dispepsi » İlaçlar isimleri - İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis,eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,ilaç adları
Currently Browsing

Posts Tagged ‘ dispepsi ’

CİPRASİD Film Tablet

CİPRASİD
Film Tablet

Yeni

Etken Madde(ler):
Siprofloksasin

Piyasa Şekilleri:
750 mg: 14 film tablet, 500 mg: 14 film tabletlik ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Komplike olmayan üriner sistem enfeksiyonlarında günde 2 defa 250 mg; ciddi üriner sistem enfeksiyonlarında günde 2 defa 500 mg; solunum yolu enfeksiyonları, deri ve yumuşak doku enfeksiyonları, kemik ve eklem enfeksiyonlarında 12 saatte bir 500 mg, çok ciddi ve komplike enfeksiyonlarda 12 saatte bir 750 mg; enfeksiyöz diyarede 12 saatte bir 500 mg; gonorrhea’da sadece 1 defa 250 mg doz uygulanır. Ortalama 7-14 gün kullanılır. Kemik ve eklem enfeksiyonlarında 4-6 hafta, enfeksiyöz diyarede 5-7 gün kullanılır. Yemeklerden 2 saat önce alınır.

Endikasyonları:
E.coli (sekonder bakteriemi dahil), Klebsiella, Enterobacter, Serratia, Proteus, Providencia, Morganella, Citrobacter, Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus epidemidis, S.saprophyticus ve Enterococcus türlerinin neden olduğu idrar yolları enfeksiyonlarında; E.coli, Klebsiella pneumoniae, Enterobacter cloaceae, Proteus mirabilis, Pseudomonas aeruginosa, Haemophilus influenzae, H.parainfluenzae, Streptococcus pneumoniaenın neden olduğu alt solunum yolları enfeksiyonlarında (her ne kadar klinik denemelerde etkili bulunmuşsa da siprofloksasin Streptococcus pneumoniae pnömonisinde ilk seçim değildir); Haemophilus influenzae veya Klebsiella pneumoniaenın neden olduğu nazokomiyal pnömonide; E.coli, Klebsiella, Enterobacter, Proteus, Providencia, Morganella, Citrobacter, Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus aureus (Metisilline duyarlı), Staphylococcus epidermidis, Streptococcus pyogenesin neden olduğu deri ve deri ekleri enfeksiyonlarında; Enterobacter cloaceae, Serratia marcescens, Pseudomonas aeruginosanın neden olduğu kemik ve eklem enfeksiyonlarında; E.coli, Pseudomonas aeruginosa, Proteus mirabilis, Klebsiella pneumoniae veya Bacteroides fragilisin neden olduğu komplikasyonlu intra-abdominal enfeksiyonlarda (metronidazol ile birlikte kullanılır); Haemophilus influenzae, Streptococcus pneumoniae veya Moraxella catarrhalisin neden oldğu akut sinüzitte ve E.coli veya Proteus mirabilisin neden olduğu kronik bakteriyel prostatitte kullanılır. Febril nötropenik hastaların ampirik tedavisi için piperasilin sodyum ile birlikte kullanılır. Enfeksiyonun oluşunda anaerobik mikroorganizmaların katkısı düşünüldüğünde bunlara yönelik uygun tedavi başlatılmalıdır. Tedaviye başlamadan kültür ve duyarlılık testleri yapılmalıdır. Ancak test sonuçları beklenmeden tedaviye başlanabilir. Pseudomonas aeruginosa’nın bazı suşları ilaca karşı çabuk rezistans kazanabilir. Tedavi sırasında periyodik olarak bakteriyolojik testler yapılmalıdır.

Kontrendikasyonları:
Siprofloksasin kinolon derivelerine karşı hipersensitivite gösteren kimselerde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Siprofloksasin başlıca böbreklerle itrah edildiğinden böbrek fonksiyonları ileri derecede bozuk veya diyalizdeki hastalarda dozaj 1/3-1/2 oranında azaltılmalıdır. Mümkünse serum konsantrasyon eğrisi tayin edilmelidir. Siprofloksasin hastaların reaksiyon kapasitesini değiştirebilir ve alkol bu etkiyi arttırır. Otomobil ve makine kullananlar, yüksekte çalışanlar bu konuda uyarılmalıdır. Siprofloksasin tedavisi sırasında süperenfeksiyonlar görülebilir. Özellikle enterokolit vakalarında dışkı kültürü ve hassasiyet testi yapılmalıdır. Antidiyareik kullanılmamalıdır. Geriyatrik hastalarda renal fonksiyon azaldığından Siprofloksasin dikkatle kullanılmalı, gerekirse doz ayarlamasına gidilmelidir. Karaciğer fonksiyonları bozuk hastalarda dikkatle kullanılmalı, gerekirse doz ayarlamasına gidilmelidir. Uzun süreli tedavilerde diğer potent ilaçlarda olduğu gibi renal, hepatik, hematopoetik sistemlerin periyodik kontrolleri yapılmalıdır. Kinolon grubu ilaçlar kullanılırken doğrudan güneş ışığına maruz kalınması halinde fototoksisite gözlenmiştir. Bu nedenle aşırı güneş ışığından uzak durmalı vefototoksisite görülürse tedavi kesilmelidir. Teofilin’in etkisini güçlendirebilir. Siprofloksasin ile konvülsiyonlar bildirilmiştir. Kinolonlar santral sinir sistemi stimülasyonuna neden olarak titreme, huzursuzluk, sersemlik, hallüsinasyon, konvülsiyon gibi yan etkilere yol açabilir. Serebral ateroskleroz ve epilepside bu nedenle dikkatle kullanılmalıdır. Kristalüri riski nedeniyle aşırı alkali idrardan kaçınmalı, yeterli miktarda sıvı alımına dikkat edilmelidir. Bütün antibiyotiklerde olduğu gibi Siprofloksasin ile de psödomembranöz enterokolit görülebilir. Bu vakaların çoğu ilacın kesilmesi ile iyileşirse de ağır vakalarda intravenöz su, elektrolitler ve oral vankomisin tedavisi gerekebilir. Gebelik kategorisi C’dir. Hamile kadınlarda kullanılmamalıdır. Siprofloksasin anne sütüne geçer. Emzirilen bebeklerde potansiyelolarak ciddi yan etkiler söz konusu olduğundan ya emzirmeye ya Siprofloksasin tedavisine son verilmelidir. Kinolonlarla tedavi edilen hastalarda bazen ilk dozun ardından ciddi ve bazen anaflaktik reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu durumda tedavi kesilmeli ve önlem alınmalıdır.

Yan Etkileri:
Siprofloksasin iyi tolere edilen bir ilaçtır. Sindirim Sistemi: Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, dispepsi, anoreksi, meteorismus, iştahsızlık. Merkezi Sinir Sistemi: Baş dönmesi, baş ağrısı, anksiyete, ajitasyon, yorgunluk, migren, diplopi, çocuklarda benign intrakranial hipertansiyon. Dolaşım Sistemi: Vazodilatasyon, taşikardi, hipertansiyon. Allerji: Eritem, kaşıntı, ödem. Diğerleri: Eklem ağrıları, halsizlik, tendinit, hafif fotosensitivite, böbrek fonksiyonlarında geçici azalma veya yetersizlik, tinnitus, özellikle yüksek frekanslarda geçici işitme azalması, hepatik nekroz. Ancak bu belirtiler çoknadir olarak görülebilir. Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz (G-6-P.D) eksikliği olanlarda hemolitik anemi görülebilir. Serum enzim ve bioşimisinde değişmeler genellikle geçici ve reversibldir. Bir kısmı spontan oynamalara bağlıdır. Transaminaz yükselmesi (SGOT, SGPT) kreatinin, BUN bilirubin, kolesterol ve trigliserid yükselmesi, eosinofili, hematüri, trombosit artışı, monositoz bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Siprofoksasin ile birlikte kullanıldığında Teofillin’in serum konsantrasyonları yükselebilir ve eliminasyon yarı ömrü uzayabilir. Bu da Teofillin’in toksisite riskini arttırır. Bu nedenle iki ilacı birlikte kullanmaktan kaçınılmalıdır. Ya da serum Teofillin konsantrasyonları monitorize edilmelidir. Siprofloksasin Kafein metabolizmasını etkileyerek Kafein klerensini azaltabilir ve yarı ömrünü uzatabilir. Siklosporin tedavisi gören hastalarda Siprofloksasin geçici kreatinin yükselmesine neden olabilir. Fluorokinolonlar Varfarin ve derivelerinin antikoagülan etkisini arttırabileceğinden, Siprofloksasin ve bir oral antikoagülanı birlikte alan hastalarda protrombin zamanı dikkatle izlenmelidir. Probenesid, Siprofloksasinin renal tübüler sekresyonunu inhibe ederek plasma seviyelerini yükseltebilir. Antasitler oral Siprofloksasin preparatlarının sindirim kanalından absorbsiyonunu geciktirirler, bu nedenle 2 saat ara ile kullanılmalıdır.

Tags: ,

Arananlar:

CİFLOSİN Film Tablet

CİFLOSİN
Film Tablet

Deva

Etken Madde(ler):
Siprofloksasin

Piyasa Şekilleri:
500 mg: 10 film tablet, 750 mg: 14 film tablet, 250 mg: 14 film tabletlik blister ambalajlarda.
Yaz

Arananlar:

CABASER Tablet

CABASER
Tablet

Pfizer

Etken Madde(ler):
Kabergolin

Piyasa Şekilleri:
4 mg: 20 tablet, 1 mg: 20 tablet, 2 mg: 20 tablet içeren blister ambalajlarda.
Yaz

Arananlar:

CYCLO-PROGYNOVA Draje

CYCLO-PROGYNOVA
Draje

Schering Alman

Etken Madde(ler):
Estradiol valerat 2 mg, Estradiol valerat 2 mg, Norgestrel 0.5 mg

Piyasa Şekilleri:
11 beyaz (Estradiol valerat 2 mg), 10 kahverengi (Estradiol valerat 2 mg+Norgestrel 0.5 mg) renkli toplam 21 draje içeren takvimli ve çevrimli ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Adet kanamasının beşinci gününden başlayarak 21 gün süreyle her gün bir draje uygulanır. Önce beyaz, sonra açık kahverengi drajeler alınır. Daha sonra 7 günlük bir aradan sonra ikinci ambalaja başlanır. Drajeler her gün aynı saatte alınmalı, eğer bir draje zamınında alınmamışsa, izleyen 12 saat içinde alınmalıdır.

Endikasyonları:
Perimenopoz sendromu, primer ve sekonder amenore, siklus tempo bozuklukları, karsinomatöz olmayan hastalıklar nedeniyle yapılan ovarektomi ya da ışın kastrasyonundan sonraki hormonal eksiklik belirtilerinde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Gebelik, karaciğerin ağır fonksiyon bozuklukları, önceki gebeliklerde ortaya çıkan sarılık ya da sürekli kaşıntı, Dubin Johnson ve Rotor sendromları, geçirilmiş ya da mevcut karaciğer tümörleri, mevcut ya da geçirilmiş tromboembolik süreçler (örn. enfarktüs, apopleksi), orak hücreli anemi, uterus ya da memenin hormonal bağımlı tümörleri ya da bu tür tümör şüphesi, endometriosis, damar değişiklikleri ile birlikte ağır diyabet, yağ metabolizması bozuklukları, anamnezde Herpes gestationis, önceki gebeliklerde şiddetlenen otosklerozda kontrendikedir.

Uyarılar:
Gebelikten korunmak için kullanılmaz. Gerektiğinde kontrasepsiyon için, Knaus-Ogino’ya göre takvim metodu ya da temperatür metodu dışında hormonal olmayan yöntemler uygulanmalıdır. Tedavi sürecinde 28 günlük düzenli aralarla kanamalar olmazsa,diğer korunma yöntemlerine rağmen bir gebeliğin söz konusu olabileceği düşünülmelidir. Bu gibi durumlarda tedaviye, kesin teşhise kadar ara verilir. Alınnaya başlandıktan sonra 3 hafta içerisinde sıra dışı bir kanamanın meydana gelmesi halinde hekime başvurulmalı ve o zamana kadar ilacın alınmasına izin verilmemelidir. Tedaviye başlamadan önce prolaktin salgılayan bir hipofiz tümörün bulunmadığı kesinlik kazanmalıdır, zira günümüzde makroadenomaların nispeten yüksek estrogen dozların etkisi altında büyüyüp büyümedikleri bilinmemektedir. Venöz trombo emboli riski yaşla birlikte artmaktadır. Venöz trombo emboli’de varikoz venlerin olan rolü ile ilgili bir görüş bulunmamaktadır. Venzö trombo emboli riski uzun süreli immobilizasyon, travma sonrası cerrahi girişim ya da majör travma ile geçici olarak artabilir. Olayın durumuna ve immobilizasyonunun süresine bağlı olarak HRT uygulamasına geçici olarak ara verilebilir. Diyabet, hipertansiyon, varis, otoskleroz, multipl skleroz, epilepsi, porfiri, tetani ve Chorea minor gibi hastalık hallerinde hekim haberdar edilmelidir. Bütün bu durumlarda ve daha önceden geçirilmiş flebitlerde dikkatli bir tetkik gerekir. HRT (Hormon Replasman Tedavisi) uygulanan kadınlarda, düzenli meme muayeneleri ve gerekli görüldüğünde de mamografi yapılmalıdır. Memede bilinen nodüler veya fibrokistik meme hastalığı öyküsü varlığında memelerin durumu yakında izlenmelidir. Nadir olgularda iyi huylu, ileriderecede nadir olgularda da ciddi intraabdominal kanamalara sebep olabilecek habis karaciğer değişiklikleri gözlemlenmiştir. Bu nedenle kısa bir sürede kendiliğinden geçmeyen, alışılmamış üst batın yakınmalarında dikkatli olunmalıdır. Estrojenlerin klimakteriyumda uzun süre tek başına uygulanması ile, endometriyum karsinomu sıklığının artabileceğine değin şüpheler ortaya atılmıştır. Sadece estrojenlerle yürütülen bir tedavide, endometriyum hiperplazisine karşı önlem alınmalıdır. Migren türünde başağrılarının ilk defa ortaya çıkması, ya da alışılmamış şiddette sık başağrıları, ani duyu bozuklukları (örneğin; görme ya da işitme bozuklukları), tromboflebitlerin ya da tromboembolik belirtilerin ilk işaretleri (örneğin; bacaklarda mutadın dışında ağrılar ve nedeni bilinmeyen öksürük), göğüste ağrı ve darlık hissi, planlanan ameliyatlardan 6 hafta önce, yatak istirahatinin gerekli olduğu sürece (örn. kazalardan sonra), bir sarılığın ya da hepatitin ortaya çıkması, tüm vücudu kapsayan kaşıntı, epileptik nöbetlerde sıklaşma, belirgin tansiyon yükselmesi, gebelikte derhal ilaç kesilmelidir.

Yan Etkileri:
Nadir olgularda; anksiyete, kardiyak semptomlar, göğüslerde gerginlik hissi, dispepsi, mide şikayetleri, deri döküntüleri, bulantı ve baş ağrıları, iştah artışı, vücut ağırlığının ve libidonun etkilenmesi ve ara kanamaları ortaya çıkabilir.

İlaç Etkileşimleri:
Aynı zamanda düzenli olarak alınan başka ilaçlar (örneğin; barbitüratlar, fenilbutazon, hidantoinler, rifampisin, ampisilin), etkisini azaltabilirler. Oral antidiyabetiklere ve insüline gereksinim değişebilir.

Tags: ,

Arananlar:

ZOLENAT IV Flakon

ZOLENAT
IV Flakon

M. Nevzat

Etken Madde(ler):
Zoledronik asit 4 mg

Piyasa Şekilleri:
1 i.v. flakon ve 5 ml’lik konsantre çözücü içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Maligniteye bağlı hiperkalsemi: Zoledronik asidin önerilen dozu 4 mg’dır. Uygulamadan önce hastaların uygun bir biçimde rehidratasyonu sağlanmalıdır. Eğer ilk tedaviden sonra serum kalsiyumu normale dönmezse ya da normal düzeyde kalmazsa, 4 mg zoledronik asit ile yeniden tedavi düşünülebilir. İlk doza tam yanıtın gelişmesine olanak tanımak için, yeniden uygulama yapmadan önce en az 7 gün geçmesi önerilmektedir. Multipl miyeloma ve solid tümörlerin metastatik kemik lezyonları: Önerilen dozu, her 3-4 haftada bir 15 dakikalık infüzyon şeklinde verilen 4 mg’dır. Klinik çalışmalardaki tedavi süresi prostat kanseri için 15 ay, meme kanseri ve multipl miyelom için 15 ay, diğer solid tümörler için 9 aydır. Hastalara günlük 500 mg oral kalsiyum takviyesi yapılmalı ve 400 IU Vitamin D içeren bir multipl vitamin preparatı verilmelidir. Her zoledronik asit dozundan önce serum kreatinin düzeyi ölçülmeli ve renal fonksiyonların kötüleşmesi durumunda tedavi durdurulmalıdır. Renal kötüleşme: Başlangıç kreatinin düzeyi normal olan hastalarda 0.5 mg/dl artış veya başlangıç kreatinin düzeyi anormal olan hastalarda 1 mg/dl artış. Klinik çalışmalarda zoledronik asit tedavisine ancak kreatinin düzeyi başlangıç değerinin %10 az ya da fazlası arasındaki aralığa döndüğünde devam edilmiştir.

Endikasyonları:
Standart antineoplastik tedaviyle birlikte solid tümörlerin osteolitik, osteoblastik ve karışık kemik metastazlarının ve multipl miyelomun osteolitik lezyonlarının ve maligniteye bağlı hiperkalsemi tedavisinde kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Zoledronik asit, diğer bifosfonatlar veya formülasyon içindeki yardımcı maddelerin herhangi birine karşı klinikte anlamlı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.

Uyarılar:
Hastalar uygulamadan önce yeterince hidrate olmaları açısından değerlendirilmelidirler. Tedaviye başlandıktan sonra, serum kalsiyum, fosfat ve magnezyum düzeyleri, serum kreatinin gibi standart hiperkalsemi ile ilişkili metabolik parametreler dikkatle izlenmelidir. Hipokalsemi, hipofosfatemi ya da hipomagnezemi oluşursa, kısa vadeli destek tedavisi gerekli olabilir. Bifosfonatların böbrek fonksiyon bozukluğu raporlarıyla ilişkisi vardır. Bazı hastalarda serum kreatininde artış da ortaya çıkabilir. Tedavi sırasında kişisel risk faktörleri de dikkate alınarak böbrek fonksiyonu uygun bir şekilde takip edilmeli ve böbrek fonksiyonunda bozulma kanıtı gösteren hastalar, tedaviye devam edilmesinin olası yararlarının, ortaya çıkabilecek riskleri aşıp aşmadığı da göz önüne alınarak uygun bir şekilde değerlendirilmelidir. Başlangıçta ciddi böbrek bozukluğu bulunan hasta grubuna önerilmemektedir. Ağır karaciğer yetersizliği olan hastalardaki klinik veriler sınırlı olduğundan bu hasta grubu için spesifik öneriler vermek mümkün değildir. Kalp yetmezliği riski olan hastalarda aşırı hidratasyondan sakınılmalıdır. Pediyatrik hastalarda güvenilirliği ve etkinliği belirlenmemiştir. Gebelik kategorisi D’dir. İnsan gebeliğinde yeterli mevcut deneyim olmadığından, anneye yararın fetusa riskten ağır bastığı durumlar dışında gebelik sırasında kullanılmamalıdır. İnsan sütüne geçip geçmediği bilinmediğinden, emziren kadınlar tarafından kullanılmamalıdır. Bununla birlikte, hem bifosfonatların gastrointestinal yoldan emiliminin kötü olduğu, hem de süte geçen bifosfonat olduğu takdirde bunun bifosfonat-kalsiyum kompleksi olarak atılacağı ve bu kompleksin de genel olarak emilemez kabul edildiği göz önüne alınmalıdır.

Yan Etkileri:
Çok yaygın (%10’dan fazla): Hipofosfatemi. Yaygın (%1-10): Başağrısı, konjonktivit, bulantı, kusma, anoreksi, kemik ağrısı, miyalji, artralji, böbrek bozukluğu, ateş, grip-benzeri sendrom (yorgunluk, rigor, huzursuzluk ve ateş basması dahil), kan kreatinini ve kan üresinde artış ve hipokalsemi. Seyrek (%0.1-1): Trombositopeni, anemi, lökopeni, baş dönmesi, parestezi, tat bozuklukları, hipoestezi, hiperestezi, tremor, anksiyete, uyku bozukluğu, bulanık görme, diyare, konstipasyon, karın ağrısı, dispepsi, stomatit, ağız kuruluğu, dispne, öksürük, kaşıntı, döküntü (eritematöz ve maküler döküntüler dahil), terleme artışı, kas krampları, akut böbrek yetmezliği, hematüri, proteinüri, aşırı duyarlılık reaksiyonu, asteni, periferik ödem, enjeksiyon bölgesi reaksiyonları (ağrı, iritasyon, şişme, sertleşme dahil), göğüs ağrısı, kilo artışı, hipomagnezemi. Ender (%0.01-0.1): Pansitopeni, konfüzyon, bradikardi, anjiyonörotik ödem, hiperkalemi, hipokalemi, hipernatremi.

İlaç Etkileşimleri:
Zoledronik asit plazma proteinlerine in vitro belirgin bağlanma göstermez ve insan P450 enzimlerini inhibe etmez, ancak resmi boyutta klinik etkileşme çalışmaları yapılmamıştır. Bifosfonatlar aminoglikozidler ile birlikte uygulandıklarında, her iki ilacın da aditif etkisinin olabileceği ve bunun sonucunda gerekenden daha uzun süre daha düşük serum kalsiyum düzeyi oluşabileceği gözönüne alınarak dikkatli olunmalıdır. Tedavi sırasında hipomagnezemi gelişme ihtimaline karşı da dikkatli olunmalıdır. Muhtemel geçimsizlikleri önlemek için, steril enjeksiyonluk su ile hazırlanmış çözeltisi %0.9 NaCl çözeltisi veya %5 glukoz çözeltisi ile seyreltilmelidir. Steril enjeksiyonluk su ile hazırlanmış çözeltisi Ringer çözeltisi gibi kalsiyum içeren çözeltilerle karıştırılmamalıdır.

Tags: ,

Arananlar: