Ciddi » ilaç rehberi -> İlaçlar isimleri - ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis,eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,ilaç adları
Currently Browsing

Posts Tagged ‘ Ciddi ’

RİNOGEST Şurup

RİNOGEST
Şurup

Sanovel

Önemli:
Bu ürün KONTROLE TABİ olup normal reçete ile verilerek reçete kayıt defterine kaydedilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Psödoefedrin HCl 30 mg/5 ml

Piyasa Şekilleri:
100 ml’lik şişelerde.

Kullanım Şekli:
12 yaşından büyük çocuklar ve yetişkinler: 3×2 ölçek (10 ml), maksimum günlük doz 240 mg. 6-12 yaş arası çocuklar: 3×1 ölçek (5 ml), maksimum günlük doz 120 mg. 2-5 yaş arası çocuklar: 3×1/2 ölçek (2.5 ml), maksimum günlük doz 60 mg. Tedavi süresi 5 günü aşmamalıdır.

Endikasyonları:
Özellikle nazal mukoza, sinüsler ve genel olarak üst solunum yolları mukozasında dekonjestan etki yapar ve allerjik rinit, vazomotor rinit, nezle, grip, soğuk algınlığı gibi durumlarda burnu açarak ve burun akıntısını durdurarak semptomatik bir iyileşme sağlar.

Kontrendikasyonları:
Daha önce psödoefedrine karşı tolerans göstermemiş olanlarda kontrendikedir. Ciddi hipertansiyon ve şiddetli koroner arter hastalıkları olanlarda kullanılmamalıdır. Daha önceki 2 hafta içinde MAO inhibitörü almış veya almaya devam eden hastalarda kontrendikedir. Psödoefedrin ve bu tip bir ilacın aynı zamanda kullanılması bazan kan basıncının yükselmesine neden olabilir.

Uyarılar:
Normotansif hastalarda psödoefedrinin görünür hiç bir presör etkisi olmamakla beraber, antihipertansif maddeler, trisiklik antidepresanlar ve dekonjestanlar, iştah bastırıcı ilaçlar ve amfetamin benzeri psikostimülanlar gibi diğer sempatomimetik ilaçları alan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Devamlı tedavi önermeden önce, bu gibi hastaların tek doz verilmesinden sonraki kan basınçları gözlenmelidir. Diğer sempatomimetik ilaçlarda olduğu gibi, psödoefedrin de hipertansiyon, kalp hastalıkları, şeker hastalığı, hipertiroidizm, yüksek intraoküler basınç ve prostatik büyüme görülen hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Renal ve/veya hepatik fonksiyon bozuklukları olan hastalar için psödoefedrinle ilgili spesifik bir araştırma bulunamamaktadır. Şiddetli renal ve/veya hepatik fonksiyon bozukluklarının bulunması halinde dikkatli olunmalıdır. Psödoefedrinin mutajenik ve karsinojenik potansiyelini belirlemek için yeterli bilgi yoktur. İnsanlarda teratojenik olup olmadığı da bilinmemektedir. İnsan fertilitesi üzerinde etkileriyle ilgili hiç bir bilgi bulunmamaktadır. Psödoefedrin, uzun süreden beri istenmeyen etkiler görülmeden yaygın bir şekilde kullanılmaktaysa da, gebelik sırasında kullanımla ilgili spesifik veriler bulunmamaktadır. Gebe kadınlarda ilacın sağlayacağı yararla gelişmekte olan fetüse olabilecek tehlikeli etkileri dengelemek şartıyla ilacın kullanımına karar verilmelidir. Psödoefedrin anne sütüne az miktarda geçer, fakat bunun emzirilen bebeklerdeki etki derecesi bilinmemektedir.

Yan Etkileri:
Psödoefedrine bağlı ciddi ters etkiler nadiren görülür. Uyku bozuklukları ve nadiren halüsinasyon dahil SSS uyarım semptomları görülebilir. Ciltte irritasyonla birlikte veya irritasyonsuz döküntüler bazan görülmektedir. Psödoefedrin alan erkeklerde nadiren üriner retansiyona rastlanır; önceden mevcut bir prostatik büyüme bu durumu hazırlayıcı bir faktör olabilir.

İlaç Etkileşimleri:
Dekonjestanlar, trisiklik antidepresanlar, iştah kesiciler ve amfetamin benzeri psikostimülanlar gibi sempatomimetik aminlerin katabolizmasını engelleyen MAO inhibitörleriyle birlikte kullanılması bazan kan basıncının yükselmesine neden olabilir. Psödoefedrin bretilyum, betanidin, guanetidin, debrizokin, metildopa ve Alfa ve Beta-adrenerjik bloker ilaçlar gibi sempatik aktiviteyi engelleyen hipotansif ilaçların etkisini kısmen tersine çevirir. Bir antibakteriyel madde olan furazolidonun, MAO’ı doza bağlı olarak inhibe ettiği bilinmektedir. Psödoefedrin ve furazolidonun beraber verilmesinin neden olduğu hiç bir hipertansif kriz şimdiye kadar bildirilmemiş olsa da, birlikte kullanılmamalıdır.

Arananlar:

VENDAL (Retard Tablet)

VENDAL (Retard Tablet)

Üretici Firma:
Liba

Önemli:
Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Morfin HCl

Piyasa Şekilleri:
10 mg: 30 retard tablet, 60 mg: 30 retard tablet, 100 mg: 20 retard tablet, 30 mg: 30 retard tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Vendal retard film tabletler bir bütün olarak, çiğnenmeden ve kırılmadan alınmalı, su içinde çözülmemeli veya ezilmemelidir. Böyle durumlarda bütün dozun kazaen salıverilmesi sonucu ciddi yan etkiler oluşabilir. Hekimin önerdiği doza kesinlikle uyulmalıdır. Genel kural olarak doz sabah ve akşam birer tablet, 24 saatte 2 tablettir. Her iki dozun arasının 12 saat olmasına dikkat edilmelidir. Dozaj yönünden vakaya, mümkün olan en düşük doz uygulanmalıdır. ağrının artması veya tolerans gelişimi sonucu daha önceden verilen dozun yeterli olmaması durumunda doz hekim kontrolü altında artırılmalıdır.

Endikasyonları:
Şiddetli kronik ağrılar ve/veya diğer analjeziklere dirençli kanser ağrılarında kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Bu grup ilaçlar, solunum sistemi depresyonu, obstrüktif solunum yolu hastalıkları veya solunum ile ilintili hastalıkları (astım gibi) olan vakalarda uygulanmamalıdır. İlaç bağımlılığı olan veya bu yönde eğilimi olan vakalarda uygulanmaz. Etken maddeye ve diğer narkotik analjeziklere aşırı duyarlılığı olduğu bilinen vakalarda kontrendikedir. Prostat büyümelerinde kullanılmaz, tam blok oluşturabileceği için mesane duvarı yırtılmalarına sebeb olabilir. Epilepsilerde, kafa içi basıncının yüksek olduğu durumlarda, böbrek üstü bezi disfonksiyonlarında kullanılmamalıdır. Akut karaciğer yetmezliği veya karaciğerde işlev kaybıyla birlikte olan vakalarda, hamilelerde, emzirenlerde, bebeklerde ve pre-operatif yatıştırıcı olarak uygulanmaz. Nedeni bilinmeyen akut abdominal sendrom, kraniyal travma ve intrakraniyal basınç artışı, konvülzif durumlar, akut alkolik intoksikasyon ve delirium tremens, 30 aylıktan küçük çocuklar ve MAO inhibitörleriyle tedavi durumlarında kontrendikedir.

Uyarılar:
Morfin narkotik bir ilaçtır ve tekrarlayan uygulamalarda fiziksel bağımlılık, psişik bağımlılık ve tolerans gelişir. Uzun süreli kullanımlardan sonra ilacın aniden kesilmesi yoksunluk sendromuna neden olur. Yaşlı hastalarda, hepatik ve/veya renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, hipotiroidizmde veya surrenal yetmezlikte, şokta, uretroprostatik hastalık nedeniyle üriner retansiyon riski olan hastalarda dikkatle kullanılmalı, gerekirse dozaj azaltılmalıdır. Morfin, plasenta bariyerini hızla aşar. Doğumun 2. safhasında (serviks dilatasyonu 4-5 cm) veya prematüre doğumlarda, yenidoğan infantta sekonder respiratuvar depresyon riskinden dolayı kullanılmamalıdır. Anne morfin bağımlısıysa, yenidoğan infantta konvülziyonlar, irritabilite, koma, letaliteyle seyredebilen yokluk sendromuna neden olabilir. Yan etki ortaya çıkması halinde veya kullanan vakanın hamile olduğunun anlaşılması gibi durumlarda ilaç derhal kesilmelidir. Diğer bütün narkotik analjeziklerde olduğu gibi yaşlılarda, böbrek ve kronik karaciğer yetmezliği vakalarında doz azaltılarak verilmelidir. Paralitik ileus şüphesi olan vakalarda uygulanmamalıdır veya tedavi sırasında paralitik ileus oluştuğundan şüphelenirse derhal tedavi kesilmeli ve gerekli destekleyici tedbirler alınmalıdır. Sedatif etkisi nedeniyle araba kullanma veya beceri isteyen makine kullanma yeteneğinde önemli azalmalara yol açabilir. Bunun yanısıra alkol veya diğer santral sinir sistemi depresanı özelliklere sahip ilaçlarla birlikte uygulama bu depresan etkisinin şiddetlenmesine yol açar.

Yan Etkileri:
Önerilen dozlarda en sık görülen yan etkiler bulantı, konstipasyon ve bazan da kusmadır. Bu durum ilaç kesilmesini genellikle gerektirmez ve tedavinin devamında azalarak kaybolabilir. Ancak gerekmesi halinde bir antiemetik kullanımında sakınca yoktur. Oluşabilecek diğer yan etkiler: Sedasyon veya eksitasyon (özellikle yaşlı hastalarda, delirium ve halüsinasyonların oluştuğu hastalarda), intrakraniyal basınç artışı (ki, bu da serebral yakınmaları alevlendirebilir), safra kanalında basınç artışı, üretral stenoz veya prostatik adenoma olgularında üriner retansiyon. Terapötik dozlarda hafif respiratuvar depresyon şiddetli ve fatal olabilir. Yoksunluk sendromunda şu belirtiler görülebilir: Esneme, midriyazis, lakrimasyon, burun akıntısı, burun çekme, kas kontraksiyonları, baş ağrısı, asteni, terleme, anksiyete, irritabilite, uykusuzluk, ajitasyon, iştahsızlık, bulantı, kusma, kilo kaybı, diyare, dehidratasyon, kollarda-bacaklarda ağrı, abdominal ve müsküler kramp, taşikardi, hızlı solunum, hipertermi ve hipertansiyon. Ayrıca yorgunluk, depresyon hali veya çevreye ilgisizlik, kabızlık (bu durumda sürekli lifli gıdalar verilmeli veya laksatifler uygulanabilir), sindirim sisteminde kramplar, öksürük refleksinde kesilme, safra akımında azalma ve bununla ilintili sindirim sistemi şikayetleri, bradikardi, baş dönmesi, hipotansiyon ortaya çıkabilmektedir. Miyozis, libido azalması, kaşıntı ile birlikte deri döküntüleri ortaya çıkabilir.

İlaç Etkileşimleri:
MAO inhibitörleriyle tedaviye ara verdikten sonra en az 15 gün içinde narkotik analjezikler kullanılmamalıdır. Pethidinle birlikte kullanım sonucu ciddi veya fatal olaylar gözlenmiştir. Bu tür reaksiyonların diğer santral analjeziklerle oluşup oluşmadığı bilinmemektedir. SSS depresanları ve trisiklik antidepresanlar morfinle birlikte kullanıldıklarında morfinin etkisini ve aşırı dozaj riskini artırırlar.

Arananlar:

SYNACTHEN Depot (Ampul)

SYNACTHEN Depot (Ampul)
Üretici Firma:
Novartis

Etken Madde(ler):
Tetrakosaktid (ACTH)

Piyasa Şekilleri:
1 mg: 1 ml’lik 1 ampul, 0.5 mg: 1 ml’lik 1 ampullük ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Günlük doz erişkinler için başlangıçta 1 mg (ağır olgularda 2×1 mg) ve daha sonra 2-3 günde bir 0.5-1 mg ve çocuklarda başlangıçta 0.25-0.5 mg ve daha sonra 2-8 günde bir 0.25-1 mg’dır. Damar içine verilmemelidir. Synacthen Depotun içerdiği benzil alkol yenidoğan bebeklerde (özellikle prematüre) ağır zehirlenmelere neden olabileceğinden kullanılmamalıdır.

Endikasyonları:
Kortikotrop etkilidir. Multipl sklerozlu hastalardaki akut alevlenmeler, hipsaritmili infantil miyoklonik ensefalopati; glukokortikoidlerin kesin endike olduğu, ancak kısa süreli bir tedavinin tasarlandı-ğı durumlar (glukokortikoidler ile oral tedavi altındaki gastrointestinal tolerabilitesi düşük hastalar, glukokortikoidlerin makul dozlarının yetersiz kaldığı durumlar); glukokortikoidlere cevap veren deri hastalıklarının uzun süreli tedavileri, örneğin pemfigus, şiddetli kronik ekzema, eritrodermal veya püstüllü psoriazis; ülseratif kolit, Crohn hastalığının tedavisinde endikedir. Ayrıca kemoterapinin tolerabilitesini artırmak ve hastanın genel durumunun iyileşmesi için yardımcı tedavi olarak kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Tetrakosaktid ve/veya ACTH’a aşırı duyarlılık, akut psikozlar, enfeksiyöz hastalıklar, peptik ülser, refrakter kalp yetmezliği, Cushing sendromu, adrenokortikal yetersizlik, adrenogenital sendrom ve gebelikte kontrendikedir. Anaflaktik reaksiyon riskinin artması bakımından astım ve diğer alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Yalnız doktor gözetiminde kullanılmalıdır. Tetrakosaktid, alerjik hastalığı (özellikle astım) olan hastalarda aşırı duyarlılık reaksiyonlarını provake edebilir veya alerjiye duyarlı olanlar daha ciddi reaksiyon verme eğilimindedirler (anaflaktik şok). Bu hastalarda, sadece diğer terapötik önlemler yetersiz kaldığı ve durum böyle bir tedaviyi gerektirecek kadar ağır olduğu takdirde kullanılmalıdır. Enjeksiyon sırasında veya sonrasında sistemik veya lokal aşırı duyarlılık reaksiyonları ortaya çıkarsa (örn. enjeksiyon yapılan bölgede belirgin kızarıklık ve ağrı, ürtiker, pruritus, ateş basması, şiddetli kırıklık ve disp-ne) tetrakosaktidle tedaviye son verilmeli ve ilerde ACTH müstahzarı kullanmaktan kaçınılmalıdır. Aşırı duyarlılık reaksiyonları enjeksiyondan 30 dakika sonra görülme eğilimindedir. Bu süre içinde hasta gözetim altında tutulmalıdır. Ciddi bir anaflaktik reaksiyon ortaya çıkarsa Adrenalin (‰1′lik çözeltisinden 0.4-1 ml i.m. veya 0.1-0.2 ml, 10 ml fizyolojik serum içinde damar içine yavaşça), keza yüksek dozda kortikoste-roid (örn. 1-2 g prednizolon, gerekirse tekrarlanır) enjekte edilir.

Yan Etkileri:
Su ve tuz retansiyonu, tansiyon yükselmesi, hipokalemi, hiperglisemi, osteoporoz, Cushing sendromu, enfeksiyonlara karşı direncin azalması, psişik değişiklikler, peptik ülser, deri pigmentasyonu gibi yan etkiler görülebilir. Yüksek dozlarla uzun süreli tedavi edilen çocuklarda reversibl miyokard hipertrofisi çok ender olarak ortaya çıkabilir.

Arananlar:

TİMOSOL (Göz Damlası)

TİMOSOL (Göz Damlası)

Üretici Firma:
Bilim

Etken Madde(ler):
Timolol maleat

Piyasa Şekilleri:
5 mg/ml: 5 ml, 2.5 mg/ml: 5 ml’lik damlalıklı şişelerde.

Kullanım Şekli:
Günlük doz başlangıçta %0,25′lik solüsyondan 2×1 damladır. Daha sonra gerek görüldüğü takdirde %0,5′lik solüsyondan günde 2×1 damla uygulanır.

Endikasyonları:
İntraoküler basıncı düşürmede etkilidir. Oküler hipertansiyon, kronik geniş açılı glokom (afakik hastalar dahil) ve sekonder glokomun belirli durumlarında yükselmiş göz içi basıncını düşürerek etki gösterir.

Kontrendikasyonları:
Timolole karşı aşırı duyarlılık, bronşiyal astma, ağır kronik obstrüktif pulmoner rahatsızlıklar, sinüziyal bradikardiyle ikinci ve üçüncü derece AV blok, belirgin kalp yetmezliği, kardiyak şok durumlarında kontrendikedir.

Uyarılar:
Oftalmik timolol kullanımı sonucu beta blokerlere bağlı sistemik yan etkiler görülebilir. Beta blokerlerin sistemik kullanımının kontrendike olduğu bronşiyal astma, sinüs bradikardisi, kardiyojenik şok, ağır diyabetlik olgular, birinci dereceden yüksek AV blok gibi olgularda çok dikkatli kullanılmalıdır. Eğer kardiyak yetmezlik varsa tedaviye başlamadan önce kompanse edilmelidir. Anamnezinde ciddi kardiyak problemi olan hastalar periyodik olarak kontrol edilmeli, nabız hızları ve olası konjestif kalp yetmezliği belirtileri izlenmelidir. Oral beta blokerlerle tedavi edilen hastalarda, gerek göz içi basıncı ve gerekse sistemik etkiler yönünden olası additif etkilerin göz önünde bulundurulması gerekir. Eğer hasta başka oftalmik beta bloker kullanıyorsa, timolol diğer ilaçla yapılan son uygulamayı izleyen günde uygulanmaya başlanır. Hasta beta bloker olmayan oftalmik bir antiglokom müstahzarı kullanıyorsa, ilk gün bu ilaç standart olarak kullanılmaya devam edilirken timolol standart dozda tedaviye eklenir. Ertesi gün diğer ilaç tümüyle kesilir ve timololün oftalmik formuna devam edilir. Timololün diğer antiglokom müstahzarlarla kombine kullanıldığı durumlarda standart doza uyulur. Gebelerve emziren annelerde güvenli kullanımı henüz kanıtlanmadığından, yarar/zarar ilişkisi çok iyi değerlendirilmelidir. Süt veren annelerde kullanım sırasında emzirmeye son verilmelidir. Çocuklarda kullanım güvenliği ve etkinliği saptanmamıştır.

Yan Etkileri:
Timolol genelde iyi tolere edilir. Ender olarak oküler irritasyon belirtileri, konjunktivit, blefarit, bazı görme değişiklikleri, refraktiviteye ilişkin değişiklikler görülebilir. Daha nadir olarak aşırı duyarlılık, ürtiker, lokal ya da genel döküntüler rapor edilmiştir. Sistemik etkilerine çok ender rastlanmıştır. Bu etkiler hafif bradikardi, hipotansiyon, bronkospazm (özellikle astmatiklerde), konjestif kalp yetmezliği ve insülin kullanan diyabetiklerde hipoglisemik semptomların maskelenmesidir. Ayrıca ağız kuruluğu, baş ağrısı, anoreksi ve bulantı da bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Bazı durumlarda epinefrinle birlikte kullanıldığında midriyazis oluşabilir. Kalsiyum antagonistleri, sistemik beta blokerler ve katekolamin inhibitörlerinin etkilerini potansiyelize edebilir.

Arananlar:

TİMOFTAL (Oftalmik Solüsyon)

TİMOFTAL (Oftalmik Solüsyon)
Üretici Firma:
Sanovel

Etken Madde(ler):
Timolol maleat 2.5 mg/ml

Piyasa Şekilleri:
5 ml’lik damlalıklı şişelerde.

Kullanım Şekli:
Günlük doz 2×1 damladır.

Endikasyonları:
İntraoküler basıncı düşürmede etkilidir. Oküler hipertansiyon, kronik geniş açılı glokom (afakik hastalar dahil) ve sekonder glokomun belirli durumlarında yükselmiş göz içi basıncını düşürerek etki gösterir.

Kontrendikasyonları:
Timolole karşı aşırı duyarlılık, bronşiyal astma, ağır kronik obstrüktif pulmoner rahatsızlıklar, sinüziyal bradikardiyle ikinci ve üçüncü derece AV blok, belirgin kalp yetmezliği, kardiyak şok durumlarında kontrendikedir.

Uyarılar:
Oftalmik timolol kullanımı sonucu beta blokerlere bağlı sistemik yan etkiler görülebilir. Beta blokerlerin sistemik kullanımının kontrendike olduğu bronşiyal astma, sinüs bradikardisi, kardiyojenik şok, ağır diyabetlik olgular, birinci dereceden yüksek AV blok gibi olgularda çok dikkatli kullanılmalıdır. Eğer kardiyak yetmezlik varsa tedaviye başlamadan önce kompanse edilmelidir. Anamnezinde ciddi kardiyak problemi olan hastalar periyodik olarak kontrol edilmeli, nabız hızları ve olası konjestif kalp yetmezliği belirtileri izlenmelidir. Oral beta blokerlerle tedavi edilen hastalarda, gerek göz içi basıncı ve gerekse sistemik etkiler yönünden olası additif etkilerin göz önünde bulundurulması gerekir. Eğer hasta başka oftalmik beta bloker kullanıyorsa, timolol diğer ilaçla yapılan son uygulamayı izleyen günde uygulanmaya başlanır. Hasta beta bloker olmayan oftalmik bir antiglokom müstahzarı kullanıyorsa, ilk gün bu ilaç standart olarak kullanılmaya devam edilirken timolol standart dozda tedaviye eklenir. Ertesi gün diğer ilaç tümüyle kesilir ve timololün oftalmik formuna devam edilir. Timololün diğer antiglokom müstahzarlarla kombine kullanıldığı durumlarda standart doza uyulur. Gebelerve emziren annelerde güvenli kullanımı henüz kanıtlanmadığından, yarar/zarar ilişkisi çok iyi değerlendirilmelidir. Süt veren annelerde kullanım sırasında emzirmeye son verilmelidir. Çocuklarda kullanım güvenliği ve etkinliği saptanmamıştır.

Yan Etkileri:
Timolol genelde iyi tolere edilir. Ender olarak oküler irritasyon belirtileri, konjunktivit, blefarit, bazı görme değişiklikleri, refraktiviteye ilişkin değişiklikler görülebilir. Daha nadir olarak aşırı duyarlılık, ürtiker, lokal ya da genel döküntüler rapor edilmiştir. Sistemik etkilerine çok ender rastlanmıştır. Bu etkiler hafif bradikardi, hipotansiyon, bronkospazm (özellikle astmatiklerde), konjestif kalp yetmezliği ve insülin kullanan diyabetiklerde hipoglisemik semptomların maskelenmesidir. Ayrıca ağız kuruluğu, baş ağrısı, anoreksi ve bulantı da bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Bazı durumlarda epinefrinle birlikte kullanıldığında midriyazis oluşabilir. Kalsiyum antagonistleri, sistemik beta blokerler ve katekolamin inhibitörlerinin etkilerini potansiyelize edebilir.

Arananlar: