltabilirler. Lityum tedavisi altındaki hastalarda kullanılması serum lityum düzeyini artırır. Hidroklotiyazid: Alkol, baritüratlar ve narkotik analjezikler ile birlikte kullanıldığında ortostatik hipotansiyon şiddetlenebilir. Antidiyabetik ilaçlarla (oral ajanlar ve insülin gibi) birlikte alındığında antidiyabetik ilacın dozunun ayarlaması gerekebilir. Safra asidi bağlayan reçineler (kolestiramin ve kolestipol) hidroklorotiyazid emilimini azaltabileceğinden aynı anda kullanılmaları önerilmez. Tiyazid grubu diüretikler, lityumun renal klerensini azaltarak lityum toksisitesine neden olabilir. Kortikosteroid ve ACTH ile birlikte kullanıldığında özellikle hipokalemi gibi elektrolit bozuklukları oluşabilir. Non-steroid antienflamatuvar ilaç kullanan bazı hastalarda tiyazid grubu diüretiklerin antihipertansif etkisi azalabilir.

Tags: ,

Arananlar:

AZOSİLİN TABLET

AZOSİLİN
Tablet

Üretici Firma:
Fako
Etken Madde(ler):
Ampisilin trihidrat 500 mg, Fenazopiridin HCl 50 mg

Piyasa Şekilleri:
30 tablet içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Mutad doz; yetişkinlerde ve okul çocuklarında günde 3 kez 2′şer tablet, takiben 3 kez 1′er tablettir. İnatçı ve ciddi enfeksiyonlarda daha yüksek dozlar uygulanabilir. Üriner sistem enfeksiyonlarında piridyum antibakteriyel bir ilaçla kombine uygulandığında tedavi süresi 2 günü geçmemelidir. Çünkü, Azosilin ile 2 günü aşan tedavilerin daha sonra tek başına uygulanacak ampisilin tedavisine göre daha yararlı olduğuna dair yeterli kanıt yoktur.

Endikasyonları:
Ampisiline duyarlı mikroorganizmaların etken olduğu alt üriner sistem enfeksiyonlarında endikedir. Piridyum, enfeksiyon nedeni ile alt üriner sistem mukozasının irritasyonuna bağlı sık idrara çıkma, ağrı ve yanma gibi belirtilerin semptomatik tedavisini sağlar.

Kontrendikasyonları:
Penisilin ve piridyuma alerjisi olanlarda, hepatitli ve böbrek yetersizliği olan hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:
Uzun süreli tedavide tüm güçlü ilaçlarda olduğu gibi hematopoietik sistem, böbrek ve karaciğer fonksiyonları belirli aralıklarla izlenmelidir. 12 yaş altı çocuklarda kullanılmamalıdır. Kullanımı sırasında idrarı turuncu-kırmızı renge boyayabilir. Tedavi sırasında bakteriyel patojenler (enterobacter, pseudomonas) ve mantarlarla (candida) süperenfeksiyon ihtimali unutulmamalıdır. Böyle bir durumda ilaç kesilmeli ve uygun tedaviye başlanmalıdır. Ampisilin ve piridyumun gebelikte güvenilirliği henüz kesinlik kazanmamıştır. Ampisilin süte geçer. Emziren annelerde kullanıldığında bu özelliği unutulmamalıdır. Piridyumun süte geçip geçmediği bilinmemektedir.

Yan Etkileri:
Bulantı, kusma, diyare, ciltte kızarıklık, alerjik deri döküntüleri, abdominal şikayetler ve anjiyonörotik ödem görülebilir. Diğer penisilinlerde olduğu gibi aşırı duyarlılığa bağlı reaksiyonlar; penisiline aşırı duyarlılık durumlarında veya alerji, astım, saman nezlesi veya ürtikeri olanlarda daha sık görülür. Aşırı duyarlılık reaksiyonları, ürtiker ve deri döküntüleri şeklindedir. Çok nadir olarak eksfoliyatif dermatit ve eritema multiforme de görülmüştür. Anafilaktik reaksiyonlarda antihistaminiklerin yanında gerekirse sistemik kortikosteroidler ve/veya pressör aminler uygulanabilir. Penisilin tedavisi sırasında anemi, trombositopeni, trombositopenik purpura, eozinofili, lökopeni ve agranülositoz bildirilmiştir. İlacın kesilmesiyle bu belirtiler düzelir. Etkeni bir virüs olan enfeksiyöz mononükleozlu hastalarda ampisilin uygulanması ile yüksek oranda deri döküntüsü gelişebileceği bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Eş zamanlı uygulandıklarında ampisilin ile etkileşen ilaçlar; allopurinol, kloramfenikol-eritromisin-sülfonamid-tetrasiklin gibi bakteriyostatik ilaçlar, oral kontraseptifler, probenesid’dir. İdrarda glukozun, enzimatik glukoz oksidasyonuna dayanan testler ile araştırılması uygundur.

Tags: ,

Arananlar:

ARVELES FİLM TABLET

ARVELES
Film Tablet

Üretici Firma:
Ufsa
Etken Madde(ler):
Deksketoprofen trometamol 25 mg

Piyasa Şekilleri:
20 çentikli film tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Ağrının cinsine ve şiddetine göre önerilen doz genellikle her 4-6 saatte bir 12,5 mg veya 8 saatte bir 25 mg’dır. Postoperatif ağrı tedavisinde, önerilen doz her 8 saatte bir 25 mg’dır. Günlük toplam doz 75 mg’ı geçmemelidir. Uzun süreli kullanım için düşünülmemelidir ve tedavi semptomatik dönem ile sınırlandırılmalıdır. Yiyeceklerle birlikte uygulama ilacın absorbsiyon hızını geciktirir, dolayısıyla akut ağrı olgularında yemeklerden en az 30 dakika önce uygulanması önerilir. Yaşlı hastalarda tedaviye dozaj aralığının en düşüğünden (50 mg/gün) başlanması önerilmektedir. Hafif veya orta derecede karaciğer fonksiyon bozukluğu bulunan hastalar tedaviye düşük dozlarda (50 mg/gün) başlamalı ve yakından izlenmelidir. Hafif böbrek fonksiyon bozukluklarında hastalarda başlangıç dozu 50 mg/gün’e indirilmelidir.

Endikasyonları:
Deksketoprofen trometamol steroid olmayan antienflamatuvar ilaç grubuna dahil analjezik, antienflamatuvar ve antipiretik bir ilaçtır. Muskülo-skeletal ağrı, dismenore, diş ağrısı, postoperatif ağrı gibi hafif ve orta şiddetteki ağrıların semptomatik tedavisinde kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Deksketoprofene, diğer NSAİİ’lara veya üründeki herhangi bir yardımcı maddeye karşı daha önce duyarlılığı olan hastalar; benzer etkili (örn. aspirin veya diğer NSAİİ’lar) bileşiklerin astım, bronkospazm, akut rinit krizlerine yol açtığı veya nazal polipler, ürtiker veya anjiyonörotik ödeme neden olduğu hastalar; aktif veya şüpheli gastrointestinal ülseri olan veya gastrointestinal ülser veya kronik dispepsi hikayesi olan hastalar; gastrointestinal kanama veya diğer aktif kanamaları veya kanama bozukluğu olan hastalar; Crohn hastalığı veya ülseratif koliti olan hastalar; şiddetli kalp yetmezliği olan hastalar; orta veya şiddetli böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar; şiddetli karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalar; hemorajik diatezi veya diğer pıhtılaşma bozukluğu olan veya antikoagulan tedavisi gören hastalar; gebeler ve laktasyon dönemindekiler kullanmamalıdır.

Uyarılar:
Çocuklarda kullanım güvenirliliği tesbit edilmemiştir. Alerjik durum hikayesi olan hastalarda kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Gastrointestinal semptomları veya gastrointestinal hastalık hikayesi olan hastalar sindirim bozuklukları, özellikle gastrointestinal kanama açısından izlenmelidir. Deksketoprofen trometamol plazma üre azotunu ve kreatinini artırabilir. Diğer prostaglandin sentez inhibitörleri gibi, glomerüler nefrit, intestinal nefrit, renal papiller nekroz, nefrotik sendrom ve akut renal yetmezliğe yol açabilen renal sistem üzerinde istenmeyen etkilerle ilişkili olabilir. Tüm diğer NSAİİ’lar gibi, bazı karaciğer parametrelerinde geçici küçük artışlara ve SGOT ve SGPT’de anlamlı artışlara neden olabilir. Bu gibi parametrelerde ilaca bağlı artışlar olduğunda, tedavi sona erdirilmelidir. Hematopoetik bozukluklar, sistemik lupus eritematosus veya karışık bağ dokusu hastalığı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. İnfeksiyöz hastalıkları maskeleyebilir. Karaciğer, böbrek veya kardiyak fonksiyon bozukluğu olan hastalarla, sıvı retansiyonuna neden olan diğer hastalıkları olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Nefrotoksisite riskinde artma olması nedeniyle diüretik tedavisi gören hastalar ile hipovolemik olabilecek hastalarda da dikkat gereklidir. Yaşlı hastaların tedavisinde de dikkatli olunmalıdır. Yaşlı hastalar renal, kardiyovasküler veya hepatik fonksiyon bozukluklarından daha fazla şikayetçi olurlar. Baş dönmesi ve uyuklama olasılığı nedeniyle makina veya araç kullanımı yeteneği üzerinde hafif veya orta şiddette etkiler oluşturabilir. Gebelik kategorisi C’dir. Hamilelik ve laktasyonda kullanılmamalıdır. NSAİİ’lar uterusun kasılmalarını bloke edebilir ve doğumu geciktirebilir. İntrauterin konstriksiyon oluşturabilir veya ductus arteriosus’unun kapanmasına neden olarak neonatal pulmoner hipertansiyon ve solunum yetmezliğine yol açabilir. NSAİİ’lar fetal trombosit fonksiyonunu baskılayabilir ve fetal renal fonksiyonu inhibe ederek oligohidramniosis ve neonatal anüri ile sonuçlanabilir. Deksketoprofenin insan sütü ile atılıp atılmadığı bilinmemektedir.

Yan Etkileri:
Sık (%1-10): Bulantı ve/veya kusma, abdominal ağrı, diyare, dispepsi. Sık olmayan (%0.1-1): Uyku bozuklukları, anksiyete, başağrısı, baş dönmesi, vertigo, palpitasyonlar, gastrit, konstipasyon, ağız kuruluğu, gaz çıkarma, cilt döküntüleri, yorgunluk, sıcak basması, ağrı, asteni, rigorlar, hasta hissetme. Ender (%0.01-0.1): Parestezi, hipertansiyon, periferik ödem, bradipne, peptik ülserasyon, hemoraji veya perforasyon, anoreksi, hepatik enzimlerde artma, ürtiker, akne, terlemede artma, poliüri, menstrüel bozukluklar, prostatik bozukluklar, sırt ağrısı, senkop. Çok ender izole bildirimler (<%0.01): Nötropeni, trombositopeni, görme bulanıklığı, tinnitus, taşikardi, hipotansiyon, bronkospazm, dispne, pankreas hasarı, karaciğer hasarı, şiddetli mukokütanöz cilt reaksiyonları (stevens johnson, lyell sendromları), anjiyoödem, dermatolojik reaksiyonlar, fotosensitivite reaksiyonları, prurit, böbrek hasarı (nefrit veya nefrotik sendrom), anafilaksi, fasiyal ödem. Diğer steroid olmayan antienflamatuvar ilaçlarla gözlendiğinden ortaya çıkabilir ve prostaglandin sentez inhibitörleri ile ilgili olabilir diğer istenmiyen etkiler: Belirgin olarak sistemik lupus eritematosus veya karışık bağ dokusu hastalığı olan hastalarda oluşabilen aseptik menenjit; ve hematolojik reaksiyonlar (purpura, aplastik ve hemolitik anemi ve ender olarak agranülositoz ve medullar hiperplazi).

İlaç Etkileşimleri:
Önerilmeyen kombinasyonlar: Yüksek doz salisilatlar (>=3 g/gün) dahil, diğer NSAİİ’ler; oral antikoagülanlar, profilaktik dozların üstündeki parenteral heparin ve tiklopidin; lityum (bazı NSAİİ’larla tanımlanmıştır); metotreksat (15 mg/hafta veya daha yüksek dozlarda); hidantoinler ve sülfonamidler. Dikkat gerektiren kombinasyonlar: Diüretikler, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri; metotraksatın 15 mg/hafta’dan daha düşük dozlarda kullanılması; pentoksifilin; zidovudin; sülfonilüreler; düşük molekül ağırlıklı heparin. Göz önünde bulundurulması gereken birliktelikler: Beta-blokörler, siklosporin ve takrolimus, trombolitikler ve probenesid.

Tags: ,

Arananlar: