Posts Tagged ‘çarpıntı’

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 ... 14 »

TRİBEKSOL Film Tablet

Pazartesi, Ekim 20th, 2008

TRİBEKSOL
Film Tablet

Deva

Etken Madde(ler):
Vitamin B1 (Tiamin) 250 mg, Vitamin B6 (Piridoksin) 250 mg, Vitamin B12 (Siyanokobalamin) 1 mg

Piyasa Şekilleri:
30 film tablet içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Günlük doz 1 tablettir.

Endikasyonları:
Gebelik, emzirme, aşırı fiziki aktivite; yetersiz veya yanlış beslenme, açlık; gastrointestinal hastalık veya ameliyatlar; hipertiroidi, diyabet, üremi, karaciğer fonksiyon bozuklukları, kronik alkolizm, sürekli kusmalar, kalp yetmezliği, yaşlılık; INH, pirazinamid, hidralazin, sikloserin, penisilamin, aminoglikozidli antibiyotikler, antikonvülzan ve kontraseptiflerin uzun süreli kullanımı sonucu oluşan vitamin B1, B6 ve B12 yetersizliğinde kullanılır. Zihni ve bedeni çabuk yorulma, unutkanlık, sinirlilik, iştahsızlık, kuvvetsizlik, kol ve bacaklarda parestezi ve ağrı, titreme, çarpıntı, epigastrik huzursuzluk, kabızlık gibi genel preklinik şikayetleri olan hastalarda; beriberi, Wernicke-Korsakoff sendromu ve Delirium tremens’te; alkolik ve diyabetik nöropatiler, nevrit, polinevrit, nevralji, zona, miyalji, artralji, kramp, tremor ve tekrarlayan kusmalarda enedikedir.

Kontrendikasyonları:
Bileşimindeki maddelerden birine aşırı hassasiyeti görülenlerde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Bu vitaminlerin yetersizliğine sebep olabilecek risk faktörü olan ve/veya yetersizliğe bağlı genel belirtileri gösteren hastalara hemen verilmesi ile ciddi ve bazen sekel bırakabilen klinik sendromların ortaya çıkması engellenebilir. Tavsiye edilen dozların üstünde ve uzun süre kullanılması, B6 hipervitaminozuna yol açabilir. Vitamin B6, levodopa antagonisti olduğundan yalnız levodopa ile tedavi edilen parkinsonlu hastalara verilmemelidir. Tam teşhis edilmemiş anemisi olanlarda vitamin B12′nin polisitemi vera ve folat eksikliği olan megaloblastik anemiyi maskeleyebilir. Herediter optik sinir atrofisi (Leber hastalığı) olanlarda vitamin B12′nin atrofiyi süratlendirir. Gebelik esnasında yüksek doz piridoksin kullanılmasının yeni doğanlarda görülen “Piridoksin bağımlılığı” epilepsi nöbetlerinde rolü olduğu sanıldığından dikkatli olunmalı ve bu bebeklerin nöbetlerinin piridoksin verilerek tedavi edildiği hatırlanmalıdır.

Yan Etkileri:
Nadir olarak allerjik aşırı hassasiyet reaksiyonu bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Günde 5 mg’dan yüksek dozda vitamin B6, birlikte kullanılan levodopanın terapötik etkisini ortadan kaldırır. Levodopa karbidopa ile birlikte kullanılırsa bu etkileşim olmaz. Bir ay süre ile kullanılan günde 200 mg vitamin B6, fenobarbital ve fenitoinin serum konsantrasyonlarını %50 oranında düşürür. Vitamin B12 absorbsiyonu, ağızdan verilen aminoglikozid antibiyotikler, kolşisin, uzun salınımlı potasyum, amino salisilik asit, antikonvülzanlar ve askorbik asit ile azalır. Birlikte verilen kloramfenikol vitamin B12′nin hematopoietik cevabını antagonize edebilir. Vitamin B1 ve B6, idrarda Erlich ayıracı ile ürobilinojen testinde ve vitamin B1 fosfotungstat metodu ile idrarda ürik asit tayininde yanlış pozitif yanıt verir.

Tags: ,

Arananlar:

MONOVİT-3B Film Tablet

Cumartesi, Ekim 18th, 2008

MONOVİT-3B
Film Tablet

Koçak Farma

Etken Madde(ler):
Vitamin B1 (Tiamin) 250 mg, Vitamin B6 (Piridoksin) 250 mg, Vitamin B12 (Siyanokobalamin) 1 mg

Piyasa Şekilleri:
30 film tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Günlük doz profilaktik amaçla 1-2 tablet ve tedavi amacıyla 2-3 tablet uygulanır.

Endikasyonları:
Gebelik, emzirme, aşırı fiziki aktivite; yetersiz veya yanlış beslenme, açlık; gastrointestinal hastalık veya ameliyatlar; hipertiroidi, diyabet, üremi, karaciğer fonksiyon bozuklukları, kronik alkolizm, sürekli kusmalar, kalp yetmezliği, yaşlılık; INH, pirazinamid, hidralazin, sikloserin, penisilamin, aminoglikozidli antibiyotikler, antikonvülzan ve kontraseptiflerin uzun süreli kullanımı sonucu oluşan vitamin B1, B6 ve B12 yetersizliğinde kullanılır. Zihni ve bedeni çabuk yorulma, unutkanlık, sinirlilik, iştahsızlık, kuvvetsizlik, kol ve bacaklarda parestezi ve ağrı, titreme, çarpıntı, epigastrik huzursuzluk, kabızlık gibi genel preklinik şikayetleri olan hastalarda; beriberi, Wernicke-Korsakoff sendromu ve Delirium tremens’te; alkolik ve diyabetik nöropatiler, nevrit, polinevrit, nevralji, zona, miyalji, artralji, kramp, tremor ve tekrarlayan kusmalarda enedikedir.

Kontrendikasyonları:
Bileşimindeki maddelerden birine aşırı hassasiyeti görülenlerde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Bu vitaminlerin yetersizliğine sebep olabilecek risk faktörü olan ve/veya yetersizliğe bağlı genel belirtileri gösteren hastalara hemen verilmesi ile ciddi ve bazen sekel bırakabilen klinik sendromların ortaya çıkması engellenebilir. Tavsiye edilen dozların üstünde ve uzun süre kullanılması, B6 hipervitaminozuna yol açabilir. Vitamin B6, levodopa antagonisti olduğundan yalnız levodopa ile tedavi edilen parkinsonlu hastalara verilmemelidir. Tam teşhis edilmemiş anemisi olanlarda vitamin B12′nin polisitemi vera ve folat eksikliği olan megaloblastik anemiyi maskeleyebilir. Herediter optik sinir atrofisi (Leber hastalığı) olanlarda vitamin B12′nin atrofiyi süratlendirir. Gebelik esnasında yüksek doz piridoksin kullanılmasının yeni doğanlarda görülen “Piridoksin bağımlılığı” epilepsi nöbetlerinde rolü olduğu sanıldığından dikkatli olunmalı ve bu bebeklerin nöbetlerinin piridoksin verilerek tedavi edildiği hatırlanmalıdır.

Yan Etkileri:
Nadir olarak allerjik aşırı hassasiyet reaksiyonu bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Günde 5 mg’dan yüksek dozda vitamin B6, birlikte kullanılan levodopanın terapötik etkisini ortadan kaldırır. Levodopa karbidopa ile birlikte kullanılırsa bu etkileşim olmaz. Bir ay süre ile kullanılan günde 200 mg vitamin B6, fenobarbital ve fenitoinin serum konsantrasyonlarını %50 oranında düşürür. Vitamin B12 absorbsiyonu, ağızdan verilen aminoglikozid antibiyotikler, kolşisin, uzun salınımlı potasyum, amino salisilik asit, antikonvülzanlar ve askorbik asit ile azalır. Birlikte verilen kloramfenikol vitamin B12′nin hematopoietik cevabını antagonize edebilir. Vitamin B1 ve B6, idrarda Erlich ayıracı ile ürobilinojen testinde ve vitamin B1 fosfotungstat metodu ile idrarda ürik asit tayininde yanlış pozitif yanıt verir.

Tags: ,

Arananlar:

ZEMPLAR IV Ampul

Cumartesi, Ekim 18th, 2008

ZEMPLAR
IV Ampul

Abbott

Etken Madde(ler):
Parikalsitol 5 mcg/ml

Piyasa Şekilleri:
2 ml’lik 5 i.v. ampul, 1 ml’lik 5 i.v. ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Kronik Renal Yetmezliği olan hastalarda iPTH düzeyleri için halen kabul edilen hedef sınırlar normal non-üremik üst sınırın 1.5 ile 3 katıdır. Zemplar’ın önerilen başlangıç dozu, diyaliz sırasında herhangi bir zamanda gün aşırıdan daha sık verilmeyen 0.04 mcg/kg ile 0.1 mcg/kg (2.8-7 mcg) arasındaki intravenöz bolus dozudur. 0.24 mcg/kg gibi yüksek dozlar (16.8 mcg) güvenle verilmiştir. Eğer tatmin edici bir yanıt gözlenmezse doz 2-4 haftalık aralarla 2-4 mcg artırılabilir. Her doz ayarlama periyodunda serum kalsiyum ve fosfor düzeyleri daha sık izlenmeli ve yüksek bir kalsiyum düzeyi ya da kalsiyum ve fosfor düzeylerinin çarpımı 75′ten büyük olarak saptanırsa bu parametreler normalize olana kadar ilaç derhal azaltılmalı veya kesilmelidir. Daha sonra Zemplar tedavisine daha düşük bir dozdan yine başlanabilir. Tedaviye yanıt olarak PTH düzeyleri düştüğünde dozların azaltılması gerekebilir. Bu nedenle kademeli dozlama her hasta için bireysel olarak yapılmalıdır.

Endikasyonları:
Kronik renal yetmezlikle birlikte olan sekonder hiperparatiroidizmin önlenmesinde ve tedavisinde endikedir. Kronik renal yetmezliği olan hastalarda yapılan çalışmalar parikalsitolün plasebo ile karşılaştırıldığında hiperkalsemi veya hiperfosfatemi insidansında anlamlı bir fark olmadan PTH düzeylerini baskıladığını göstermiştir. Ancak serum fosfor, kalsiyum ve kalsiyum ve fosfor düzeylerinin çarpımı (Ca x P) parikalsitol kullanımıyla birlikte artabilir.

Kontrendikasyonları:
Vitamin D toksisitesi, hiperkalsemi veya bu ürünün içeriklerinden birine karşı hipersensitivitesi olan hastalara verilmemelidir.

Uyarılar:
Akut aşırı dozu hiperkalsemiye neden olabilir ve acil müdahale gerektirir. Doz ayarlaması sırasında serum kalsiyum ve fosfor düzeyleri yakından izlenmelidir (örn. haftada 2 defa). Kronik kullanımı hastada hiperkalsemi, kalsiyum ve fosfor düzeylerinin çarpımının (Ca x P) yükselmesi ve metastatik kalsifikasyon riskine yol açabilir. Erken dönemde; halsizlik, başağrısı, somnolans, bulantı, kusma, ağız kuruluğu, konstipasyon, kas ağrısı, kemik ağrısı, metalik tat ve geç dönemde; anoreksi, kilo kaybı, konjunktivit, pankreatit, fotofobi, rinore, pruritus, hipertermi, libido azalması, BUN artışı, hiperkolesterolemi, AST ve ALT yükselmesi, ektopik kalsifikasyon, hipertansiyon, kardiyak aritmiler, somnolans, ölüm, nadiren bariz psikoz hiperkalsemiyle birlikte olan vitamin D intoksikasyonunun belirti ve semptomlarıdır. Klinik olarak anlamlı hiperkalsemisi olan hastaların tedavisi için doz derhal azaltılmalı ya da kesilmeli, düşük kalsiyumlu diyet uygulanmalı, kalsiyum desteği kesilmeli, hasta mobilize edilmeli, sıvı ve elektrolit dengesizliklerine dikkat edilmeli, elektrokardiyografik anormallikler değerlendirilmeli (dijital alan hastalarda özellikle önemlidir) ve hemodiyaliz ya da gerekirse kalsiyumsuz bir diyalizatla periton diyalizi uygulanmalıdır. Serum kalsiyum düzeyleri normokalsemi oluşana kadar sık sık izlenmelidir. Fosfat veya vitamin D benzeri bileşikler ile birlikte kullanılmamalıdır. Dijital toksisitesi herhangi bir nedene bağlı hiperkalsemi tarafından potansiyalize edilebilir. PTH düzeyleri anormal düzeylere baskılandığında adinamik kemik lezyonları gelişebilir. Hastalara, kalsiyum desteği ve fosfor kısıtlaması içeren bir beslenme rejimine uymaları talimatı verilmelidir. Kronik Renal Yetmezliği (CRF) olan hastalarda serum fosfor düzeylerini kontrol altına almak için uygun tipte fosfat-bağlayıcı bileşikler gerekebilir ama alüminyum içeren bileşiklerin aşırı kullanımından kaçınılmalıdır. Hastalar kalsiyum yükselmesinin belirtileri konusunda da dikkatle bilgilendirilmelidir. Dozaj belirlendikten sonra serum kalsiyum ve fosfor düzeyleri en az ayda bir defa ölçülmelidir. Serum veya plazma PTH ölçümlerinin 3 ayda bir yapılması önerilir. CRF olan hastalarda biyolojik olarak aktif PTH’nin güvenilir biçimde saptanması için bir intakt PTH (iPTH) ölçümü önerilir. Gebelik kategorisi C’dir. Parikalsitolün vücut yüzeyine göre (mg/m2) insanda önerilen 0.24 mcg/kg dozun 0.5 katına eşdeğer olan dozda ve ayrıca 2 katına eşdeğer olan dozda hayvanlara verildiğinde fetal viabilitede minimal (%5) azalmalara neden olduğu gösterilmiştir. Test edilen en yüksek dozda maternal olarak toksik dozlarda (hiperkalsemi) yeni doğan hayvanlarda mortalitede anlamlı bir artış olmuştur. Gebe kadınlarda yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar yoktur. Gebelikte ancak potansiyel yararları fetüsteki potansiyel risk karşısında haklı görülürse kullanılmalıdır. İnsan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Birçok ilaç insan sütüne geçtiğinden emziren kadınlara verildiğinde dikkatli olunmalıdır.

Yan Etkileri:
%2 veya daha büyük bir sıklıkla ortaya çıkan advers olaylar: Ürperme, kendini kötü hissetme, ateş, soğuk algınlığı, sepsis, çarpıntı, ağız kuruluğu, gastrointestinal kanama, bulantı, kusma, ödem, sersemlik, pnömoni.

İlaç Etkileşimleri:
Spesifik etkileşim çalışmaları yapılmamıştır. Dijital toksisitesi her hangi bir nedene bağlı hiperkalsemi tarafından potansiyalize edilebilir; bu nedenle ile birlikte dijital içeren preparatlar verildiğinde dikkatli olunmalıdır.

Tags: ,

Arananlar:

ÜRİSPAS Film Tablet

Cumartesi, Ekim 18th, 2008

ÜRİSPAS
Film Tablet

Fako

Etken Madde(ler):
Flavoksat hidroklorür 200 mg

Piyasa Şekilleri:
60 film tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Günlük doz 3×1-2 film tablettir.
Yaz

Arananlar:

MICTONORM Draje

Cumartesi, Ekim 18th, 2008

MICTONORM
Draje

Dr.F.Frik

Etken Madde(ler):
Propiverin hidroklorür 15 mg

Piyasa Şekilleri:
56 draje içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Yetişkinler: Günde 2 defa bir 15 mg propiverin hidroklorür tavsiye edilmektedir, bu doz günde 3 defaya kadar çıkartılabilir. Bazı hastalar günlük 15 mg’lık bir doza da cevap verebilmektedir. Nörojenik detrüsör aşırı aktivitesi için, günlük üç defa bir doz draje tavsiye edilir. Eğer gerekli görülürse ve tolere edilebilirse bu doz günde dört defaya kadar çıkarılabilir (tavsiye edilen maksimum günlük doz). Mictonorm, 0.61 mg glukoz içerir. Bundan dolayı, günde 2 draje, 1.22 mg glukoz sağlar.

Endikasyonları:
Gerek idiyopatik detrüsör aşırı aktivitesi (aşırı aktif mesane) gerekse omurilik yaralanmalarına bağlı nörojenik detrüsör aşırı aktivitesi (detrüsör hiperrefleksi), örneğin transvers lezyon paraplejisi olan hastalarda ani idrar sıkışması ve sık idrara çıkma gibi, idrar tutamama problemlerinin tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:
İlaç, aktif maddeye ya da herhangi bir yardımcı maddeye aşırı hassasiyet gösteren, bağırsak obstrüksiyonu, üriner retansiyonun beklendiği önemli dereceli mesane taşma obstrüksiyonu, miyasteni gravis, intestinal atoni, ciddi ülseratif kolitis, toksik megakolon, kontrol edilememiş kapalı açılı glokom, orta dereceli ya da şiddetli karaciğer yetmezliği ve taşiaritmi olan hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:
Otonomik nöropatili hastalarda dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Ciddi konjestif kalp yetmezliği (NYHA IV), prostatik hipertrofi, reflü özofajit  ile hiatus hernisi, kardiyak aritmi ve taşikardisi olan hastaların semptomları, ilaç alımını takiben şiddetlenebilir. Diğer antikolinerjikler gibi, propiverin, midriyazis’e neden olur. Bundan dolayı, anterior odanın ön açıları ile yatkınlık kazanmış bireylerde akut kapalı açılı glokoma neden olma riski artabilir. Bu sınıfa ait ilaçların, akut kapalı açılı glokoma neden olduğu ya da başlattığı rapor edilmiştir. Organik mesane hastalıklarına (ör: idrar yolları enfeksiyonları, urlar) bağlı olduğu kadar, böbrek hastalıkları ve konjestif kalp yetmezliğine bağlı pollaküri ve noktüriye tedaviden önce hüküm verilmelidir. Koşineal red A (E124 ) alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Verilerin eksikliğinden dolayı çocuklarda kullanılmamalıdır. Gebelik kategorisi C’dir. Propiverin hidroklorürün hamile kadınlarda kullanımı üzerine yeterli veri yoktur. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, üreme toksisitesi göstermiştir. İlaç anne sütüne geçer. Propiverin hidroklorür hamilelik sırasında kullanılmamalıdır ve emziren kadınlara verilmemelidir. Propiverin hidroklorür, uyuşukluğa ve bulanık görüşe neden olabilir. Bu durum hastanın bir motorlu taşıt ya da başka bir makine kullanmak gibi zihinsel uyanıklık gerektiren aktiviteleri yapma kabiliyetini ya da bu ilacı kullanırken tehlikeli olabilecek iş yapma kabiliyetini azaltabilir.

Yan Etkileri:
Çok yaygın (>%10): Ağız kuruluğu. Yaygın (>%1-<%10): Anormal akomodasyon, akomodasyon güçlükleri, anormal görüş, kabızlık. Yaygın olmayan (>%0.1-<%1): Yorgunluk, bulantı/kusma, baş dönmesi, titreme, idrar retansiyonu, kızarma, uyuşuklukla beraber düşük kan basıncı. Nadir (>%0.01-<%0.1): Aşırı duyarlılığa (propiverin hidroklorür) ya da hipersensitiviteye (yardımcı maddeler) bağlı lekelenme. Çok nadir (<%0.01, izole edilmiş raporlar dahil): Çarpıntı, huzursuzluk, konfüzyon. Tüm istenmeyen etkiler geçicidir ve bir doz indirimi ile ya da terapinin sonlandırılmasından maksimum 1-4 gün sonra yok olur. Uzun dönem terapi sırasında, hepatik enzimler, karaciğer enzimlerinde nadiren tersinir değişikliklerin oluşabileceğinden ötürü izlenmelidir. İntraoküler basıncın izlenmesi, glokom geliştirme riski taşıyan hastalarda tavsiye edilmektedir. Üriner sistem enfeksiyonu durumlarında, rezidüel idrar hacmine özel olarak dikkat edilmelidir.

İlaç Etkileşimleri:
Trisiklik antidepresanlar (ör: imipramin), (trankilizanlar) (ör: benzodiazepinler), antikolinerjikler, amantadin, nöroleptikler (ör: fenotiyazinler) ve beta-adrenoseptör agonistler (beta-sempatomimetikler) ile birlikte kullanımına bağlı olarak etkileri artar. Kolinerjik ilaçlarla birlikte kullanımına bağlı olarak etkileri azalır. İzoniazid ile tedavi edilen hastalarda kan basıncını düşürür. Metoklopramid gibi prokinetiklerin etkisi azalabilir. Sitokrom P450 3A4 (CYP 3A4) tarafından metabolize edilen diğer ilaçlar ile farmakokinetik etkileşimler olasıdır. Bununla birlikte, bu tip ilaçlar için konsantrasyonlarda oldukça belirgin bir artış, klasik enzim inhibitörleri ile (ör: ketokonazol ya da greyfurt suyu) karşılaştırıldığında propiverinin etkileri az olduğundan beklenmemektedir. Propiverin, zayıf bir sitokrom P450 3A4 inhibitörü olarak düşünülebilir. Sedatif ilaçlar propiverin hidroklorür ile uyuşukluğu arttırabilir.

Tags: ,

Arananlar:



dizi izle, hd dizi, full izle pis yedili son bölüm izle Al yazmalým son bölüm izle
kuzey güney son bölüm izle