dispepsi » İlaçlar isimleri - İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis,eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,ilaç adları
Currently Browsing

Posts Tagged ‘ dispepsi ’

PROFENİD AMPUL

PROFENİD
Ampul

Üretici Firma:
Eczacıbaşı
Etken Madde(ler):
Ketoprofen 100 mg/2 ml

Piyasa Şekilleri:
2 ml’lik 6 ampul.

Kullanım Şekli:
Her 4 saatte bir 50-100 mg dozunda, derin intramüsküler enjeksiyon şeklinde kullanılır. İntramüsküler ketoprofen tedavisine 3 günden fazla devam edilmemeli, hastada intramüsküler uygulamayla tatmin edici bir yanıt alındıktan sonra oral ketoprofen tedavisine geçilmelidir.

Endikasyonları:
Romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit, akut gut artriti, bursit, tendinit, travmatik sinovit gibi hastalıkların akut ve uzun süreli tedavisinde ve ağrılarının giderilmesinde endikedir. Ayrıca şurup formu 6 aylıktan büyük bebek ve çocuklarda (6 ay-11 yaş) ateşin semptomatik tedavisinda kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Asetilsalisilik asit ve diğer non-steroidal antienflamatuvar ilaçlara aşırı duyarlılığı olanlarda kullanılmamalıdır. Daha önce mide-barsak hastalığı (özellikle gastroduodenal ülser) geçirmiş olanlara ketoprofen tedavisi uygulanmamalıdır.

Uyarılar:
Ketoprofen ile tedavi süresince diğer non-steroidal antienflamatuvar ilaçlarda görüldüğü gibi peptik ülserasyon ve gastrointestinal kanamalar ciddi olabilir. Özgeçmişinde ülser ya da gastrointestinal kanama öyküsü bulunanlarda tedavi çok dikkatli ve kontrol altında uygulanmalıdır. Uzun süreli tedavi gerektiren olgularda karaciğer ve böbrek fonksiyonlarıyla hematolojik incelemeler yapılmalıdır. Tedavi süresince antikoagülan maddeler, aspirin, digoksin ve diüretik alması gereken hastalar dikkatle izlenmelidir. Ketoprofen ya da diğer non-steroid antienflamatuvar ilaçların uzun süreli ve devamlı kullanılmalarında interstisyel nefrit ya da nefrotik sendrom oluştuğunu belirtir raporlar mevcuttur. Ayrıca, bu gibi olgularda, uygulanan doz ile ilgili prostaglandin sentez inhibisyonuna bağlı renal kan akımı azalması nedeniyle böbrek yetmezliği oluşabilmesi de gözönünde bulundurulmalıdır. Yaşlılar, böbrek veya karaciğer fonksiyon bozukluğu bulunan ya da kalp yetmezliği bulunan hastalar bu yönden büyük risk taşırlar. Uygulanan ilacın kesilmesiyle tablo hızla normale döner. Ketoprofen eliminasyonu idrarla olduğundan ve farmakokinetik veriler böbrek yetmezliğiyle değiştiğinden, bu gibi durumlarda hastalar yakından izlenmeli ve ilaç ya da metabolitlerinin birikimini önlemek için doz ayarlaması yapılmalıdır. Ketoprofen ile tedavi süresinde karaciğer fonksiyon testlerinde yükselmeler izlenebilir. Bu gibi durumlarda hastalar yakından izlenmelidir. Bazı romatoid artrit olgularında izlenen anemi non-steroidal antienflamatuvar ilaç tedavisi süresinde artabilir, minor gastrointestinal kanama oluşabilir ya da sıvı retansiyonu ortaya çıkabilir. Hastalar bu yönden yakından izlenmelidir. Ketoprofen uygulanan olgularda %2 oranında periferal ödem oluştuğu rapor edilmiştir. Bu nedenle sıvı retansiyonu, hipertansiyon ve kalp yetmezliği tanısı konan olgularda non-steroidal antienflamatuvar ilaçlar dikkatle kullanılmalıdır. Ketoprofen ile yapılan hayvan deneylerinde ilacın teratojenik ve kanserojenik etkisi olmadığını göstermekle beraber gebelik, emzirme süresi ve çocuklarda kullanılmamalıdır.

Yan Etkileri:
Dispepsi, bulantı, karın ağrısı, diyare ya da kabızlık, gaz, anoreksi, kusma, stomatit, iştah artması, ağız kuruluğu, geğirme, gastrit, rektal kanama, melena, tükrük artması, peptik ülserasyon, gastrointestinal perforasyon, hematemez ve barsak ülserasyonu gibi sindirim sistemiyle ilgili yan etkiler; baş ağrısı, uykusuzluk ya da uyku hali, bitkinlik ya da eksitasyon, depresyon, rüya görme, amnezi, migren, konfüzyon, impotans, vertigo, parestezi gibi santral sinir sistemiyle ilgili; ödem, BUN yükselmesi, irritasyon, menometroraji, hematüri, nefrit, nefrotik sendrom gibi ürogenital sistemle ilgili; dispne, hemoptizi, epistaksis, larenks ödemi, bronkospazm, rinit, farenjit gibi solunum sistemiyle ilgili; hipertansiyon, palpitasyon, taşikardi, kalp yetmezliği, vazodilatasyon gibi kardiyovasküler sistemle ilgili; alopesi, ekzema, prurit, purpura, döküntü, ürtiker, terleme, eksfolyatif dermatit, renk değişmesi, fotosensitivite ve onikoliz gibi deriyle ilgili yan etkiler görülebilir. Genel olarak konjonktivit, göz ağrısı, işitme bozukluğu, retinal kanama ve pigmentasyon değişikliği, tad bozukluğu, titreme, miyalji, yüz ödemi, hiperkoagülasyon, agranülositoz, anemi, hemoliz, susama, trombositopeni, kilo alma ya da kaybetme, hepatik disfonksiyon, hiponatremi gibi yan etkiler görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:
Ketoprofen, kan proteinlerine yüksek oranda bağlanan ilaçlarla birlikte, 50 mg/tek doz üzerinde ya da 200 mg/gün şeklinde kullanıldığı zaman etkileşmenin artacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Bazı olgularda aspirin ile birlikte kullanıldığında aspirinin ketoprofenin kan proteinlerine bağlanmasını azalttığı ve ketoprofen plazma klirensini artırdığı izlenmiştir. Ketoprofen, hidroklorotiyazid ile birlikte kullanıldığında potasyum ve klorun idrar ile atılımını azaltır. Aynı zamanda prostaglandin inhibisyonu nedeniyle renal kan akımını azaltacağından böbrek iflası da oluşabilir. Varfarin ile etkileşme sözkonusu olmamakla beraber, prostaglandinlerin hemostaz üzerindeki rolüyle ketoprofenin trombosit fonksiyonları üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak, uzun süreli kullanımlarda hastalar, her iki ilaç yönünden yakından izlenmelidir. Probenesid, ketoprofenin kan proteinlerine bağlanmasını azalttığından ve plazma klirensini ortalama 1/3 oranında düşürdüğünden birlikte kullanılmamalıdır. Ketoprofen, kan proteinlerine bağlanan metotreksatın protein bağlarını açması nedeniyle toksisitesini artıracağından birlikte kullanılmamalıdır.

Tags: ,

Arananlar:

Bİ-PROFENİD TABLET

Bİ-PROFENİD
Tablet

Üretici Firma:
Eczacıbaşı
Etken Madde(ler):
Ketoprofen 150 mg

Piyasa Şekilleri:
20 tablet, 10 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Her tablette, iç içe geçmiş iki tabakada (dıştaki hızlı salınımlı tabakada 75 mg ve içteki değiştirilmiş salınımlı tabakada 75 mg olmak üzere) toplam 150 mg ketoprofen bulunur. Tabletler bir bardak su ile yemek aralarında alınmalıdır. Uzun süreli semptomatik tedavi: Günde bir kez 150 mg ya da günde iki kez 75 mg dozunda kullanılır. Akut tedavi: Günde iki kez 150 mg kullanılır. Yaşlı hastalarda, başlangıç dozunun düşürülmesi ve tedaviye etkili en düşük dozla başlanması önerilir. Karaciğer bozukluğu bulunan hastalar yakından izlenmeli ve bu hastalarda etkili en düşük dozlar kullanılmalıdır. Böbrek bozukluğu olan hastalarda başlangıç dozunun düşürülmesi ve tedaviye etkili en düşük dozla başlanması önerilir. Sonrasında, böbrek işlevlerinin durumuna bağlı olarak, doz ayarlaması yapılabilir.

Endikasyonları:
Romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit, akut gut artriti, bursit, tendinit, travmatik sinovit gibi hastalıkların akut ve uzun süreli tedavisinde ve ağrılarının giderilmesinde endikedir. Ayrıca şurup formu 6 aylıktan büyük bebek ve çocuklarda (6 ay-11 yaş) ateşin semptomatik tedavisinda kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Asetilsalisilik asit ve diğer non-steroidal antienflamatuvar ilaçlara aşırı duyarlılığı olanlarda kullanılmamalıdır. Daha önce mide-barsak hastalığı (özellikle gastroduodenal ülser) geçirmiş olanlara ketoprofen tedavisi uygulanmamalıdır.

Uyarılar:
Ketoprofen ile tedavi süresince diğer non-steroidal antienflamatuvar ilaçlarda görüldüğü gibi peptik ülserasyon ve gastrointestinal kanamalar ciddi olabilir. Özgeçmişinde ülser ya da gastrointestinal kanama öyküsü bulunanlarda tedavi çok dikkatli ve kontrol altında uygulanmalıdır. Uzun süreli tedavi gerektiren olgularda karaciğer ve böbrek fonksiyonlarıyla hematolojik incelemeler yapılmalıdır. Tedavi süresince antikoagülan maddeler, aspirin, digoksin ve diüretik alması gereken hastalar dikkatle izlenmelidir. Ketoprofen ya da diğer non-steroid antienflamatuvar ilaçların uzun süreli ve devamlı kullanılmalarında interstisyel nefrit ya da nefrotik sendrom oluştuğunu belirtir raporlar mevcuttur. Ayrıca, bu gibi olgularda, uygulanan doz ile ilgili prostaglandin sentez inhibisyonuna bağlı renal kan akımı azalması nedeniyle böbrek yetmezliği oluşabilmesi de gözönünde bulundurulmalıdır. Yaşlılar, böbrek veya karaciğer fonksiyon bozukluğu bulunan ya da kalp yetmezliği bulunan hastalar bu yönden büyük risk taşırlar. Uygulanan ilacın kesilmesiyle tablo hızla normale döner. Ketoprofen eliminasyonu idrarla olduğundan ve farmakokinetik veriler böbrek yetmezliğiyle değiştiğinden, bu gibi durumlarda hastalar yakından izlenmeli ve ilaç ya da metabolitlerinin birikimini önlemek için doz ayarlaması yapılmalıdır. Ketoprofen ile tedavi süresinde karaciğer fonksiyon testlerinde yükselmeler izlenebilir. Bu gibi durumlarda hastalar yakından izlenmelidir. Bazı romatoid artrit olgularında izlenen anemi non-steroidal antienflamatuvar ilaç tedavisi süresinde artabilir, minor gastrointestinal kanama oluşabilir ya da sıvı retansiyonu ortaya çıkabilir. Hastalar bu yönden yakından izlenmelidir. Ketoprofen uygulanan olgularda %2 oranında periferal ödem oluştuğu rapor edilmiştir. Bu nedenle sıvı retansiyonu, hipertansiyon ve kalp yetmezliği tanısı konan olgularda non-steroidal antienflamatuvar ilaçlar dikkatle kullanılmalıdır. Ketoprofen ile yapılan hayvan deneylerinde ilacın teratojenik ve kanserojenik etkisi olmadığını göstermekle beraber gebelik, emzirme süresi ve çocuklarda kullanılmamalıdır.

Yan Etkileri:
Dispepsi, bulantı, karın ağrısı, diyare ya da kabızlık, gaz, anoreksi, kusma, stomatit, iştah artması, ağız kuruluğu, geğirme, gastrit, rektal kanama, melena, tükrük artması, peptik ülserasyon, gastrointestinal perforasyon, hematemez ve barsak ülserasyonu gibi sindirim sistemiyle ilgili yan etkiler; baş ağrısı, uykusuzluk ya da uyku hali, bitkinlik ya da eksitasyon, depresyon, rüya görme, amnezi, migren, konfüzyon, impotans, vertigo, parestezi gibi santral sinir sistemiyle ilgili; ödem, BUN yükselmesi, irritasyon, menometroraji, hematüri, nefrit, nefrotik sendrom gibi ürogenital sistemle ilgili; dispne, hemoptizi, epistaksis, larenks ödemi, bronkospazm, rinit, farenjit gibi solunum sistemiyle ilgili; hipertansiyon, palpitasyon, taşikardi, kalp yetmezliği, vazodilatasyon gibi kardiyovasküler sistemle ilgili; alopesi, ekzema, prurit, purpura, döküntü, ürtiker, terleme, eksfolyatif dermatit, renk değişmesi, fotosensitivite ve onikoliz gibi deriyle ilgili yan etkiler görülebilir. Genel olarak konjonktivit, göz ağrısı, işitme bozukluğu, retinal kanama ve pigmentasyon değişikliği, tad bozukluğu, titreme, miyalji, yüz ödemi, hiperkoagülasyon, agranülositoz, anemi, hemoliz, susama, trombositopeni, kilo alma ya da kaybetme, hepatik disfonksiyon, hiponatremi gibi yan etkiler görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:
Ketoprofen, kan proteinlerine yüksek oranda bağlanan ilaçlarla birlikte, 50 mg/tek doz üzerinde ya da 200 mg/gün şeklinde kullanıldığı zaman etkileşmenin artacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Bazı olgularda aspirin ile birlikte kullanıldığında aspirinin ketoprofenin kan proteinlerine bağlanmasını azalttığı ve ketoprofen plazma klirensini artırdığı izlenmiştir. Ketoprofen, hidroklorotiyazid ile birlikte kullanıldığında potasyum ve klorun idrar ile atılımını azaltır. Aynı zamanda prostaglandin inhibisyonu nedeniyle renal kan akımını azaltacağından böbrek iflası da oluşabilir. Varfarin ile etkileşme sözkonusu olmamakla beraber, prostaglandinlerin hemostaz üzerindeki rolüyle ketoprofenin trombosit fonksiyonları üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak, uzun süreli kullanımlarda hastalar, her iki ilaç yönünden yakından izlenmelidir. Probenesid, ketoprofenin kan proteinlerine bağlanmasını azalttığından ve plazma klirensini ortalama 1/3 oranında düşürdüğünden birlikte kullanılmamalıdır. Ketoprofen, kan proteinlerine bağlanan metotreksatın protein bağlarını açması nedeniyle toksisitesini artıracağından birlikte kullanılmamalıdır.

Tags: ,

Arananlar:

ARVELES FİLM TABLET

ARVELES
Film Tablet

Üretici Firma:
Ufsa
Etken Madde(ler):
Deksketoprofen trometamol 25 mg

Piyasa Şekilleri:
20 çentikli film tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Ağrının cinsine ve şiddetine göre önerilen doz genellikle her 4-6 saatte bir 12,5 mg veya 8 saatte bir 25 mg’dır. Postoperatif ağrı tedavisinde, önerilen doz her 8 saatte bir 25 mg’dır. Günlük toplam doz 75 mg’ı geçmemelidir. Uzun süreli kullanım için düşünülmemelidir ve tedavi semptomatik dönem ile sınırlandırılmalıdır. Yiyeceklerle birlikte uygulama ilacın absorbsiyon hızını geciktirir, dolayısıyla akut ağrı olgularında yemeklerden en az 30 dakika önce uygulanması önerilir. Yaşlı hastalarda tedaviye dozaj aralığının en düşüğünden (50 mg/gün) başlanması önerilmektedir. Hafif veya orta derecede karaciğer fonksiyon bozukluğu bulunan hastalar tedaviye düşük dozlarda (50 mg/gün) başlamalı ve yakından izlenmelidir. Hafif böbrek fonksiyon bozukluklarında hastalarda başlangıç dozu 50 mg/gün’e indirilmelidir.

Endikasyonları:
Deksketoprofen trometamol steroid olmayan antienflamatuvar ilaç grubuna dahil analjezik, antienflamatuvar ve antipiretik bir ilaçtır. Muskülo-skeletal ağrı, dismenore, diş ağrısı, postoperatif ağrı gibi hafif ve orta şiddetteki ağrıların semptomatik tedavisinde kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Deksketoprofene, diğer NSAİİ’lara veya üründeki herhangi bir yardımcı maddeye karşı daha önce duyarlılığı olan hastalar; benzer etkili (örn. aspirin veya diğer NSAİİ’lar) bileşiklerin astım, bronkospazm, akut rinit krizlerine yol açtığı veya nazal polipler, ürtiker veya anjiyonörotik ödeme neden olduğu hastalar; aktif veya şüpheli gastrointestinal ülseri olan veya gastrointestinal ülser veya kronik dispepsi hikayesi olan hastalar; gastrointestinal kanama veya diğer aktif kanamaları veya kanama bozukluğu olan hastalar; Crohn hastalığı veya ülseratif koliti olan hastalar; şiddetli kalp yetmezliği olan hastalar; orta veya şiddetli böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar; şiddetli karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalar; hemorajik diatezi veya diğer pıhtılaşma bozukluğu olan veya antikoagulan tedavisi gören hastalar; gebeler ve laktasyon dönemindekiler kullanmamalıdır.

Uyarılar:
Çocuklarda kullanım güvenirliliği tesbit edilmemiştir. Alerjik durum hikayesi olan hastalarda kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Gastrointestinal semptomları veya gastrointestinal hastalık hikayesi olan hastalar sindirim bozuklukları, özellikle gastrointestinal kanama açısından izlenmelidir. Deksketoprofen trometamol plazma üre azotunu ve kreatinini artırabilir. Diğer prostaglandin sentez inhibitörleri gibi, glomerüler nefrit, intestinal nefrit, renal papiller nekroz, nefrotik sendrom ve akut renal yetmezliğe yol açabilen renal sistem üzerinde istenmeyen etkilerle ilişkili olabilir. Tüm diğer NSAİİ’lar gibi, bazı karaciğer parametrelerinde geçici küçük artışlara ve SGOT ve SGPT’de anlamlı artışlara neden olabilir. Bu gibi parametrelerde ilaca bağlı artışlar olduğunda, tedavi sona erdirilmelidir. Hematopoetik bozukluklar, sistemik lupus eritematosus veya karışık bağ dokusu hastalığı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. İnfeksiyöz hastalıkları maskeleyebilir. Karaciğer, böbrek veya kardiyak fonksiyon bozukluğu olan hastalarla, sıvı retansiyonuna neden olan diğer hastalıkları olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Nefrotoksisite riskinde artma olması nedeniyle diüretik tedavisi gören hastalar ile hipovolemik olabilecek hastalarda da dikkat gereklidir. Yaşlı hastaların tedavisinde de dikkatli olunmalıdır. Yaşlı hastalar renal, kardiyovasküler veya hepatik fonksiyon bozukluklarından daha fazla şikayetçi olurlar. Baş dönmesi ve uyuklama olasılığı nedeniyle makina veya araç kullanımı yeteneği üzerinde hafif veya orta şiddette etkiler oluşturabilir. Gebelik kategorisi C’dir. Hamilelik ve laktasyonda kullanılmamalıdır. NSAİİ’lar uterusun kasılmalarını bloke edebilir ve doğumu geciktirebilir. İntrauterin konstriksiyon oluşturabilir veya ductus arteriosus’unun kapanmasına neden olarak neonatal pulmoner hipertansiyon ve solunum yetmezliğine yol açabilir. NSAİİ’lar fetal trombosit fonksiyonunu baskılayabilir ve fetal renal fonksiyonu inhibe ederek oligohidramniosis ve neonatal anüri ile sonuçlanabilir. Deksketoprofenin insan sütü ile atılıp atılmadığı bilinmemektedir.

Yan Etkileri:
Sık (%1-10): Bulantı ve/veya kusma, abdominal ağrı, diyare, dispepsi. Sık olmayan (%0.1-1): Uyku bozuklukları, anksiyete, başağrısı, baş dönmesi, vertigo, palpitasyonlar, gastrit, konstipasyon, ağız kuruluğu, gaz çıkarma, cilt döküntüleri, yorgunluk, sıcak basması, ağrı, asteni, rigorlar, hasta hissetme. Ender (%0.01-0.1): Parestezi, hipertansiyon, periferik ödem, bradipne, peptik ülserasyon, hemoraji veya perforasyon, anoreksi, hepatik enzimlerde artma, ürtiker, akne, terlemede artma, poliüri, menstrüel bozukluklar, prostatik bozukluklar, sırt ağrısı, senkop. Çok ender izole bildirimler (<%0.01): Nötropeni, trombositopeni, görme bulanıklığı, tinnitus, taşikardi, hipotansiyon, bronkospazm, dispne, pankreas hasarı, karaciğer hasarı, şiddetli mukokütanöz cilt reaksiyonları (stevens johnson, lyell sendromları), anjiyoödem, dermatolojik reaksiyonlar, fotosensitivite reaksiyonları, prurit, böbrek hasarı (nefrit veya nefrotik sendrom), anafilaksi, fasiyal ödem. Diğer steroid olmayan antienflamatuvar ilaçlarla gözlendiğinden ortaya çıkabilir ve prostaglandin sentez inhibitörleri ile ilgili olabilir diğer istenmiyen etkiler: Belirgin olarak sistemik lupus eritematosus veya karışık bağ dokusu hastalığı olan hastalarda oluşabilen aseptik menenjit; ve hematolojik reaksiyonlar (purpura, aplastik ve hemolitik anemi ve ender olarak agranülositoz ve medullar hiperplazi).

İlaç Etkileşimleri:
Önerilmeyen kombinasyonlar: Yüksek doz salisilatlar (>=3 g/gün) dahil, diğer NSAİİ’ler; oral antikoagülanlar, profilaktik dozların üstündeki parenteral heparin ve tiklopidin; lityum (bazı NSAİİ’larla tanımlanmıştır); metotreksat (15 mg/hafta veya daha yüksek dozlarda); hidantoinler ve sülfonamidler. Dikkat gerektiren kombinasyonlar: Diüretikler, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri; metotraksatın 15 mg/hafta’dan daha düşük dozlarda kullanılması; pentoksifilin; zidovudin; sülfonilüreler; düşük molekül ağırlıklı heparin. Göz önünde bulundurulması gereken birliktelikler: Beta-blokörler, siklosporin ve takrolimus, trombolitikler ve probenesid.

Tags: ,

Arananlar: