deri döküntüleri » İlaçlar isimleri - İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis,eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,ilaç adları
Currently Browsing

Posts Tagged ‘ deri döküntüleri ’

ARCALION Draje

ARCALION
Draje

Servier

Etken Madde(ler):
Sulbutiamin 200 mg

Piyasa Şekilleri:
30 draje içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Günde 1-3 draje kullanılabilir. Yetişkinlerde genellikle, kahvaltıda 2 drajenin birden alınması önerilir.

Endikasyonları:
Fiziksel asteni ile karakterize bazı fiziksel ve psişik inhibisyon durumlarının tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Bu ilaca önceden hipersansibilitesi olduğu bilinenlerden kontrendikedir.

Yan Etkileri:
Yaşlılarda, bazen hafif ajitasyon ve alerjik deri döküntüleri gözlenmiştir.

Tags: ,

Arananlar:

SİBELİUM Kapsül

SİBELİUM
Kapsül

Johnson&Johnson

Etken Madde(ler):
Flunarizin hidroklorür 5 mg

Piyasa Şekilleri:
50 kapsül içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Günlük doz akşamları kullanmak üzere 1×2 kapsüldür.

Endikasyonları:
Flunarizin, selektif bir kalsiyum kanal blokeridir. Hücre membranından hücre içine fazla kalsiyum girişini azaltarak, kalsiyumun hücre içinde aşırı birikmesini önler. Flunarizin, kalbin iletim ve kasılma gücünü etkilemez. Vazodilatör etkilidir. Klasik ve aurasız migren profilaksisi, vestibüler sisteme ait bir fonksiyon bozukluğuna bağlı vertigonun semptomatik tedavisinde kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Anamnezide depresif semptomları, Parkinson hastalığı ya da diğer bir ekstapiramidal hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Bu tedavi, özellikle yaşlılar gibi eğilimi olan kişilerde ekstapiramidal ve depresif belirtilere ve Parkinsonizme neden olabilir. Bu nedenle bu tür hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Ender olarak tedavi sırasında halsizliğin arttığı bildirilmiştir; bu durumda tedaviye devam edilmemelidir. Önerilen doz aşılmamalıdır. Hastalar, özellikle idame tedavisi sırasında düzenli aralıklarla görülerek ekstrapiramidal ya da depresif semptomların erken tanısı konulmalı ve tedavi kesilmelidir. İdame tedavisi sırasında tedavinin etkisi azaldığında tedaviye devam edilmemelidir. Gebe kadınlarda güvenilirliği kanıtlanmamıştır. Emziren köpeklerde yapılan çalışmalar anne sütüne geçtiğini ve anne sütündeki konsantrasyonların plazmadan yüksek olduğunu göstermiştir. İnsanlarda anne sütüne geçtiğine dair bir bilgi yoktur. Bu yüzden flunarizin kullanan annelerin emzirmeleri önerilmez. Özellikle tedavinin başında uyuklama görülebileceğinden araç ve makina kullanırken dikkatli olunmalıdır.

Yan Etkileri:
En sık karşılaşılan yan etkiler, genellikle geçici olan sersemlik ve/veya halsizlik (%20) ve kilo artışıdır (%11). Uzun süreli tedavi sırasında şu ciddi yan etkiler görülebilir; depresyon; özellikle anamnezinde depresif hastalığı olan kadınlarda dikkatli olunmalıdır; ekstrapiramidal belirtiler (bradikinezi, rijidite, akatizi, orofasyal diskinezi, tremor); özellikle yaşlı hastalarda dikkatli olunmalıdır. Çok ender olarak bildirilen yan etkiler; gastrointestinal, ekşime, yanma, bulantı, mide ağrısı; merkezi sinir sistemi, uykusuzluk, anksiyete; diğer, galaktore, ağız kuruluğu, kas ağrıları, deri döküntüleridir.

İlaç Etkileşimleri:
Flunarizin ile birlikte alkol, hipnotikler ve trankilizanlar alındığında aşırı sedasyon görülebilir. Flunarizin betabloker kullanan hastalarda kontrendike değildir.

Tags: ,

Arananlar:

MENEFLOKS Film Tablet

MENEFLOKS
Film Tablet

M. Nevzat

Etken Madde(ler):
Ofloksasin

Piyasa Şekilleri:
200 mg: 10 film tablet, 400 mg: 5 film tabletlik blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Menefloks film tablet oral yoldan alınır. Menefloks iv 200 mg/100 ml 30 dk’dan az olmamak üzere yavaş i.v. enfüzyon şeklinde uygulanır. Hızlı ve bolus uygulama yapılamaz. Doz, enfeksiyon tipine ve şiddetine göre ayarlanmalıdır. Günlük doz 200-800 mg arasındadır. Günlük maksimum doz ise 800 mg’dır. Tedavi süresi 5-10 gün arasındadır ve kesinlikle tedavi süresi 2 ayı geçmemelidir. Alt üriner sistem enfeksiyonlarının tedavisinde günde 2 defa 200 mg önerilir. Komplike olmayan üretral ve servikal gonorede tek dozluk (400 mg) tedavi önerilir. Böbrek fonksiyonları bozuk olan hastalara normal başlangıç dozu uygulandıktan sonra ölçülen serum kreatinin ve kreatinin klirensi değerlerine göre doz azaltılması yapılmalıdır. Kreatinin klirensi 20-50 ml/dak. ise günde 100-200 mg, kreatinin klirensi 20 ml/dakikadan az ise 48 saat ara ile 100 mg kullanılır.

Endikasyonları:
Ofloksasin, bakteri giraz enzimini inhibe ederek bakterisid etki gösterir. Staphylococcus aureus (metisiline dirençli olan dahil), Staphylococcus epidermidis, Neisseria gonorrhoeae, Neisseria meningitidis, Escherichia coli, Citrobacter, Klebsiella, Enterobacter, Hafnia, Proteus (indol negatif ve indol pozitif), Salmonella, Shigella, Yersinia enterocolitica, Campylobacter jejuni, Aeromonas, Plesiomonas, Vibrio cholerae, Vibrio parahaemolyticus, Haemophilus influenzae, Chlamydiae, Legionella’nın duyarlı oldukları kabul edilebilir. Enterococci, Streptococcus pyogenes, Streptococcus pneumoniae, Streptococcus viridans, Serratia marcescens, Pseudomonas aeruginosa, Acinetobacter, Mycoplasma hominis, Mycoplasma pneumoniea, Mycobacterium tuberculosis, Mycobacterium fortiutum farklı derecede duyarlıdırlar. Ofloksasine duyarlı mikroorganizmalardan ileri gelen bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılır. Bunlar: Heamophilus influenzae, diğer gram-negatif bakteriler veya multi-rezistan patojenler ile Staphylococcus aureus’un neden olduğu akut,kronik veya tekrarlayıcı alt solunum sistemi enfeksiyonları (bronşit), pnömoniler; özellikle de Eschericia coli, Klebsiella, Enterobacter, Proteus, Pseudomonas, Legionella veya Stafilokokların neden olduğu pnömoniler. Ayakta tedavi edilen pnömonilere en sık pnömokoklar neden olduğundan, bu hastalarda ilk seçenek değildir. Kulak, burun, boğaz enfeksiyonları; özellikle de Pseudomonas ve Stafilokokları içeren gram-negatif patojenlerin neden olduğu kronik ve tekrarlayıcı kulak, burun ve boğaz enfeksiyonları. Genel olarak, beta-hemolitik streptokokların neden olduğu akut tonsillit tedavisinde önerilmez. Yumuşak kısımların ve derinin enfeksiyonları, kemik ve eklemlerin enfeksiyonları, bakteriyel enteritler ve küçük pelvisdeki enfeksiyonlar dahil olmak üzere karın boşluğunun enfeksiyonları, böbrek, idrar yolları ve genital organların enfeksiyonları, gonore, enfeksiyonlara karşı direnci önemli şekilde azalmış hastalarda (ör. nötropenik durumda) ofloksasine duyarlı patojenlere bağlı enfeksiyonların önlenmesidir.

Kontrendikasyonları:
Ofloksasine, diğer kinolonlara veya yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlığı olanlarda kullanılmamalıdır. Epilepsili hastalara uygulanmamalıdır. Serebral travmalar, santral sinir sisteminde iltihabi lezyonlar veya felç gibi konvülziyon eşiğini düşüren ve daha önceden mevcut olan santral sinir sistemi lezyonlarında kontrendikedir. Çocuklara ve gelişimini henüz tamamlamamış olan (18 yaşın altındaki) gençlere, gebe ve emziren kadınlara uygulanmamalıdır.

Uyarılar:
Diğer kinolonlarla tendon enflamasyonu [tendinit], ciddi nörolojik reaksiyonlar gibi ciddi advers etki öyküsü olan hastalar ofloksasin ile de benzer reaksiyonlar gösterme bakımından yüksek risk taşıyabilir. Antibiyotik uygulaması, özellikle uzun süreliyse, dirençli mikroorganizmaların aşırı üremesine yol açabilir. Bu nedenle hastanın durumu düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir. Sekonder bir enfeksiyon ortaya çıkarsa, uygun önlemler alınmalıdır. Tedavi sırasında hastalar şiddetli güneş ışığına ve UV (solaryum gibi) ışınlarına maruz kalmamaya dikkat etmelidir. Aksi takdirde deri ve tırnak reaksiyonları ortaya çıkabilir.Bazı advers etkiler konsantrasyon ve reaksiyon gücünü bozabilir, dolayısıyla bunların özellikle önemli olduğu durumlarda (ör; araba ya da makine kullanımı) bir risk oluşturabilirler.

Yan Etkileri:
Mide-barsak kanalı: Mide bozuklukları, karın ağrısı, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal gibi belirtilerle karşılaşılabilir. Bazı vakalarda diyare bazen, kanlı dışkının eşlik edebildiği bir enterokolitin semptomu olabilir. Antibiyotiklerle ortaya çıkabilen özel bir enterokolit şekli psödomembranöz kolittir (birçok vakada Clostridium difficile’ye bağlı). Tedavi sırasında veya tedaviden hemen sonraki haftalarda, ağır ve sürekli ishal görülen hastalarda bu olasılık gözönünde bulundurulmalıdır. Psödomembranöz kolitten sadece şüphelenildiğinde bile derhal ilaç kesilmelidir. Peristaltik hareketleri inhibe eden ilaçlar, bu gibi durumlarda kullanılmamalıdır. Karaciğer ve safra yolları: Nadir olarak hepatik enzimlerin serum düzeylerinde bir artış ya da serum bilirubininde bir artışla birlikte karaciğer fonksiyonunda bozulma görülebilir. Çok nadir olarak, safra akımının azalmasına (kolestatik sarılık) ve karaciğer enflamasyonuna (hepatit) bağlı olarak sarılık ya da ağır karaciğer harabiyeti gelişebilir. Sinir sistemi: Tedavi sırasında baş ağrısı, sersemlik hissi, uyku bozuklukları, ajitasyon ve konfüzyon görülebilir. Nadir vakalarda yürüyüşte düzensizlik ve tremor (kas koordinasyon bozukluklarına bağlı), ekstrapiramidal semptomlar, konvülsiyonlar, uyuşma ve karıncalanma (parestezi veya hipaestezi) ortaya çıkabilir. Nadiren çift görme, bulanık görme veya renk görmede anormallikler gibi görme bozuklukları, tad ve koku bozuklukları (tad ve koku kaybına varabilen) ve denge bozuklukları gelişebilir. Tinnitus ve işitme bozuklukları (ender olarak işitme kaybına varabilen) ofloksasin ile nadirdir. Çok nadir vakalarda canlı rüyalar görme (bazen kabusa dönüşen) ve anksiyete, depresyon ve halüsinasyon gibi psikotik reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Bazı vakalarda belirli psikotik reaksiyonlar kendini tehlikeye sokan davranışlara kadar ilerleyebilir. Bazı vakalarda bu tür reaksiyonlar ilk dozdan sonra bile görülmüştür. Bu tür reaksiyonlar görülürse, derhal ilaç kesilmelidir. Kardiyovasküler sistem: Sindirimini takiben, kalp atım hızında artma (taşikardi) ve kan basıncında geçici bir düşüş görülebilir. Nadir vakalarda kan basıncında belirgin düşmenin bir sonucu olarak dolaşım kollapsı ortaya çıkabilir. Kan tablosu: Çok nadir olarak kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin ve/veya trombositlerin sayısında azalma (anemi, agranülositoz dahil lökopeni, trombositopeni, pansitopeni) ortaya çıkabilir. Sadece bazı vakalarda bu değişiklikler kemik iliğinde yeni hücre yapımının azalması (kemik iliği depresyonu) sonucunda oluşabilir. Çok nadiren, artmış yıkıma bağlı olarak eritrosit miktarı (hemolitik anemi) azalabilir. Böbreklere, idrar yollarına ve üreme organları: Nadir olarak, böbrek fonksiyon bozukluğu (örneğin serum kreatinin düzeyinde artış olabilir) veya izole durumlarda böbreklerin akut enflamasyonu (interstisyel nefrit) görülebilir. Bu reaksiyonlar, bazen akut böbrek yetmezliğine kadar varabilir. Deri, mukoza membranları ve diğer: Tedavi sırasında kaşıntı ve deri döküntüleri (istisna vakalarda, vezikül veya cerahat dolu küçük veziküller) gibi deri ve mukoza reaksiyonları gelişebilir. Çok nadir vakalarda geçici kızarıklık (derinin ısı hissiyle beraber kızarması) ile, daha ağır deri reaksiyonları (eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu, Lyell sendromu) ve damar enflamasyonu (vaskülit) görülebilir. Genellikle, vaskülit, deri altındaki kanamalar sonucu oluşan kırmızı küçük benekler (peteşi), içi kan dolu büller (hemorajik büller) ve kabuklu küçük nodüllerle kendini belli eder ve istisna vakalarda nekrozu da içeren deri lezyonlarına neden olabilir. Vaskülit iç organları da tutabilir. Çok nadir vakalarda ışığa karşı aşırı duyarlık gelişebilir. Bu durum ağır güneş yanığına benzeyebilir ve bazı vakalarda tırnakları da tutabilir (renk kaybı, yumuşama). Çok nadir vakalarda, ateş, eozinofili ve akciğerlerde allerjik enflamasyon (allerjik pnömonitis) gelişebilir. Anafilaktik veya anafilaktoid reaksiyonlar (hızlı gelişen, allerjik veya allerji benzeri reaksiyonlar) çok nadir vakalarda, ancak bazen ilk dozdan sonra bile görülebilir. Bunlar, kan basıncında artma, gözlerde yanma hissi, gıcıklı öksürük, burun nezlesi şeklinde ortaya çıkarlar. Bununla birlikte, bu tür durumlara örneğin yüz, dil ve larinksi (ses kısıklığı, nefes almada güçlük) içeren deri ve mukoza membranlarında şişme (anjioyödem) eşlik edebilir. En ciddi vakalarda ağır respiratuvar distres (buna bronşial spazm da neden olur) veya dolaşım kollapsı (şok) gelişebilir. Bu tür reaksiyonların görülmesi halinde ilaç derhal kesilmeli ve tıbbi tedaviye (örneğin şok için) başlanmalıdır. Terleme ortaya çıkabilir. Çok nadir vakalarda, ağrı ya da güçsüzlük gibi kas şikayetleri (ör; miyastenia gravis hastalarında özellikle önemlidir) olabilir. İzole vakalarda bunlar rabdomiyolizisin semptomları olabilir. Çok nadiren, eklem ve tendon şikayetleri (ağrı gibi) görülebilir. Kinolonlarla tedavi sırasında izole vakalarda tendon enflamasyonu (tendinit) ve rüptürü (örneğin aşil tendonu)görülebilir. Bu tür olaylar daha ziyade birlikte kortikosteroid tedavisi uygulanan hastalarda gözlenmiştir. Tendinitten şüphelenilirse tedavi derhal sonlandırılmalı ve etkilenen tendona yönelik gerekli tedavi başlatılmalıdır. Predispoze hastalarda, Ofloksasinin bir porfiri atağını tetikleyebilme ihtimali gözardı edilemez. İzole vakalarda kan şekerinin aşırı yükselmesi ya da düşmesi (hiper- ya da hipoglisemi) görülebilir. Antibiyotik uygulaması, özellikle uzun süreliyse, dirençli mikroorganizmaların aşırı üremesine yol açabilir. Çok nadir (örneğin koku, tat ve işitme bozukluklarının gözlendiği izole olgular) vakalar dışında, gözlenen yan etkiler tedavinin kesilmesinden sonra kaybolmuştur.

İlaç Etkileşimleri:
Mide asidini azaltıcı ilaçlar (mineral antasidler), sükralfat veya demir preparatları aynı zamanda alındıkları takdirde Ofloksasinin etkisinde bir azalma olabileceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, bu tür preparatları almadan 2 saat önce alınmalıdır. Konvülziyon eşiğini düşüren ilaçlar (ör.teofilin) ya da belirli nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar (ör. fenbufen) ile birlikte verildiğinde kinolonların serebral konvülziyon eşiğini düşürdüklerine dair bulgular vardır. Ofloksasin ile birlikte uygulanan glibenklamidin serum konsantrasyonları hafifçe yükselir; ofloksasin ile birlikte glibenklamid kullanan hastalar daha yakından takip edilmelidir. Kinolonlar ve renal tübüler sekresyona uğrayan diğer ilaçlar (probenesid, simetidin, furosemid ya da metotreksat gibi) birlikte uygulandığında, özellikle yüksek doz tedavide, itrahda iki yönlü bir bozulma ve serum düzeylerinde bir artış gözönünde bulundurulmalıdır. Kinolonlarla tedavi edilen hastalarda kumarin derivelerinin etkisinin artabileceği ihtimali gözardı edilemez. Bu sebeple, birlikte kumarin deriveleri ile tedavi gören hastaların yakından takibi önerilir. Tedavi sırasında idrarda opiatların ya da porfirinlerin tayini yalancı pozitif sonuçlar verebilir.

Tags: ,

Arananlar:

CARROX Film Tablet

CARROX
Film Tablet

Sanovel

Etken Madde(ler):
Zafirlukast

Piyasa Şekilleri:
10 mg: 56 film tablet, 20 mg: 56 film tablet içeren blister ambalajlarda.
Yaz

Arananlar:

ACCOLATE Film Tablet

ACCOLATE
Film Tablet

AstraZeneca

Etken Madde(ler):
Zafirlukast 20 mg

Piyasa Şekilleri:
56 film tablet içeren blister ambalajlarda.
Yaz

Arananlar: