anoreksi » İlaçlar isimleri - İlaç Rehberi, ilaç radyo,ilaç nedir,ilaç firmaları,sahte ilaç,eczane,pfizer,novartis,eczacıbaşı,uyku ilaçları,zayıflama ilaçları,ilaç fiyatları,ilaç isimleri,hastalıklar,ilaç resimleri,vitaminler,antibiyotikler,ilaç sözlüğü,ilaç adları
Currently Browsing

Posts Tagged ‘ anoreksi ’

DEPSET(Kapsül)

DEPSET
Kapsül

Eczacıbaşı
Etken Madde(ler):
Fluoksetin hidroklorür 20 mg

Piyasa Şekilleri:
16 kapsüllük blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Depresyon: Önerilen başlangıç dozu günde bir defa 20 mg’dır. Bazı hastalarda doz 80 mg/gün’e yükseltilmesine rağmen, genelde 20 mg/gün doz yeterlidir. Günlük doz 80 mg’ı geçmemelidir.  Obsesif kompulsif bozukluk: Başlangıç dozu günde bir defa 20 mg’dır. Birkaç hafta sonra doz yükseltilebilir. Önerilen doz günde 20-60 mg’dır. Günlük doz 80 mg’ı geçmemelidir. Bulimia nervoza: Sabahları bir defada alınmak üzere 60 mg’dır. Premenstrual disforik bozukluk: Günde 1 defa 20 mg önerilir.

Endikasyonları:
Depresyon, depresyona bağlı anksiyete, obsesif-kompülsif bozukluk, bulimia nervosa, panik atakları ve premenstrüel disforik bozukluk tedavisinde kullanılır. DSM III sınıflandırmasına göre majör depresyon tanısına uyan hastalarda olumlu sonuçlar alınmıştır.

Kontrendikasyonları:
Fluoksetine aşırı duyarlı hastalarda kullanılmamalıdır. Fluoksetini bir MAO inhibitörü ile birlikte kullanan ve kısa bir süre önce flukosetin kullanımını bırakıp bir MAO inhibitörüne geçen hastalarda ciddi bazen ölümcül reaksiyonlar görüldüğü bildirilmiştir. Bir MAO inhibitörü ile birlikte ya da bir MAO inhibitörü bırakıldıktan sonraki 14 gün içerisinde kullanılmamalıdır. Fluoksetin ve major metabolitinin eliminasyon yarılanma süreleri çok uzun olduğundan Fluoksetin bırakıldıktan sonra bir MAO inhibitörüne geçmeden önce en az 5 haftalık bir süre geçmelidir.

Uyarılar:
Fluoksetin ile yapılan klinik çalışmalarda %4 oranında döküntü ve ürtiker görülmüştür. Nadir de olsa döküntü görülen hastalarda karaciğer, böbrek ve akciğerlerle ilgili olabilen ciddi sistemik olaylar gelişebileceğinden alternatif etiyolojisi bilinmeyen döküntü ya da benzer bir alerjik bulgu durumunda fluoksetin uygulaması durdurulmalıdır. Fluoksetin ile tedavi edilen hastaların %10-15′inde anksiyete, sinirlilik ve uykusuzluk görülmüş, %5′i bu etkiler nedeniyle tedaviyi bırakmıştır. Fluoksetin özellikle normal kilonun altındaki depresyonlu bireylerde belirgin kilo kaybına neden olabilir. Klinik çalışmalarda fluoksetin ile tedavi edilen hastaların %1 kadarında hipomani ya da mani görüldüğü bildirilmiştir. Bir çok antidepresan ajan alkole bağlı MSS depresyonunu artırır. Bu nedenle diğer psikoaktif ilaçlarda olduğu gibi Fluoksetinin alkol ile birlikte kullanımı önerilmemektedir. Fluoksetin ile tedavi edilmekte olan 6000′den fazla hasta arasından 12 hastada konvülsiyon izlenmiştir. Fluoksetin nöbet hikayesi olanlarda dikkatle uygulanmalıdır. Depresyonlu hastalarda intihar girişimi riski bulunduğundan yüksek riskli hastalar tedavinin başlangıcında yakından izlenmeli aşırı doz alma olasılığını azaltmak için reçeteye yazılan miktar en azda tutulmalıdır. Fluoksetin ve norfluoksetinin atılım yarılanma süreleri uzun olduğundan dozda yapılacak değişiklikler plazmaya ancak birkaç haftadan sonra yansır. Depresyonun yanı sıra sistemik hastalığı bulunan şahıslarda fluoksetin kullanımıyla ilgili yeterli bilgi bulunmadığından böyle hastalarda dikkatli olunmalıdır. MSS ile ilgili diğer bir ilacı da almakta olan hastalar yakından izlenmelidir. Fluoksetinin miyokardiyal enfarktüs ya da anstabl kalp rahatsızlığı geçirmiş bireylerdeki emniyeti araştırılmamıştır. Ancak çift kör çalışmaya alınan 312 hastanın EKG leri incelendiğinde kalp blokuna yol açan bir iletim bozukluğunun gelişmediği gözlenmiştir. Hastaların kalp atım sayıları dakikada 3 vuruş azalmıştır. Karaciğer yetmezliğinde fluoksetin ve norfluoksetinin atılım yarılanma süreleri uzayacağından sirozlu hastalarda doz azaltılmalı ya da doz aralığı uzatılmalıdır. Fluoksetinin ciddi böbrek yetmezliği olanlarda kullanımıyla ilgili bilgiler kısıtlı olduğundan böyle hastalarda dikkatli olunmalıdır. Fluoksetin glisemik kontrolü etkileyebilir, fluoksetin uygulayan diyabetli hastalarda antidiabetik ajan dozu ayarlanmalıdır. Psikoaktif ilaçlar düşünme, karar verme ve motor becerileri etkileyebileceklerinden hastalar otomobil ve tehlikeli makine kullanma yönünden uyarılmalıdır. Fluoksetin hayvanlarda ve insanlarda ilaç suistimali tolerans ya da fiziksel bağımlılık yönünden incelenmemiştir. Daha önce ilaç suistimali yaptığı bilinen hastaların yakın takibi gerekir. Fluoksetin EKT ile kullanımının yararını gösteren hiçbir klinik çalışma yoktur. Nadiren fluoksetin kullanan hastalara EKT uygulanmasıyla nöbetlerin uzadığı bildirilmiştir. Fluoksetin kullanan bazı hastalarda özellikle yaşlılar diüretik kullananlar ve volüm eksikliği bulunanlarda ilacın bırakılmasıyla ortadan kalkan hiponatremi görülmüştür. Fluoksetin ile bağlantısı kesin olarak bilinmemekle beraber, Fluoksetin tedavisindeki bazı hastalarda trombosit fonksiyonunun değiştiği ve laboratuvar testlerinde anormal sonuçlar alındığı kaydedilmiştir. Hamilelerde emniyeti kanıtlanmadığından kesin olarak gerekmedikçe kullanılmamalıdır. Emziren annelere uygulamada çok dikkatli olunmalıdır. Çocuklarda güvenilirliği ve faydası kanıtlanmamıştır. Fluoksetinin yaşlı hastalarda kullanımı sistemik olarak araştırılmamıştır.

Yan Etkileri:
Fluoksetin ile en sık görülen yan etkilerin anksiyete, sinirlilik ve uykusuzluk gibi sinir sistemi şikayetleri sersemlik, yorgunluk ya da asteni; titreme, terleme, anoreksi, bulantı ve diyare gibi şikayetler olduğu bildirilmiştir. Sinir sistemi: Başağrısı, sinirlilik, uykusuzluk, sersemlik, anksiyete, titreme, başdönmesi, titreme, yorgunluk, libido azalması. Sindirim sistemi: Bulantı, diyare, ağız kuruluğu, anoreksi, dispepsi, kabızlık, karın ağrısı, kusma, tat değişikliği. Deri: Terleme, döküntü, kaşıntı. Genel: Asteni, viral enfeksiyon, bacak ağrısı, görme bozukluğu, ateş. Solunum sistemi: Üst solunum yolu enfeksiyonu, farenjit, nazal konjesyon, flu-like sendrom. Ürojenital sistem: Seksüel disfonksiyon, sık idrara çıkma. Kardiyovasküler: Ateş basması. Kullanıma sunulduktan sonra aplastik anemi, serebral vasküler kaza, konfüzyon, diskinezi, ekimoz gibi ilaca bağlı olmayabilecek advers etkiler bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Fluoksetin MAO inhibitörleri ile birlikte kullanılmamalıdır. Triptofan ile birlikte kullanımı ajitasyon, huzursuzluk ve gastrointestinal bozukluğa yol açabilir. Bazı hastalarda birlikte kullanılan diazepamın yarılanma süresi uzayabilir. Fluoksetin lityum ile birlikte lityum düzeylerinde değişikliğe yol açabilir. Diğer antidepresanlarla birlikte kullanımı bu ajanlarla daha önce stabil olan kan düzeylerinin iki katının üstüne çıkmasına yol açabilir. Fluoksetinin santral sinir sistemini aktive eden diğer ilaçlarla kullanımı araştırılmamıştır.

Tags: ,

Arananlar:

TİONAMİD(Draje)

TİONAMİD
Draje

Koçak Farma
Etken Madde(ler):
Protionamid 250 mg

Piyasa Şekilleri:
50 drajelik cam şişelerde.

Kullanım Şekli:
Tüberküloz tedavisinde: Yetişkinler ve 10 yaşından büyük çocuklar için kullanım dozu, bölünmüş dozlar halinde ve öğünlerde alınmak şartıyla günde 0.5-1 g’dır. 10 yaşından küçük çocuklarda ise günde 10 mg/kg ile tedaviye başlanır, gerekirse doz 20 mg/kg/güne çıkartılabilir (15 günlük periyotta). Lepra tedavisinde: Tedavi rejimindeki diğer ilaçlarla birlikte günlük 250-375 mg’lık dozlar halinde kullanılır. Tedaviye en az 2 yıl devam edilir.

Endikasyonları:
Protionamid tüberkülostatik ve leprostatik etkilidir. Daha yüksek konsantrasyonlarda bakterisid etkilidir. Protionamid, akut ve kronik akciğer tüberkülözü ve ekstra-pulmoner tüberkülöz şekillerinde ve nükslerde, diğer antitüberküloz ilaçlarla birlikte, primer tedavi ajanlarının etkisiz kaldığı olgularda kullanılır. Diğer antilepra ajanlarla birlikte lepra tedavisinde de endikedir.

Kontrendikasyonları:
Gebelik, ilerlemiş karaciğer ve böbrek hastalıkları, periferik nöropati ve optik nörit, diabetes mellitus ve tioizonikotinamid türevlerine allerjisi olanlarda kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Protionamidle diğer nikotinik asit türevleri, izoniazid, pirazinamid, etionamid ve nikotinik asit arasında çapraz allerji görülebilir. Protionamid gebelikte kullanılmamalıdır, tioizonikotinamid türevleriyle yüksek dozlarda deney hayvanlarında teratojen etki görülmüştür. Protionamid tek başına kullanılırsa bu maddeye karşı direnç çabuk gelişir. Her zaman diğer antitüberkülöz ilaçlarla birlikte kullanılmalıdır. Protionamid tedavisi sırasında nöropati oluşumunu önlemek için günde 50-100 mg piridoksin verilmelidir. Bu özellikle izoniazide bağlı nörit geçirenler için geçerlidir. Protionamid tedavisi uzun sürerse periyodik olarak karaciğer fonksiyon testleri, göz muayenesi ve nörolojik muayene yapılmalıdır.

Yan Etkileri:
Anoreksi, bulantı, kusma, diyare, ağızda metalik tad, uyuklama, asteni, depresyon, paresteziler, baş dönmesi, görmede bulanıklık, deri kuruluğu, stomatit, akne, allerji, eklem ağrısı, fotosensitivite, nadiren ikter, hepatit ve nöropati görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:
Diğer antitüberkülöz ilaçlarla birlikte kullanıldığında onların yan etkilerini artırabilir. Özellikle sikloserinle görülen SSS etkileri artabilir. Bu durumda sikloserin dozu yeniden ayarlanmalıdır. Diyagnostik testlerde serum alanin aminotransferaz (SGPT) ve serum aspartat aminotransferaz (SGOT) aktivitelerinde artış olabileceği dikkate alınmalıdır.

Tags: ,

Arananlar:

PROMİD(Draje)

PROMİD
Draje

Biofarma
Etken Madde(ler):
Protionamid 250 mg

Piyasa Şekilleri:
40 drajelik blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Günlük doz eşit kısımlara bölünerek 2-4 defada alınırsa gastrointestinal tolerans yükselir. Hastaya günlük doz tolere edebileceği en yüksek miktarda verilmelidir. Erişkinler için mutad doz 8-12 saatte bir 250 mg, günde maksimum 1 g’dır. Pediyatrik hastalarda 8 saatte bir 4-5 mg/kg, günde maksimum 750 mg dozda kullanılır.

Endikasyonları:
Protionamid tüberkülostatik ve leprostatik etkilidir. Daha yüksek konsantrasyonlarda bakterisid etkilidir. Protionamid, akut ve kronik akciğer tüberkülözü ve ekstra-pulmoner tüberkülöz şekillerinde ve nükslerde, diğer antitüberküloz ilaçlarla birlikte, primer tedavi ajanlarının etkisiz kaldığı olgularda kullanılır. Diğer antilepra ajanlarla birlikte lepra tedavisinde de endikedir.

Kontrendikasyonları:
Gebelik, ilerlemiş karaciğer ve böbrek hastalıkları, periferik nöropati ve optik nörit, diabetes mellitus ve tioizonikotinamid türevlerine allerjisi olanlarda kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Protionamidle diğer nikotinik asit türevleri, izoniazid, pirazinamid, etionamid ve nikotinik asit arasında çapraz allerji görülebilir. Protionamid gebelikte kullanılmamalıdır, tioizonikotinamid türevleriyle yüksek dozlarda deney hayvanlarında teratojen etki görülmüştür. Protionamid tek başına kullanılırsa bu maddeye karşı direnç çabuk gelişir. Her zaman diğer antitüberkülöz ilaçlarla birlikte kullanılmalıdır. Protionamid tedavisi sırasında nöropati oluşumunu önlemek için günde 50-100 mg piridoksin verilmelidir. Bu özellikle izoniazide bağlı nörit geçirenler için geçerlidir. Protionamid tedavisi uzun sürerse periyodik olarak karaciğer fonksiyon testleri, göz muayenesi ve nörolojik muayene yapılmalıdır.

Yan Etkileri:
Anoreksi, bulantı, kusma, diyare, ağızda metalik tad, uyuklama, asteni, depresyon, paresteziler, baş dönmesi, görmede bulanıklık, deri kuruluğu, stomatit, akne, allerji, eklem ağrısı, fotosensitivite, nadiren ikter, hepatit ve nöropati görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:
Diğer antitüberkülöz ilaçlarla birlikte kullanıldığında onların yan etkilerini artırabilir. Özellikle sikloserinle görülen SSS etkileri artabilir. Bu durumda sikloserin dozu yeniden ayarlanmalıdır. Diyagnostik testlerde serum alanin aminotransferaz (SGPT) ve serum aspartat aminotransferaz (SGOT) aktivitelerinde artış olabileceği dikkate alınmalıdır.

Tags: ,

Arananlar:

ÜRO CİPROXİN(Film Tablet)

ÜRO CİPROXİN
Film Tablet

Bayer
Etken Madde(ler):
Siprofloksasin 250 mg

Piyasa Şekilleri:
6 film tabletlik blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Akut, komplikasyonsuz sistit: 2×250 mg/gün (Tedavi süresi 3 gündür). Gonore: Tek doz 250 mg. Siprofloksasin, enfekte alanlarda (örn. vücut sıvıları ve dokularda) yüksek konsantrasyonlarda bulunur. ÜroCiproxin’in, sabah ve akşam olmak üzere, günde yalnızca iki defa kullanılması yeterli olmaktadır. Yaşı ilerlemiş hastalar, hastalığın şiddeti ve kreatinin klirensi göz önüne alınarak mümkün olduğunca düşük dozlar almalıdırlar.

Endikasyonları:
E.coli (sekonder bakteriemi dahil), Klebsiella, Enterobacter, Serratia, Proteus, Providencia, Morganella, Citrobacter, Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus epidemidis, S.saprophyticus ve Enterococcus türlerinin neden olduğu idrar yolları enfeksiyonlarında; E.coli, Klebsiella pneumoniae, Enterobacter cloaceae, Proteus mirabilis, Pseudomonas aeruginosa, Haemophilus influenzae, H.parainfluenzae, Streptococcus pneumoniaenın neden olduğu alt solunum yolları enfeksiyonlarında (her ne kadar klinik denemelerde etkili bulunmuşsa da siprofloksasin Streptococcus pneumoniae pnömonisinde ilk seçim değildir); Haemophilus influenzae veya Klebsiella pneumoniaenın neden olduğu nazokomiyal pnömonide; E.coli, Klebsiella, Enterobacter, Proteus, Providencia, Morganella, Citrobacter, Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus aureus (Metisilline duyarlı), Staphylococcus epidermidis, Streptococcus pyogenesin neden olduğu deri ve deri ekleri enfeksiyonlarında; Enterobacter cloaceae, Serratia marcescens, Pseudomonas aeruginosanın neden olduğu kemik ve eklem enfeksiyonlarında; E.coli, Pseudomonas aeruginosa, Proteus mirabilis, Klebsiella pneumoniae veya Bacteroides fragilisin neden olduğu komplikasyonlu intra-abdominal enfeksiyonlarda (metronidazol ile birlikte kullanılır); Haemophilus influenzae, Streptococcus pneumoniae veya Moraxella catarrhalisin neden oldğu akut sinüzitte ve E.coli veya Proteus mirabilisin neden olduğu kronik bakteriyel prostatitte kullanılır. Febril nötropenik hastaların ampirik tedavisi için piperasilin sodyum ile birlikte kullanılır. Enfeksiyonun oluşunda anaerobik mikroorganizmaların katkısı düşünüldüğünde bunlara yönelik uygun tedavi başlatılmalıdır. Tedaviye başlamadan kültür ve duyarlılık testleri yapılmalıdır. Ancak test sonuçları beklenmeden tedaviye başlanabilir. Pseudomonas aeruginosa’nın bazı suşları ilaca karşı çabuk rezistans kazanabilir. Tedavi sırasında periyodik olarak bakteriyolojik testler yapılmalıdır.

Kontrendikasyonları:
Siprofloksasin kinolon derivelerine karşı hipersensitivite gösteren kimselerde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Siprofloksasin başlıca böbreklerle itrah edildiğinden böbrek fonksiyonları ileri derecede bozuk veya diyalizdeki hastalarda dozaj 1/3-1/2 oranında azaltılmalıdır. Mümkünse serum konsantrasyon eğrisi tayin edilmelidir. Siprofloksasin hastaların reaksiyon kapasitesini değiştirebilir ve alkol bu etkiyi arttırır. Otomobil ve makine kullananlar, yüksekte çalışanlar bu konuda uyarılmalıdır. Siprofloksasin tedavisi sırasında süperenfeksiyonlar görülebilir. Özellikle enterokolit vakalarında dışkı kültürü ve hassasiyet testi yapılmalıdır. Antidiyareik kullanılmamalıdır. Geriyatrik hastalarda renal fonksiyon azaldığından Siprofloksasin dikkatle kullanılmalı, gerekirse doz ayarlamasına gidilmelidir. Karaciğer fonksiyonları bozuk hastalarda dikkatle kullanılmalı, gerekirse doz ayarlamasına gidilmelidir. Uzun süreli tedavilerde diğer potent ilaçlarda olduğu gibi renal, hepatik, hematopoetik sistemlerin periyodik kontrolleri yapılmalıdır. Kinolon grubu ilaçlar kullanılırken doğrudan güneş ışığına maruz kalınması halinde fototoksisite gözlenmiştir. Bu nedenle aşırı güneş ışığından uzak durmalı vefototoksisite görülürse tedavi kesilmelidir. Teofilin’in etkisini güçlendirebilir. Siprofloksasin ile konvülsiyonlar bildirilmiştir. Kinolonlar santral sinir sistemi stimülasyonuna neden olarak titreme, huzursuzluk, sersemlik, hallüsinasyon, konvülsiyon gibi yan etkilere yol açabilir. Serebral ateroskleroz ve epilepside bu nedenle dikkatle kullanılmalıdır. Kristalüri riski nedeniyle aşırı alkali idrardan kaçınmalı, yeterli miktarda sıvı alımına dikkat edilmelidir. Bütün antibiyotiklerde olduğu gibi Siprofloksasin ile de psödomembranöz enterokolit görülebilir. Bu vakaların çoğu ilacın kesilmesi ile iyileşirse de ağır vakalarda intravenöz su, elektrolitler ve oral vankomisin tedavisi gerekebilir. Gebelik kategorisi C’dir. Hamile kadınlarda kullanılmamalıdır. Siprofloksasin anne sütüne geçer. Emzirilen bebeklerde potansiyelolarak ciddi yan etkiler söz konusu olduğundan ya emzirmeye ya Siprofloksasin tedavisine son verilmelidir. Kinolonlarla tedavi edilen hastalarda bazen ilk dozun ardından ciddi ve bazen anaflaktik reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu durumda tedavi kesilmeli ve önlem alınmalıdır.

Yan Etkileri:
Siprofloksasin iyi tolere edilen bir ilaçtır. Sindirim Sistemi: Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, dispepsi, anoreksi, meteorismus, iştahsızlık. Merkezi Sinir Sistemi: Baş dönmesi, baş ağrısı, anksiyete, ajitasyon, yorgunluk, migren, diplopi, çocuklarda benign intrakranial hipertansiyon. Dolaşım Sistemi: Vazodilatasyon, taşikardi, hipertansiyon. Allerji: Eritem, kaşıntı, ödem. Diğerleri: Eklem ağrıları, halsizlik, tendinit, hafif fotosensitivite, böbrek fonksiyonlarında geçici azalma veya yetersizlik, tinnitus, özellikle yüksek frekanslarda geçici işitme azalması, hepatik nekroz. Ancak bu belirtiler çoknadir olarak görülebilir. Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz (G-6-P.D) eksikliği olanlarda hemolitik anemi görülebilir. Serum enzim ve bioşimisinde değişmeler genellikle geçici ve reversibldir. Bir kısmı spontan oynamalara bağlıdır. Transaminaz yükselmesi (SGOT, SGPT) kreatinin, BUN bilirubin, kolesterol ve trigliserid yükselmesi, eosinofili, hematüri, trombosit artışı, monositoz bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Siprofoksasin ile birlikte kullanıldığında Teofillin’in serum konsantrasyonları yükselebilir ve eliminasyon yarı ömrü uzayabilir. Bu da Teofillin’in toksisite riskini arttırır. Bu nedenle iki ilacı birlikte kullanmaktan kaçınılmalıdır. Ya da serum Teofillin konsantrasyonları monitorize edilmelidir. Siprofloksasin Kafein metabolizmasını etkileyerek Kafein klerensini azaltabilir ve yarı ömrünü uzatabilir. Siklosporin tedavisi gören hastalarda Siprofloksasin geçici kreatinin yükselmesine neden olabilir. Fluorokinolonlar Varfarin ve derivelerinin antikoagülan etkisini arttırabileceğinden, Siprofloksasin ve bir oral antikoagülanı birlikte alan hastalarda protrombin zamanı dikkatle izlenmelidir. Probenesid, Siprofloksasinin renal tübüler sekresyonunu inhibe ederek plasma seviyelerini yükseltebilir. Antasitler oral Siprofloksasin preparatlarının sindirim kanalından absorbsiyonunu geciktirirler, bu nedenle 2 saat ara ile kullanılmalıdır.

Tags: ,

Arananlar:

SİSPRES(Film Tablet)

SİSPRES
Film Tablet

Ulkar
Etken Madde(ler):
Siprofloksasin 500 mg

Piyasa Şekilleri:
14 film tabletlik ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
İdrar yolu enfeksiyonlarında, 12 saatte bir 250-500 mg; sistemik enfeksiyonlarda, 12 saatte bir 500-750 mg kullanılır. Kemik ve eklem enfeksiyonlarında tedaviye 4-6 hafta devam edilir. Tedavi sırasında kreatinin klirensi 20 ml/dakikanın altına düşerse doz yarıya düşürülmelidir.

Endikasyonları:
E.coli (sekonder bakteriemi dahil), Klebsiella, Enterobacter, Serratia, Proteus, Providencia, Morganella, Citrobacter, Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus epidemidis, S.saprophyticus ve Enterococcus türlerinin neden olduğu idrar yolları enfeksiyonlarında; E.coli, Klebsiella pneumoniae, Enterobacter cloaceae, Proteus mirabilis, Pseudomonas aeruginosa, Haemophilus influenzae, H.parainfluenzae, Streptococcus pneumoniaenın neden olduğu alt solunum yolları enfeksiyonlarında (her ne kadar klinik denemelerde etkili bulunmuşsa da siprofloksasin Streptococcus pneumoniae pnömonisinde ilk seçim değildir); Haemophilus influenzae veya Klebsiella pneumoniaenın neden olduğu nazokomiyal pnömonide; E.coli, Klebsiella, Enterobacter, Proteus, Providencia, Morganella, Citrobacter, Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus aureus (Metisilline duyarlı), Staphylococcus epidermidis, Streptococcus pyogenesin neden olduğu deri ve deri ekleri enfeksiyonlarında; Enterobacter cloaceae, Serratia marcescens, Pseudomonas aeruginosanın neden olduğu kemik ve eklem enfeksiyonlarında; E.coli, Pseudomonas aeruginosa, Proteus mirabilis, Klebsiella pneumoniae veya Bacteroides fragilisin neden olduğu komplikasyonlu intra-abdominal enfeksiyonlarda (metronidazol ile birlikte kullanılır); Haemophilus influenzae, Streptococcus pneumoniae veya Moraxella catarrhalisin neden oldğu akut sinüzitte ve E.coli veya Proteus mirabilisin neden olduğu kronik bakteriyel prostatitte kullanılır. Febril nötropenik hastaların ampirik tedavisi için piperasilin sodyum ile birlikte kullanılır. Enfeksiyonun oluşunda anaerobik mikroorganizmaların katkısı düşünüldüğünde bunlara yönelik uygun tedavi başlatılmalıdır. Tedaviye başlamadan kültür ve duyarlılık testleri yapılmalıdır. Ancak test sonuçları beklenmeden tedaviye başlanabilir. Pseudomonas aeruginosa’nın bazı suşları ilaca karşı çabuk rezistans kazanabilir. Tedavi sırasında periyodik olarak bakteriyolojik testler yapılmalıdır.

Kontrendikasyonları:
Siprofloksasin kinolon derivelerine karşı hipersensitivite gösteren kimselerde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Siprofloksasin başlıca böbreklerle itrah edildiğinden böbrek fonksiyonları ileri derecede bozuk veya diyalizdeki hastalarda dozaj 1/3-1/2 oranında azaltılmalıdır. Mümkünse serum konsantrasyon eğrisi tayin edilmelidir. Siprofloksasin hastaların reaksiyon kapasitesini değiştirebilir ve alkol bu etkiyi arttırır. Otomobil ve makine kullananlar, yüksekte çalışanlar bu konuda uyarılmalıdır. Siprofloksasin tedavisi sırasında süperenfeksiyonlar görülebilir. Özellikle enterokolit vakalarında dışkı kültürü ve hassasiyet testi yapılmalıdır. Antidiyareik kullanılmamalıdır. Geriyatrik hastalarda renal fonksiyon azaldığından Siprofloksasin dikkatle kullanılmalı, gerekirse doz ayarlamasına gidilmelidir. Karaciğer fonksiyonları bozuk hastalarda dikkatle kullanılmalı, gerekirse doz ayarlamasına gidilmelidir. Uzun süreli tedavilerde diğer potent ilaçlarda olduğu gibi renal, hepatik, hematopoetik sistemlerin periyodik kontrolleri yapılmalıdır. Kinolon grubu ilaçlar kullanılırken doğrudan güneş ışığına maruz kalınması halinde fototoksisite gözlenmiştir. Bu nedenle aşırı güneş ışığından uzak durmalı vefototoksisite görülürse tedavi kesilmelidir. Teofilin’in etkisini güçlendirebilir. Siprofloksasin ile konvülsiyonlar bildirilmiştir. Kinolonlar santral sinir sistemi stimülasyonuna neden olarak titreme, huzursuzluk, sersemlik, hallüsinasyon, konvülsiyon gibi yan etkilere yol açabilir. Serebral ateroskleroz ve epilepside bu nedenle dikkatle kullanılmalıdır. Kristalüri riski nedeniyle aşırı alkali idrardan kaçınmalı, yeterli miktarda sıvı alımına dikkat edilmelidir. Bütün antibiyotiklerde olduğu gibi Siprofloksasin ile de psödomembranöz enterokolit görülebilir. Bu vakaların çoğu ilacın kesilmesi ile iyileşirse de ağır vakalarda intravenöz su, elektrolitler ve oral vankomisin tedavisi gerekebilir. Gebelik kategorisi C’dir. Hamile kadınlarda kullanılmamalıdır. Siprofloksasin anne sütüne geçer. Emzirilen bebeklerde potansiyelolarak ciddi yan etkiler söz konusu olduğundan ya emzirmeye ya Siprofloksasin tedavisine son verilmelidir. Kinolonlarla tedavi edilen hastalarda bazen ilk dozun ardından ciddi ve bazen anaflaktik reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu durumda tedavi kesilmeli ve önlem alınmalıdır.

Yan Etkileri:
Siprofloksasin iyi tolere edilen bir ilaçtır. Sindirim Sistemi: Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, dispepsi, anoreksi, meteorismus, iştahsızlık. Merkezi Sinir Sistemi: Baş dönmesi, baş ağrısı, anksiyete, ajitasyon, yorgunluk, migren, diplopi, çocuklarda benign intrakranial hipertansiyon. Dolaşım Sistemi: Vazodilatasyon, taşikardi, hipertansiyon. Allerji: Eritem, kaşıntı, ödem. Diğerleri: Eklem ağrıları, halsizlik, tendinit, hafif fotosensitivite, böbrek fonksiyonlarında geçici azalma veya yetersizlik, tinnitus, özellikle yüksek frekanslarda geçici işitme azalması, hepatik nekroz. Ancak bu belirtiler çoknadir olarak görülebilir. Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz (G-6-P.D) eksikliği olanlarda hemolitik anemi görülebilir. Serum enzim ve bioşimisinde değişmeler genellikle geçici ve reversibldir. Bir kısmı spontan oynamalara bağlıdır. Transaminaz yükselmesi (SGOT, SGPT) kreatinin, BUN bilirubin, kolesterol ve trigliserid yükselmesi, eosinofili, hematüri, trombosit artışı, monositoz bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:
Siprofoksasin ile birlikte kullanıldığında Teofillin’in serum konsantrasyonları yükselebilir ve eliminasyon yarı ömrü uzayabilir. Bu da Teofillin’in toksisite riskini arttırır. Bu nedenle iki ilacı birlikte kullanmaktan kaçınılmalıdır. Ya da serum Teofillin konsantrasyonları monitorize edilmelidir. Siprofloksasin Kafein metabolizmasını etkileyerek Kafein klerensini azaltabilir ve yarı ömrünü uzatabilir. Siklosporin tedavisi gören hastalarda Siprofloksasin geçici kreatinin yükselmesine neden olabilir. Fluorokinolonlar Varfarin ve derivelerinin antikoagülan etkisini arttırabileceğinden, Siprofloksasin ve bir oral antikoagülanı birlikte alan hastalarda protrombin zamanı dikkatle izlenmelidir. Probenesid, Siprofloksasinin renal tübüler sekresyonunu inhibe ederek plasma seviyelerini yükseltebilir. Antasitler oral Siprofloksasin preparatlarının sindirim kanalından absorbsiyonunu geciktirirler, bu nedenle 2 saat ara ile kullanılmalıdır.

Tags: ,

Arananlar: