başağrısı » İlaçlar isimleri - İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis,eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,ilaç adları
Currently Browsing

Posts Tagged ‘ başağrısı ’

SIMDAX Konsantre İnfüzyon Solüsyonu

SIMDAX Konsantre
İnfüzyon Solüsyonu

Abbott

Etken Madde(ler):
Levosimendan 2.5 mg/ml

Piyasa Şekilleri:
5 ml’lik 1 flakon içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Sadece klinik kullanıma mahsustur. Uygulama, inotropik ajanların kullanımı konusunda uzmanlığı olan ve yeterli izleme imkanlarını bulunduran hastanelerde yapılmalıdır. Seyreltme işlemi %5 glikoz çözeltisi ile yapılır. İnfüzyon, periferal veya merkezi intravenöz yoldan uygulanabilir. Tedavinin dozu ve süresi her hastanın klinik durumuna ve verdiği cevaba göre ayarlanmalıdır. Tedaviye 10 dakikalık bir süre içinde infüzyonla verilen 12-24 mcg/kg yükleme dozu ile başlanmalı ve bunu 0.1 mcg/kg/dak dozdaki sürekli infüzyon izlemelidir. 24 mcg/kg yükleme dozu daha güçlü bir hemodinamik etki oluşturur, ancak yanısıra daha yüksek bir geçici yan etki insidansını da beraberinde getirebilir. Hastanın uygulamaya verdiği cevap 30 ile 60 dakika sonra değerlendirilmelidir. Eğer cevap aşırı olursa (hipotansiyon, taşikardi) infüzyon hızı 0.05 mcg/kg/dak olarak azaltılabilir veya infüzyon kesilebilir. Eğer başlangıç dozu tolere edilirse ve daha fazla bir hemodinamik etki gerekli görülürse infüzyon hızı 0.2 mcg/kg/dak olacak şekilde artırılabilir. Ciddi kronik kalp yetersizliğinin akut dekompansasyonu durumunda tavsiye edilen infüzyon süresi 24 saattir. Hemodinamik etkiler en az 24 saat devam eder ve 24 saatlik bir infüzyon sonrası 9 güne kadar gözlenebilir. Simdax’ın tekrarlanan uygulaması konusunda bir deneyim bulunmamaktadır ve diğer inotropik ajanlarla (digoksin hariç) birlikte kullanımı konusundaki deneyim de sınırlıdır.

Endikasyonları:
Levosimendanın doza-bağımlı olarak, kalp debisi ve stroke volümde artışa ve yine doza-bağımlı olarak pulmoner kapiller uç basınçta, ortalama arteriyel basınçta ve toplam periferik rezistansta azalmaya yolaçmaz. Levosimendan, kardiyak troponin C’ye kalsiyum-bağımlı bir şekilde bağlanmak suretiyle, kontraktil proteinlerin kalsiyuma olan hassasiyetini artırır. Levosimendan kontraksiyon gücünü artırırken, ventriküler kas gevşemesini bozmaz. İlaveten, levosimendan vasküler düz kaslardaki ATP-duyarlı potasyum kanallarını açar ve bu da sistemik ve koroner arteriyel rezistans damarlar ile sistemik venöz kapasitans damarlarda vazodilatasyon oluşturur. Kalsiyum duyarlaştırıcı ve potasyum kanal açıcı etkisiyle akut ve kronik kalp yetmezliğinde ve koroner bypass cerrahisi sonrası destek tedavisinde endikedir. Akut ve kronik kalp yetmezliğinde ve bypass sonrası destek tedavisinde infüzyon şeklinde 24 saate kadar kullanılır. Sadece, inotropik desteğin gerekli görüldüğü durumlarda ek tedavi olarak kullanılmalıdır.

Kontrendikasyonları:
Levosimendan veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı hassasiyet, ventriküle kan dolumunu veya çıkışını ya da her ikisini de etkileyen belirgin mekanik engeller, ciddi böbrek yetersizliği (kreatinin klirensi <30 ml/dak) ve ciddi karaciğer yetersizliği, ciddi hipotansiyon ve taşikardi, torsade de pointes geçmişinde kontrendikedir.

Uyarılar:
Kardiyak output ve pulmoner kapiller uç basınç üzerindeki olumlu hemodinamik etkiler, 24 saatlik infüzyonun tamamlanmasından en az 24 saat sonrasına kadar sürer. Bütün hemodinamik etkilerin tam olarak ne kadar süre devam ettiği belirlenmemiştir. Bununla birlikte kan basıncı üzerindeki etkiler genellikle 3-4 gün süreyle ve kalp atım hızı üzerindeki etkisi ise 7-9 gün süreyle devam eder. Bu durum kısmen, maksimum plazma konsantrasyonuna infüzyonun durdurulmasından yaklaşık 48 saat sonra ulaşan aktif metabolitin varlığına bağlıdır. Aktif metabolitin eliminasyonu ile ilgili etkileşimler kestirilemez ve bu durum kalp atım hızı üzerinde daha belirgin ve uzamış bir etkiye yol açabilir. İnfüzyonun bitiminden sonra en az 3 gün süreyle veya hastanın klinik olarak stabilize olmasına kadar non-invaziv izleme önerilir. Hafif veya orta şiddette böbrek veya karaciğer bozukluğu olan hastalarda bu izlemin en az 5 gün sürdürülmesi tavsiye olunur. Hafif veya orta şiddette böbrek veya karaciğer bozukluğu olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Karaciğer fonksiyonları bozuk olan hastalarda aktif metabolitin eliminasyonu araştırılmamıştır ve böbrek fonksiyonları bozuk olan hastalarla elde edilen veriler de sınırlıdır. Bozuk karaciğer ve böbrek fonksiyonları aktif metabolit konsantrasyonunun artmasına yol açar ki, bu da kalp atım hızı üzerinde daha belirgin ve uzamış bir etki ile sonuçlanır. Serum potasyum konsantrasyonunda azalmaya neden olabilir. Dolayısıyla, düşük serum potasyum konsantrasyonları uygulamadan önce düzeltilmeli ve tedavi boyunca serum potasyumu izlenmelidir. Diğer kalp yetersizliği ilaçlarında da olduğu gibi, infüzyon sonrası hemoglobin ve hematokrit seviyelerinde düşme ortaya çıkabilir, bu nedenle iskemik kardiyovasküler hastalığı ve beraberinde anemisi olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Hipotansiyon, taşikardi veya çabuk ventriküler cevap veren atriyal fibrilasyon sorunu olan hastalarda dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Ciddi hipovolemi levosimendan infüzyonundan önce düzeltilmelidir. Eğer kan basıncında ve kalp atım hızında aşırı değişme gözlenirse, infüzyon hızı azaltılmalı veya infüzyon durdurulmalıdır. Diğer inotropik ajanların (digoksin hariç) levosimendan ile birlikte ya da levosimendan infüzyonundan sonra kullanımları konusunda sınırlı bir deneyim vardır. Bu nedenle bu tür bir uygulama tavsiye edilemez. Kardiyak fonksiyonları ciddi şekilde bozulmuş hastalarda uygulama sırasında kardiyak output ve dolum basınçlarının sürekli olarak izlenmesi gereklidir. Sürekli ventriküler taşikardisi, reperfüzyona bağlı olmayan sürekli-olmayan taşikardisi veya hayati tehlike yaratan aritmisi olan hastalar, aritmi tedavisi görmeli ve uygulamadan önce stabilize edilmelidir. Süregelen koroner iskemisi veya etiyolojisi ne olursa olsun QTc aralığı uzun olan hastalarda kullanılırken, veya QTc aralığını uzatan ilaçlarla birlikte uygulanıldığında dikkatli bir şekilde ve sıkı EKG gözlemi altında kullanılmalıdır. Restriktif kardiyomiyopati, hipertrofik kardiyomiyopati, ciddi mitral kapak yetersizliği, miyokard rüptürü, kardiyak tamponat, sağ ventrikül enfarktüsü ve son üç ay içindeki potansiyel olarak hayati tehlike yaratan aritmilerde kullanımı konusunda herhangi bir bilgi mevcut değildir. Yakın zamanda nonkardiyak bir durumun oluşumuna bağlı olarak görülen akut kalp yetersizliği, cerrahi müdahale sonrası kalp yetersizliğinde kötüleşme, ve kalp transplantasyonu bekleyen hastalardaki ciddi kalp yetersizliğinde sınırlı bir deneyim olması nedeniyle kullanılırken özel dikkat gösterilmelidir. Çocuklara ve 18 yaş altındaki gençlere uygulanmamalıdır. Gebelik kategorisi D'dir. Gebelerde levosimendan kullanımına ilişkin hiç deneyim yoktur. Hayvan deneyleri üreme üzerinde toksik etkiler gösterdiği için levosimendan gebe kadınlarda sadece anneye olan yararı fetüs için muhtemel risklere üstün geliyorsa kullanılmalıdır. Levosimendanın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle levosimendan alan anneler infüzyondan sonraki 14 gün boyunca emzirmemelidir.

Yan Etkileri:
En sık rastlanan advers etkiler başağrısı ve hipotansiyon'dur (%5). Tedavi gören hastaların %1.3'ünde ekstrasistol, %1.4'ünde atriyal fibrilasyon, %2.4'ünde taşikardi, %1'inde ventriküler taşikardi, %0.9'unda çarpıntı ve %2'sinde miyokard iskemisi görülmüştür. Rapor edilen tüm reaksiyonlardan %83'ü tedavi sırasında ve %17'si tedavinin bitmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Advers reaksiyonların önemli bir bölümü (%98.6) infüzyonun başlamasını takip eden 3 gün içinde görülmüştür. Görülen tüm advers etkiler: Hemoglobin azalması, hipokalemi, baş dönmesi, hipotansiyon, miyokard iskemisi, ekstrasistol, atriyal fibrilasyon, taşikardi, ventriküler taşikardi, çarpıntı, bulantı, kusma, baş ağrısı.

İlaç Etkileşimleri:
Aktif metabolitin eliminasyonu tam olarak değerlendirilmemiştir ve bu metabolitin eliminasyonu ile ilgili olası etkileşimler kestirilemez. Muhtemel bir etkileşim kalp hızı üzerindeki etkiyi daha belirginleştirir ve uzatır. İzosorbid mononitrat ve levosimendanın sağlıklı gönüllülerde birlikte kullanımı ortostatik hipotansif cevabın belirgin şekilde potansiyalize olması sonucunu doğurmuştur. Diğer ilaçlarla ve belirtilenler dışındaki seyrelticilerle karıştırılmamalıdır.

Tags: ,

Arananlar:

GİLUDOP Ampul

GİLUDOP
Ampul

Dr.F.Frik

Etken Madde(ler):
Dopamin hidroklorür

Piyasa Şekilleri:
10 mg/ml: 5 ml’lik 5 ampul, 20 mg/ml: 10 ml’lik 5 ampul içeren ambalajlarda.
Yaz

Arananlar:

DOPMIN Ampul

DOPMIN
Ampul

Drogsan

Etken Madde(ler):
Dopamin hidroklorür 40 mg/ml

Piyasa Şekilleri:
5 ml’lik 5 ampul içeren ambalajlarda.
Yaz

Arananlar:

DOPAMİNE DBL IV Ampul

DOPAMİNE DBL
IV Ampul

Orna

Etken Madde(ler):
Dopamin hidroklorür 40 mg/ml

Piyasa Şekilleri:
5 ml’lik 5 i.v. ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Sadece uygun seyrelticilerle seyreltildikten sonra i.v. infüzyon ile uygulanır. Erişkinler: Uygulamadan önce dolaşan kan volümünün tam kan veya bir plazma genişleticisi ile arttırılması gerekir. Kalp gücü ve böbrek perfüzyonun orta derecede artışlarına cevap verme olasılığı olan hastalarda dopamin hidroklorür solüsyonunun infüzyonu 2.5 mcg/kg/dakika dozunda başlanır. Daha şiddetli durumlarda, uygulamaya 5 mcg/kg/dak hızında başlanabilir ve gerekirse 5-10 mcg/kg/dakikalık artışlarla 20-50 mcg/kg/dakikaya kadar arttırılabilir. Eğer 50 mcg/kg/dakikadan daha fazla dozlar gerekiyorsa, idrar çıkışının sık sık kontrol edilmesi önerilmektedir. Eğer hipotansiyon olmaksızın idrar çıkışı azalıyorsa dopamin dozunun azaltılması düşünülmelidir. Hastaların %50′sinde 20 mcg/kg/dakikanın altında dozlarla yeterli sonuçlar alındığı görülmüştür. Bu dozlara cevap vermeyen hastalarda yeterli kan basıncı, idrar çıkışı ve perfüzyon sağlanması için ek dopamin artışları yapılabilir. Tüm hastaların tedavileri için kan volümü, kardiyak kontraktilite, periferik perfüzyonun distribüsyonu ve idrar çıkışı yönünden kesin olarak incelenmelidir. Dopaminin pediyatrik hastalarda emniyeti ve etkinliği bilinmemektedir.

Endikasyonları:
Kardiyotonik etkilidir. Akut konjestif kalp yetmezliği ve şok olgularında (postoperatif, septik, anafilaktik ve kardiyojenik); böbrek yetersizliği tehdidi; akut pankreatit; kronik kalp ve böbrek hastalıklarında akut yetersizlik tehdidi, diüretik tedavisinin etkisini artırmak ve desteklemek; PEEP uygulamalı yapay solunumda azalmış kalp ve böbrek fonksiyonlarını düzeltme; epidural anestezide kardiyovasküler fonksiyonu stabilize etmek için antiaritmik ilaçlar, barbitüratlar, karbromal ve böbrek yoluyla atılan diğer ilaçlarla akut zehirlenmelerde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Dopamin sülfite duyarlı bronşiyal astımlılarda kullanılmaz. Tiroid fonksiyon fazlalığı (tireotoksikoz), böbreküstübezi tümörlerinde, glokomun bazı şekillerinde (dar açı glokomu), idrar kalıntılı prostat adenomunda, taşiaritmiler, ritm bozukluklarında kullanılmaz.

Uyarılar:
İnfüzyona başlamadan önce hipovolemi tamamen düzeltilmelidir. Mümkünse kan ya da plazma bu konuda endikedir. Dopamin verilen hastalarda orantısız bir şekilde diyastolik basınçta artma olursa (nabız basıncında belirgin düşme) infüzyon hızı azaltılmalı ve hasta dikkatle izlenmelidir. Dopaminin damar dışına infüzyonundan kaçınılarak büyük venlere infüze edilmelidir. Arteroskleroz, arteriyal embolizm, Raynaud hastalığı, diyabetik endarteritis, Buerger hastalığı gibi oklüzif damar hastalığı bulunanlarda, enfüzyon sırasında cilt ve ekstremitelerin ısı ve renklerindeki değişmeler dikkatle izlenmelidir. Bu gibi durumlarda enfüzyona devam edilmesine yarar/zarar oranının iyi değerlendirilmesiyle karar verilir. Siklopropan ve halojenli hidrokarbon anestezikleri kardiyak otonomik irritabiliteyi arttırarak miyokardı kateşolaminlere duyarlı hale getirir. Bundan dolayı bu gibi durumlarda çok dikkatli olunmalıdır. Diğer adrenerjik ajanlarda olduğu gibi Dopamin enfüzyonu sırasında idrar akımı, kardiyak debi ve kan basıncı gibi parametreler çok yakından gözlenmelidir. Hamilelerde yapılmış kontrollü çalışmalar mevcut değildir. Bu nedenle hamilelerdeki kullanımına ancak fetusta meydana gelebilecek zararlar göz önüne alınarak karar verilmelidir. İlacın çocuklardaki etkinliği ve güvenirliği henüz kanıtlanmamıştır.

Yan Etkileri:
Ara sıra hafif bulantı, kusma, başağrısı, huzursuzluk, parmak-tremoru, göğüs ağrıları, çarpıntı, kan basıncı yükselmesi. Artan dozlara bağlı olarak kalpte ritm bozuklukları (sinüs taşikardisi, supraventriküler ve ventriküler ektopiler) ve sol ventrikül diastolünde istenmeyen bir yükselme olabilir. Dopamin infuzyonu deride nekroz meydana getirebilir (kan akımı ile splanchnikus alanı olumlu etkilenirken deri ve adalelerde reaksiyon yapabilir), tehlike bilhassa dolaşım bozukluğu olan hastalara yüksek dozların tatbikindedir. Splachnikus alanında ameliyat veya gastrointestinal organlarda kanama eğilimi bulunan hastalarda kanama tehlikesi vardır. Yanlışlıkla damar dışına yapılan infüzyon paravenöz nekrozlara yol açabilir. Bu bakımdan infüzyonun bir damar kateteri ile yapılması tercih edilmelidir.

İlaç Etkileşimleri:
Dopamin ve guanetidin aynı anda verilirse sempatomimetik etki kuvvetlenir. Monoaminooksidaz inhibitör tedavisi görenlerde daha düşük dopamin dozları yeterlidir (yaklaşık normalin 1/10′u). Dopamin diüretiklerle birlikte kullanıldığında munzam, kuvvetlendirici etki yapar. Dopamin ve trisiklik antidepresifler, anestetikler (ritm bozukluklarına meyil), veya fenitoin ile (kan basıncı azalması ve bradikardi) görülmüştür. Dopamin ana alkaloidlerle kombine edilirse perifer damarlarda kangren tehlikesi ortaya çıkabilir.

Tags: ,

Arananlar:

DOPAMINE Fresenius IV Ampul

DOPAMINE Fresenius
IV Ampul

Fresenius Kabi

Etken Madde(ler):
Dopamin hidroklorür 40 mg/ml

Piyasa Şekilleri:
5 ml’lik 10 i.v. ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Dilüe edildikten sonra i.v. infüzyon olarak uygulanır. Doz gerekli hemodinamik ve renal etkiler elde edilinceye kadar tedricen artırılır. Düşük doz 3 mg/kg/dakika, orta doz 6-9 mg/kg/dakika, yüksek doz 12-18 mg/kg/dakikadır. Düşük dozla başlanmalı ve alınan yanıta göre yavaş yavaş artırılmalıdır. Çocuklarda: 5-7 mg/kg/dakika, gerektiğinde 10 mg/kg/dakikaya kadar artırılabilir.

Endikasyonları:
Kardiyotonik etkilidir. Akut konjestif kalp yetmezliği ve şok olgularında (postoperatif, septik, anafilaktik ve kardiyojenik); böbrek yetersizliği tehdidi; akut pankreatit; kronik kalp ve böbrek hastalıklarında akut yetersizlik tehdidi, diüretik tedavisinin etkisini artırmak ve desteklemek; PEEP uygulamalı yapay solunumda azalmış kalp ve böbrek fonksiyonlarını düzeltme; epidural anestezide kardiyovasküler fonksiyonu stabilize etmek için antiaritmik ilaçlar, barbitüratlar, karbromal ve böbrek yoluyla atılan diğer ilaçlarla akut zehirlenmelerde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Dopamin sülfite duyarlı bronşiyal astımlılarda kullanılmaz. Tiroid fonksiyon fazlalığı (tireotoksikoz), böbreküstübezi tümörlerinde, glokomun bazı şekillerinde (dar açı glokomu), idrar kalıntılı prostat adenomunda, taşiaritmiler, ritm bozukluklarında kullanılmaz.

Uyarılar:
İnfüzyona başlamadan önce hipovolemi tamamen düzeltilmelidir. Mümkünse kan ya da plazma bu konuda endikedir. Dopamin verilen hastalarda orantısız bir şekilde diyastolik basınçta artma olursa (nabız basıncında belirgin düşme) infüzyon hızı azaltılmalı ve hasta dikkatle izlenmelidir. Dopaminin damar dışına infüzyonundan kaçınılarak büyük venlere infüze edilmelidir. Arteroskleroz, arteriyal embolizm, Raynaud hastalığı, diyabetik endarteritis, Buerger hastalığı gibi oklüzif damar hastalığı bulunanlarda, enfüzyon sırasında cilt ve ekstremitelerin ısı ve renklerindeki değişmeler dikkatle izlenmelidir. Bu gibi durumlarda enfüzyona devam edilmesine yarar/zarar oranının iyi değerlendirilmesiyle karar verilir. Siklopropan ve halojenli hidrokarbon anestezikleri kardiyak otonomik irritabiliteyi arttırarak miyokardı kateşolaminlere duyarlı hale getirir. Bundan dolayı bu gibi durumlarda çok dikkatli olunmalıdır. Diğer adrenerjik ajanlarda olduğu gibi Dopamin enfüzyonu sırasında idrar akımı, kardiyak debi ve kan basıncı gibi parametreler çok yakından gözlenmelidir. Hamilelerde yapılmış kontrollü çalışmalar mevcut değildir. Bu nedenle hamilelerdeki kullanımına ancak fetusta meydana gelebilecek zararlar göz önüne alınarak karar verilmelidir. İlacın çocuklardaki etkinliği ve güvenirliği henüz kanıtlanmamıştır.

Yan Etkileri:
Ara sıra hafif bulantı, kusma, başağrısı, huzursuzluk, parmak-tremoru, göğüs ağrıları, çarpıntı, kan basıncı yükselmesi. Artan dozlara bağlı olarak kalpte ritm bozuklukları (sinüs taşikardisi, supraventriküler ve ventriküler ektopiler) ve sol ventrikül diastolünde istenmeyen bir yükselme olabilir. Dopamin infuzyonu deride nekroz meydana getirebilir (kan akımı ile splanchnikus alanı olumlu etkilenirken deri ve adalelerde reaksiyon yapabilir), tehlike bilhassa dolaşım bozukluğu olan hastalara yüksek dozların tatbikindedir. Splachnikus alanında ameliyat veya gastrointestinal organlarda kanama eğilimi bulunan hastalarda kanama tehlikesi vardır. Yanlışlıkla damar dışına yapılan infüzyon paravenöz nekrozlara yol açabilir. Bu bakımdan infüzyonun bir damar kateteri ile yapılması tercih edilmelidir.

İlaç Etkileşimleri:
Dopamin ve guanetidin aynı anda verilirse sempatomimetik etki kuvvetlenir. Monoaminooksidaz inhibitör tedavisi görenlerde daha düşük dopamin dozları yeterlidir (yaklaşık normalin 1/10′u). Dopamin diüretiklerle birlikte kullanıldığında munzam, kuvvetlendirici etki yapar. Dopamin ve trisiklik antidepresifler, anestetikler (ritm bozukluklarına meyil), veya fenitoin ile (kan basıncı azalması ve bradikardi) görülmüştür. Dopamin ana alkaloidlerle kombine edilirse perifer damarlarda kangren tehlikesi ortaya çıkabilir.

Tags: ,

Arananlar: