Archive for Kasım, 2007

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 ... 16 »

SUFENTA (Ampul)

Pazar, Kasım 25th, 2007

SUFENTA (Ampul)
Üretici Firma:
Johnson&Johnson

Önemli:
Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Sufentanil sitrat 5 mcg/ml

Piyasa Şekilleri:
10 ml’lik 5 ampul, 2 ml’lik 5 ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Dozajı yaş, vücut ağırlığı, fizik durum, altta yatan patoloji, diğer ilaçların kullanımı, cerrahi girişimin türü ve anesteziye göre bireysel olarak ayarlanmalıdır. İntravenöz uygulama: Uygulama öncesinde i.v. olarak küçük doz antikolinerjik yapılması önerilmektedir. Analjezik tedaviye ek olarak kullanım: Genel cerrahi girişim geçiren hastalarda 0.5-5 mcg/kg dozlarında cerrahi stimülasyona sempatik yanıtı azaltıp, kardiyovasküler stabiliteyi koruyarak yoğun analjezi sağlar. 0.5 mcg/kg dozunun 50 dakika süreyle etki etmesi beklenir. Her hastanın gereksinimine ve kalan tahmini ameliyat süresine göre 10-25 mcg kadar ek doz uygulanabilir. Anestezik ajan olarak kullanım: >=8 mcg/kg dozunda kullanıldığında anestezi sağlar. 24-50 mcg/kg ek dozlar anestezi sırasında kardiyovasküler stabilitenin sağlanması için yeterlidir. Epidural uygulama: Postoperatif ağrı tedavisinde kullanım; başlangıçta 30-50 mcg verildiğinde 4-6 saat süreyle yeterlidir. 25 mcg’lık ek boluslar yapılabilir. Travay ve vajinal doğum sırasında analjezik tedaviye ek olarak kullanım; epidural bupivakain’e (%0.12-0.25) 10 mcg eklenmesi analjezi sağlar. 2 kez daha uygulama yapılabilir. Toplam olarak 30 mcg sufentanilin aşılmaması önerilir. Yaşlılarda ve düşkün hastalarda doz azaltılmalıdır. Çocuklarda kullanım; 2 yaşından küçük çocuklarda kulllanılmamalıdır. Major cerrahi girişim öncesinde 2-12 yaşları arasındaki çocuklarda anestezinin başlatılması ve sürdürülmesi için %100 oksijen ile birlikte 10-20 mcg/kg anestezik doz uygulanmaktadır.

Endikasyonları:
İntravenöz: Dengeli bir genel anestezinin başlatılması ve sürdürülmesi sırasında analjezik tedaviye ek olarak, büyük cerrahi girişimler geçiren hastalarda anestezinin başlatılması ve sürdürülmesi amacına yönelik bir anestezik ajan olarak. Epidural: Genel cerrahi, torasik veya ortopedik girişimler ve sezaryan ameliyatı sonrasında postoperatif ağrının tedavisi amacıyla, travay ve vajinal doğum sırasında analjezik amaçla epidural bupivakaine ek olarak endikedir.

Kontrendikasyonları:
İlaca veya diğer morfinomimetiklere karşı intolerans, sekresyonda duraklama, solunum depresyonu, ciddi hemoraji veya şok, septisemi, enjeksiyon bölgesinde enfeksiyon, trombositopeni, koagülopati, epidural uygulama tekniği ile kontrendike olabilecek tıbbi durumlar ve konkomitan antikoagülan tedavide kontrendikedir.

Uyarılar:
Kafatası travması veya alkol ve hipnotik ilaçların etkisi altında anksiyeteye giren hastalarda, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu olan, pulmoner fonksiyonu azalmış ve bronşiyal astımlı hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Yaşlılarda kardiyovasküler değişikliklerin insidansının yüksek olduğu gözlenmiştir. Çocuklara uygulanmamalıdır. İntraserebral uyumu bozulmuş hastalarda opioidlerin hızlı bolus enjeksiyonlarından kaçınılmalıdır. Gebelikte 30 mcg’ın üzerindeki dozlarda kategori C geçerlidir. Anne sütüne geçtiğine ilişkin bilgi yoktur. Hastanın reaksiyonlarını yavaşlatabilir.

Yan Etkileri:
En yaygın yan etki tedavi edilen hastaların %30’unda oluşan sedasyondur. Sık rastlanan: Tüm vücut; baş ağrısı, baş dönmesi. Kardiyovasküler; kan basıncında geçici azalma, bradikardi. MSS; sedasyon, ateş, solunum depresyonu, apne, miyoklonik hareketler. Gastrointestinal; bulantı ve kusma. Kas-iskelet; kas rijiditesi. Ürogenital; idrar retansiyonu, idrar tutamama. Oftalmolojik; miyozis. Diğer; Prurit. Ender: Tüm vücut; allerjik reaksiyonlar (ör.anaflaksi, bronş spazmı, ürtiker). Kardiyovasküler; asistol. Solunum sistemi; larenks spazmı.

İlaç Etkileşimleri:
Barbitüratlar morfinin ve türevlerinin solunumu deprese eden etkilerini güçlendirebilir. Alkol, opioidler, benzodiazepinler, nöroleptikler, halojenik gazlar, hipnotik ajanlar ve diğer MSS depresanları narkotiklerin kullanımı sırasında solunum depresyonunu arttırabilir. Ketokonazol, itrakonazol, ritovanir sufentanil metabolizmasını inhibe edebilir. Bu, uzamış ya da gecikmiş solunum depresyonu riskini arttırabilir. MAO inhibitörlerinin narkotik analjeziklerle etkileştikleri ve kardiyak fonksiyonu bozdukları bildirilmiştir. O nedenle MAO inhibitörleri ile tedavi kesildikten sonraki 2 hafta içinde kullanılmamalıdır.

Arananlar:

ULTIVA (IV Flakon)

Pazar, Kasım 25th, 2007

Üretici Firma:
GlaxoSmithKline

Önemli:
Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Remifentanil hidroklorür

Piyasa Şekilleri:
5 mg/10 ml: 10 ml’lik 5 i.v. flakon, 1 mg/3 ml: 3 ml’lik 5 i.v. flakon, 2 mg/5 ml: 5 ml’lik 5 i.v. flakon içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Sadece, solunum ve kalp fonksiyonlarını izlemek ve desteklemek için yeterli donanıma sahip yerlerde ve anestezik ilaçların kullanımı, solunum ve kalbin canlandırılması dahil potent opioidlerin beklenen yan etkilerini tanıyıp müdahale etme konusunda özel olarak eğitilmiş kişiler tarafından uygulanmalıdır. Böyle bir eğitim hastanın solunum yollarının açılması ve solunum yollarının açıklığının sürdürülmesini içine almalıdır. Sadece intravenöz kullanım içindir. Genel anestezi için tavsiye edilen seyreltme 50 mcg/ml’dir. İndüksiyonda bolus infüzyon olarak verildiğinde en az 30 saniyelik bir süre içinde uygulanmalıdır. Anestezinin aşırı derinliğini önlemek için izofluran ve propofol uygulanmalıdır. Anestezi indüksiyonu: Anestezi indüksiyonunda propofol, tiopental ya da izofluran gibi hipnotik bir madde ile uygulanmalıdır. 1 mcg/kg’lık başlangıç bolus infüzyonu yapılarak ya da başlangıç infüzyonu yapılmadan, en az 30 saniyelik bir süre içinde, 0.5-1 mcg/kg/dakikalık infüzyon hızıyla uygulanabilir. Remifentanilin etkisinin hızla başlaması ve kısa süre devam etmesi nedeniyle, anestezi sırasında uygulama hızı, istenilen mu-opioid cevaba ulaşmak için her 2-5 dakikada bir %25-50’lik aralıklarla aşağı ya da %25-100’lük aralıklarla yukarı ayarlanabilir. Hafif anesteziye cevap olarak her 2-5 dakikada takviye bolus infüzyonlar uygulanabilir. Spontan ventilasyonlu anestezide solunum depresyonu oluşumu muhtemeldir. Anestezinin indüksiyonu ve devam ettirilmesi için tavsiye edilen başlangıç infüzyon hızı etki elde edilene kadar artırılmak üzere 0.04 mcg/kg/dak.’dır. Bolus enjeksiyon önerilmez. Operasyon tamamlanmadan önce daha uzun süre etkili analjezinin sağlanamaması durumunda, analjezinin sürdürülmesi için, daha uzun etkili analjezininin maksimum etkisine ulaşılıncaya kadar, hemen postoperatif dönem sırasında uygulamanın devam etmesine ihtiyaç duyulabilir. Ventilasyonlu hastalarda etkiye göre ayarlanarak devam edilmelidir. Spontan nefes alıp veren hastalarda, infüzyon hızı başlangıçta 0.1 mcg/kg/dak.’ya azaltılmalıdır. Daha sonra, infüzyon hızı, hastanın analjezi ve solunum hızı seviyesini dengelemek üzere her beş dakikada 0.025 mcg/kg/dak.’dan daha yüksek olmayacak şekilde artırılabilir ya da azaltılabilir. Spontan nefes alıp veren hastalarda postoperatif periyod sırasında ağrının giderilmesi amacıyla remifentanilin bolus enjektabl şeklinde kullanımı önerilmez. 2-12 yaş arasındaki çocuklarda herhangi bir doz önerisinde bulunmak için yeterli veri mevcut değildir. 65 yaşın üzerindeki hastalarda remifentanilin başlangıç dozu erişkinler için önerilen dozun yarısı kadar olmalı ve doz hastanın bireysel ihtiyacına göre ayarlanmalıdır. Obez hastalarda doz azaltılmalıdır. Bu popülasyonda remifentanilin dağılım hacmi ve klirensi gerçek vücut ağırlığına göre ideal vücut ağırlığı ile daha iyi korelasyon gösterdiğinden, doz ideal vücut ağırlığına dayandırılmalıdır. Böbrek yetmezliği bulunan hastalarda doz ayarlaması gerekmez. Karaciğer yetmezliği bulunan hastalar dikkatle izlenmeli ve remifentanil dozu hastanın bireysel ihtiyacına göre belirlenip ayarlanmalıdır. Kalp cerrahisine alınacak hastalardaki remifentanil ile klinik deneyimler koroner arter by-pass grefti ile sınırlıdır. Bu araştırmalarda başlangıç dozu olarak 1-3 mcg/kg/dak. kullanılmıştır. ASA III/IV hastaları: Uygulamada dikkat edilmelidir. Bu nedenle, dozda başlangıçta azaltma, daha sonra etkiye göre ayarlama önerilir. Ringer Laktat Enjeksiyonu ve Ringer Laktat ve %5 Dekstroz Enjeksiyonu ile karıştırılmamalıdır. Propofol ile aynı intravenöz çözelti içinde karıştırılmamalıdır. Kan/serum/plazma ile aynı intravenöz hat içinde uygulanmamalıdır. Kanda bulunan nonspesifik esterazlar remifentanilin inaktif metabolitlere hidrolizine neden olabilirler. Uygulanmadan önce diğer terapötik ajanlarla karıştırılmamalıdır.

Endikasyonları:
Analjezik ajan olarak, genel anestezinin indüksiyonu ve/veya devamı sırasında ve aynı zamanda yakın gözetim altında, daha uzun süre etkili analjeziye geçiş sırasında, analjezinin hemen postoperatif periyoda devamı için kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Formülasyonunda glisin bulunduğu için epidural ve intratekal kullanımı kontrendikedir. Preparatın bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine ve diğer fentanil analoglarına aşırı duyarlı olduğu bilinen kişilerde kontrendikedir.

Uyarılar:
Sadece solunum ve kalp fonksiyonlarının izlenmesi ve desteklenmesi için yeterli donanım bulunduğunda ve anestezik ilaçların kullanımı, solunum ve kalbin canlandırılması dahil potent opioidlerin beklenen advers etkilerini tanıyıp müdahale etme konusunda özel olarak eğitilmiş kişiler tarafından uygulanmalıdır. Bütün opioidlerde olduğu gibi, remifentanilin genel anestezide tek ajan olarak kullanımı önerilmez. Tavsiye edilen dozlarda kullanımıyla kas sertliği meydana gelebilir. Bolus infüzyon, en az 30 saniyelik bir sürede uygulanmalıdır. Anestezi indüksiyonu sırasında meydana gelen aşırı kas sertliği nöromüsküler bloke edici bir ajanın ve/veya ek olarak hipnotik ajanların uygulanmasıyla tedavi edilmelidir. Bütün potent opioidlerde olduğu gibi, ani analjezi belirgin bir solunum depresyonuna eşlik eder. Solunum depresyonunun görünüşü, infüzyon hızının %50 azaltılması ya da infüzyonun geçici olarak durdurulmasını içine almak üzere uygun şekilde kontrol altına alınmalıdır. Hipotansiyon ve bradikardi infüzyon hızının ya da aynı zamanda uygulanan anestezik dozunun azaltılmasıyla ya da uygun antikolinerjik, vazopresör ajanlar, i.v. sıvıların kullanımıyla kontrol altına alınabilir. Kuvvetten düşmüş, hipovolemik ve yaşlı hastalar remifentanilin kardiyovasküler etkilerine karşı daha duyarlı olabilirler. Postoperatif ağrı beklenen cerrahi operasyona alınan hastalarda ilacın kesilmesinden önce veya kesilmesinden hemen sonra analjezikler uygulanabilir. İlaç hızlı akışlı i.v. hata uygulanmalı; ya da kalan ilacın yeterli şekilde temizlendiği veya ilacın uygulanmasını takiben uzaklaştırılan, sadece ilaca ayrılmış bir i.v. hat kullanılmalıdır. İlaç alışkanlığı: Diğer opioidlerde olduğu gibi, remifentanil bağımlılık meydana getirebilir. Gebelik ve emzirme döneminde kullanımı konusunda çalışma yoktur. Remifentanilin sezaryan ya da normal doğum sırasında kullanımı için yeterli veri bulunmamaktadır. Remifentanil plasentayı geçer ve fentanil analogları bebekte solunum depresyonuna neden olabilir.

Yan Etkileri:
Remifentanil ile ilgili olarak en yaygın görülen advers etkiler mu-opioid agonist farmakolojisinin direkt uzantısıdır. Remifentanilin tavsiye edilen dozlarda verilmesiyle görülen yan etkiler ve insidansları: Çok yaygın (> ya da =%10): Bulantı, kusma, hipotansiyon, iskelet kaslarında sertlik. Yaygın (> ya da =%1 ve <%10): Postoperatif titreme, bradikardi, akut solunum depresyonu, apne. Seyrek (> ya da =%0.1 ve <%1): Hipoksi, konstipasyon. Nadir (<%0.1): Sedasyon.

İlaç Etkileşimleri:
Remifentanil, plazmakolinesteraz tarafından metabolize edilmez; bu nedenle, bu ilaçlarla metabolize olan ilaçlarla etkileşimi beklenmez. Diğer opioidlerde olduğu gibi, remifentanil, inhalasyon ve i.v. anesteziklerinin ve benzodiazepinlerin anestezi için gereken miktarlarını ve dozlarını azaltır. Birarada kullanılan SSS depresanı ilaçların dozu azaltılmazsa, hastalarda bu ilaçlarla ilgili yan etki insidansında artış görülebilir.

Arananlar:

ALDOLAN (Ampul)

Pazar, Kasım 25th, 2007

Üretici Firma:
Liba

Önemli:
Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Pethidin 100 mg

Piyasa Şekilleri:
2 ml’lik 25 ampul, 2 ml’lik 5 ampullük ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Ortalama doz günde i.m. veya s.c. olarak uygulanan 1 ampuldür. Ağır olgularda bu doz her 3-4 saatte bir tekrarlanır.

Endikasyonları:
Postoperatif, kırık, çıkık, doğum ve benzer durumlar gibi şiddetli akut ağrılı ürogenital, gastrointestinal, safra yolları ve iskelet sistemi hastalıklarında ve neoplastik hastalıklardaki ağrılarda endikedir.

Kontrendikasyonları:
0-2.5 yaş arası bebeklerde, astım ve amfizem gibi solunum hastalıklarında, karaciğer bozukluğunda ve kafa travmasında kontrendikedir.

Yan Etkileri:
Solunum güçlüğü, bulantı, kusma, iştah kaybı, hipotansiyon, ölü doğum, kabızlık, idrar retansiyonu, idrarda güçlük ve çeşitli allerjik reaksiyonlar gibi yan etkiler görülebilir. Alışkanlık yapabilir.

İlaç Etkileşimleri:
MAO inhibitörleri ve oral kontraseptiflerle birlikte kullanılmamalıdır.

Arananlar:

VENDAL (Retard Tablet)

Pazar, Kasım 25th, 2007

VENDAL (Retard Tablet)

Üretici Firma:
Liba

Önemli:
Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Morfin HCl

Piyasa Şekilleri:
10 mg: 30 retard tablet, 60 mg: 30 retard tablet, 100 mg: 20 retard tablet, 30 mg: 30 retard tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Vendal retard film tabletler bir bütün olarak, çiğnenmeden ve kırılmadan alınmalı, su içinde çözülmemeli veya ezilmemelidir. Böyle durumlarda bütün dozun kazaen salıverilmesi sonucu ciddi yan etkiler oluşabilir. Hekimin önerdiği doza kesinlikle uyulmalıdır. Genel kural olarak doz sabah ve akşam birer tablet, 24 saatte 2 tablettir. Her iki dozun arasının 12 saat olmasına dikkat edilmelidir. Dozaj yönünden vakaya, mümkün olan en düşük doz uygulanmalıdır. ağrının artması veya tolerans gelişimi sonucu daha önceden verilen dozun yeterli olmaması durumunda doz hekim kontrolü altında artırılmalıdır.

Endikasyonları:
Şiddetli kronik ağrılar ve/veya diğer analjeziklere dirençli kanser ağrılarında kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Bu grup ilaçlar, solunum sistemi depresyonu, obstrüktif solunum yolu hastalıkları veya solunum ile ilintili hastalıkları (astım gibi) olan vakalarda uygulanmamalıdır. İlaç bağımlılığı olan veya bu yönde eğilimi olan vakalarda uygulanmaz. Etken maddeye ve diğer narkotik analjeziklere aşırı duyarlılığı olduğu bilinen vakalarda kontrendikedir. Prostat büyümelerinde kullanılmaz, tam blok oluşturabileceği için mesane duvarı yırtılmalarına sebeb olabilir. Epilepsilerde, kafa içi basıncının yüksek olduğu durumlarda, böbrek üstü bezi disfonksiyonlarında kullanılmamalıdır. Akut karaciğer yetmezliği veya karaciğerde işlev kaybıyla birlikte olan vakalarda, hamilelerde, emzirenlerde, bebeklerde ve pre-operatif yatıştırıcı olarak uygulanmaz. Nedeni bilinmeyen akut abdominal sendrom, kraniyal travma ve intrakraniyal basınç artışı, konvülzif durumlar, akut alkolik intoksikasyon ve delirium tremens, 30 aylıktan küçük çocuklar ve MAO inhibitörleriyle tedavi durumlarında kontrendikedir.

Uyarılar:
Morfin narkotik bir ilaçtır ve tekrarlayan uygulamalarda fiziksel bağımlılık, psişik bağımlılık ve tolerans gelişir. Uzun süreli kullanımlardan sonra ilacın aniden kesilmesi yoksunluk sendromuna neden olur. Yaşlı hastalarda, hepatik ve/veya renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, hipotiroidizmde veya surrenal yetmezlikte, şokta, uretroprostatik hastalık nedeniyle üriner retansiyon riski olan hastalarda dikkatle kullanılmalı, gerekirse dozaj azaltılmalıdır. Morfin, plasenta bariyerini hızla aşar. Doğumun 2. safhasında (serviks dilatasyonu 4-5 cm) veya prematüre doğumlarda, yenidoğan infantta sekonder respiratuvar depresyon riskinden dolayı kullanılmamalıdır. Anne morfin bağımlısıysa, yenidoğan infantta konvülziyonlar, irritabilite, koma, letaliteyle seyredebilen yokluk sendromuna neden olabilir. Yan etki ortaya çıkması halinde veya kullanan vakanın hamile olduğunun anlaşılması gibi durumlarda ilaç derhal kesilmelidir. Diğer bütün narkotik analjeziklerde olduğu gibi yaşlılarda, böbrek ve kronik karaciğer yetmezliği vakalarında doz azaltılarak verilmelidir. Paralitik ileus şüphesi olan vakalarda uygulanmamalıdır veya tedavi sırasında paralitik ileus oluştuğundan şüphelenirse derhal tedavi kesilmeli ve gerekli destekleyici tedbirler alınmalıdır. Sedatif etkisi nedeniyle araba kullanma veya beceri isteyen makine kullanma yeteneğinde önemli azalmalara yol açabilir. Bunun yanısıra alkol veya diğer santral sinir sistemi depresanı özelliklere sahip ilaçlarla birlikte uygulama bu depresan etkisinin şiddetlenmesine yol açar.

Yan Etkileri:
Önerilen dozlarda en sık görülen yan etkiler bulantı, konstipasyon ve bazan da kusmadır. Bu durum ilaç kesilmesini genellikle gerektirmez ve tedavinin devamında azalarak kaybolabilir. Ancak gerekmesi halinde bir antiemetik kullanımında sakınca yoktur. Oluşabilecek diğer yan etkiler: Sedasyon veya eksitasyon (özellikle yaşlı hastalarda, delirium ve halüsinasyonların oluştuğu hastalarda), intrakraniyal basınç artışı (ki, bu da serebral yakınmaları alevlendirebilir), safra kanalında basınç artışı, üretral stenoz veya prostatik adenoma olgularında üriner retansiyon. Terapötik dozlarda hafif respiratuvar depresyon şiddetli ve fatal olabilir. Yoksunluk sendromunda şu belirtiler görülebilir: Esneme, midriyazis, lakrimasyon, burun akıntısı, burun çekme, kas kontraksiyonları, baş ağrısı, asteni, terleme, anksiyete, irritabilite, uykusuzluk, ajitasyon, iştahsızlık, bulantı, kusma, kilo kaybı, diyare, dehidratasyon, kollarda-bacaklarda ağrı, abdominal ve müsküler kramp, taşikardi, hızlı solunum, hipertermi ve hipertansiyon. Ayrıca yorgunluk, depresyon hali veya çevreye ilgisizlik, kabızlık (bu durumda sürekli lifli gıdalar verilmeli veya laksatifler uygulanabilir), sindirim sisteminde kramplar, öksürük refleksinde kesilme, safra akımında azalma ve bununla ilintili sindirim sistemi şikayetleri, bradikardi, baş dönmesi, hipotansiyon ortaya çıkabilmektedir. Miyozis, libido azalması, kaşıntı ile birlikte deri döküntüleri ortaya çıkabilir.

İlaç Etkileşimleri:
MAO inhibitörleriyle tedaviye ara verdikten sonra en az 15 gün içinde narkotik analjezikler kullanılmamalıdır. Pethidinle birlikte kullanım sonucu ciddi veya fatal olaylar gözlenmiştir. Bu tür reaksiyonların diğer santral analjeziklerle oluşup oluşmadığı bilinmemektedir. SSS depresanları ve trisiklik antidepresanlar morfinle birlikte kullanıldıklarında morfinin etkisini ve aşırı dozaj riskini artırırlar.

Arananlar:

M-ESLON (Mikropellet Kapsül)

Pazar, Kasım 25th, 2007

M-ESLON (Mikropellet Kapsül)
Üretici Firma:
Nobel

Önemli:
Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Morfin sülfat

Piyasa Şekilleri:
60 mg: 7 mikropellet kapsül, 100 mg: 7 mikropellet kapsül, 30 mg: 14 mikropellet kapsül, 10 mg: 21 mikropellet kapsüllük blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Önerilen erişkin dozu 12 saat arayla günde 2 kez 10 mg’lık 1 kapsüldür. Dozaj ağrının şiddetine ve uygulanan diğer analjezik tedavilere göre değişkenlik gösterir. Eğer ağrı azalmıyorsa veya morfine karşı tolerans gelişmişse 10, 30, 60 ve 100 mg’lık M-Eslon mikropellet kapsüller değişik kombinasyonlarda veya tek başına kullanılarak doz artırılmalıdır. Dozlar arasındaki 12 saatlik süre korunmalıdır. Kapsüller çiğnenmeden yutulmalıdır.

Endikasyonları:
Şiddetli kronik ağrılar ve/veya diğer analjeziklere dirençli kanser ağrılarında kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Bu grup ilaçlar, solunum sistemi depresyonu, obstrüktif solunum yolu hastalıkları veya solunum ile ilintili hastalıkları (astım gibi) olan vakalarda uygulanmamalıdır. İlaç bağımlılığı olan veya bu yönde eğilimi olan vakalarda uygulanmaz. Etken maddeye ve diğer narkotik analjeziklere aşırı duyarlılığı olduğu bilinen vakalarda kontrendikedir. Prostat büyümelerinde kullanılmaz, tam blok oluşturabileceği için mesane duvarı yırtılmalarına sebeb olabilir. Epilepsilerde, kafa içi basıncının yüksek olduğu durumlarda, böbrek üstü bezi disfonksiyonlarında kullanılmamalıdır. Akut karaciğer yetmezliği veya karaciğerde işlev kaybıyla birlikte olan vakalarda, hamilelerde, emzirenlerde, bebeklerde ve pre-operatif yatıştırıcı olarak uygulanmaz. Nedeni bilinmeyen akut abdominal sendrom, kraniyal travma ve intrakraniyal basınç artışı, konvülzif durumlar, akut alkolik intoksikasyon ve delirium tremens, 30 aylıktan küçük çocuklar ve MAO inhibitörleriyle tedavi durumlarında kontrendikedir.

Uyarılar:
Morfin narkotik bir ilaçtır ve tekrarlayan uygulamalarda fiziksel bağımlılık, psişik bağımlılık ve tolerans gelişir. Uzun süreli kullanımlardan sonra ilacın aniden kesilmesi yoksunluk sendromuna neden olur. Yaşlı hastalarda, hepatik ve/veya renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, hipotiroidizmde veya surrenal yetmezlikte, şokta, uretroprostatik hastalık nedeniyle üriner retansiyon riski olan hastalarda dikkatle kullanılmalı, gerekirse dozaj azaltılmalıdır. Morfin, plasenta bariyerini hızla aşar. Doğumun 2. safhasında (serviks dilatasyonu 4-5 cm) veya prematüre doğumlarda, yenidoğan infantta sekonder respiratuvar depresyon riskinden dolayı kullanılmamalıdır. Anne morfin bağımlısıysa, yenidoğan infantta konvülziyonlar, irritabilite, koma, letaliteyle seyredebilen yokluk sendromuna neden olabilir. Yan etki ortaya çıkması halinde veya kullanan vakanın hamile olduğunun anlaşılması gibi durumlarda ilaç derhal kesilmelidir. Diğer bütün narkotik analjeziklerde olduğu gibi yaşlılarda, böbrek ve kronik karaciğer yetmezliği vakalarında doz azaltılarak verilmelidir. Paralitik ileus şüphesi olan vakalarda uygulanmamalıdır veya tedavi sırasında paralitik ileus oluştuğundan şüphelenirse derhal tedavi kesilmeli ve gerekli destekleyici tedbirler alınmalıdır. Sedatif etkisi nedeniyle araba kullanma veya beceri isteyen makine kullanma yeteneğinde önemli azalmalara yol açabilir. Bunun yanısıra alkol veya diğer santral sinir sistemi depresanı özelliklere sahip ilaçlarla birlikte uygulama bu depresan etkisinin şiddetlenmesine yol açar.

Yan Etkileri:
Önerilen dozlarda en sık görülen yan etkiler bulantı, konstipasyon ve bazan da kusmadır. Bu durum ilaç kesilmesini genellikle gerektirmez ve tedavinin devamında azalarak kaybolabilir. Ancak gerekmesi halinde bir antiemetik kullanımında sakınca yoktur. Oluşabilecek diğer yan etkiler: Sedasyon veya eksitasyon (özellikle yaşlı hastalarda, delirium ve halüsinasyonların oluştuğu hastalarda), intrakraniyal basınç artışı (ki, bu da serebral yakınmaları alevlendirebilir), safra kanalında basınç artışı, üretral stenoz veya prostatik adenoma olgularında üriner retansiyon. Terapötik dozlarda hafif respiratuvar depresyon şiddetli ve fatal olabilir. Yoksunluk sendromunda şu belirtiler görülebilir: Esneme, midriyazis, lakrimasyon, burun akıntısı, burun çekme, kas kontraksiyonları, baş ağrısı, asteni, terleme, anksiyete, irritabilite, uykusuzluk, ajitasyon, iştahsızlık, bulantı, kusma, kilo kaybı, diyare, dehidratasyon, kollarda-bacaklarda ağrı, abdominal ve müsküler kramp, taşikardi, hızlı solunum, hipertermi ve hipertansiyon. Ayrıca yorgunluk, depresyon hali veya çevreye ilgisizlik, kabızlık (bu durumda sürekli lifli gıdalar verilmeli veya laksatifler uygulanabilir), sindirim sisteminde kramplar, öksürük refleksinde kesilme, safra akımında azalma ve bununla ilintili sindirim sistemi şikayetleri, bradikardi, baş dönmesi, hipotansiyon ortaya çıkabilmektedir. Miyozis, libido azalması, kaşıntı ile birlikte deri döküntüleri ortaya çıkabilir.

İlaç Etkileşimleri:
MAO inhibitörleriyle tedaviye ara verdikten sonra en az 15 gün içinde narkotik analjezikler kullanılmamalıdır. Pethidinle birlikte kullanım sonucu ciddi veya fatal olaylar gözlenmiştir. Bu tür reaksiyonların diğer santral analjeziklerle oluşup oluşmadığı bilinmemektedir. SSS depresanları ve trisiklik antidepresanlar morfinle birlikte kullanıldıklarında morfinin etkisini ve aşırı dozaj riskini artırırlar.

Arananlar:



dizi izle, hd dizi, full izle pis yedili son bölüm izle Al yazmalým son bölüm izle
kuzey güney son bölüm izle